Son günlerde Trabzon Sosyal Bilimler Lisesi yerel basının gündeminde. Lisenin Esiroğlu’na taşınmasıyla ilgili farklı görüşler var. Okulun şehir merkezinden taşınmasını eleştirenlerin sayısı hayli fazla. Lise şehir merkezi dışına taşınırsa ne olur? Taşınmazsa ne olur? Bu sorulara cevap vermeden önce sosyal bilimlerin gelişimine kısaca değinmek istiyorum.
Sosyal bilimler, 19. yüzyılda yaşanan Sanayi Devrimi’nin bir ürünü. 19. asırda Sanayi Devrimi yaşayan Batı, bu devrim sonucu ortaya çıkan yeni dünyayı anlamak, yönetmek ve sürdürmek için sosyal bilimlerin gelişimini desteklemiş ve ondan maksimum düzeyde yararlanmıştır. Hatta sosyal bilimleri Afrika ve Asya’nın sömürgeleştirmesi yolunda bir silah olarak kullanmıştır.
19. yüzyılda Batı’da sosyal bilimler alanında yaşanan gelişme Türk toplumunda yaşanmamıştır. Bunun en önemli nedeni ise, Osmanlı Devleti’nin Sanayi Devrimi’ni gerçekleştirememisi ve bu değişim sonucu oluşan toplumsal, kültürel, sosyal ve ekonomik değişimi yaşamamış olmasıdır. Sosyal bilimler, Cumhuriyet Dönemi’nde de özellikle fen bilimlerine verilen önem nedeniyle ikinci sınıf kalmış ve kalkınma deyince hep akla maddi kalkınma gelmiştir.
Halbuki sosyal bilimlere dayalı gerçekleştirilecek olan kültürel kalkınmanın yeterince farkına varılamamış ve bu alana yeterince yatırım yapılmamıştır.
Milli Eğitim eski bakanı Hüseyin Çelik döneminde sosyal bilimlere yönelik olan ilgiyi arttırmak ve bu alanda nitelikli bilim insanları yetiştirmek amacıyla 2003 yılında Sosyal Bilimler liseleri kurulmuştur. Bu liseler sosyal bilimler eğitimine yönelik büyük iddialarla kurulmuş olsalar da, başlangıçta ortaya konulan hedeflerin bir kısmını maalesef yakalayamamışlardır.
Bu nedenle, sosyal bilimler liselerinin müfredatları modern sosyal bilimler öğretimi anlayışına göre yeniden yapılandırılmalıdır.
Sayıları otuz küsur olan bu liselerin bir tanesi Trabzon il merkezindedir. Lisenin il merkezi dışına, Esiroğlu’na taşınmasının bazı problemleri de beraberinde getireceği aşikârdır. Dünyanın pek çok yerinde sosyal bilimler eğitimi sanat, kültür ve tarihi dokuya yakın mekânlarda yapılmaktadır. Başka bir deyişle öğrenciler sadece okullarında değil, okulun bulunduğu çevreden de sosyal ve kültürel anlamda pek çok şeyi öğrenmekte ve gözlemektedirler.
İkinci olarak bu liseler, proje tabanlı etkinlikleri gerçekleştirmek için sanat, kültür, tarih ve farklı toplumsal yapıların bulunduğu mekânlara ihtiyaç duyarlar.
Üçüncü olarak, sosyal bilim anlayışını öğrencilerine kazandırma iddiasında olan bu eğitim kurumları, öğrencilerine farklı toplumsal yapıları ve kurumları gözleme imkânları sunmak zorundadırlar. Bütün bu gerekçelerden dolayı lisenin il merkezi dışına çıkarılması sosyal bilimler öğretimi anlayışıyla çelişen bir durumdur. Bu arada yukarıda saydığım gerekçelerden dolayı, boşaltılacak olan Bölge İdare Mahkemesi Binası’nın Güzel Sanatlar Fakültesi’ne tahsis edilmesinde fayda vardır.