Prof. Dr. İbrahim Özen, Tayfun Sezeroğlu, Şadan Eren, Şenol Güneş, Süleyman Atal, Av. Ali Sürmen, Prof.Dr.Osman Bektaş, Münir Aydoğdu, Nihat Yılmaz ve Salih Beşli..
Trabzon’da kendi alanlarında sevilen sayılan güzel isimler..
Her birinin bu şehre katkısı var, her birinin kendi alanında önemli başarıları var
Peki ben bu isimleri niye yazdım..?
Hayrettin Hacısalihoğlu’nun babasının vefatından dolayı gazetelere “bir çatı altında” başsağlığı ilanı veren bu isimler bana bir duyguyu hatırlattı da ondan..
Trabzon’da gittikçe azalan hatta kaybolan dayanışma birliktelik ve paylaşma duygusunu..
Birbirimizden iyice koptuğumuz, dostlukların günden güne yozlaştığı şu günlerde ne acıyı ne de mutluluğu beraber paylaşır olduk..
Uzaklaşıyoruz yabancılaşıyoruz..
Oysa hepimiz için çok önemli değil mi bu duygular?
Yukarıda saydığım isimlerin dayanışması bu anlamda önemli..
Koltuk ve makamları değil birbirlerine olan güvenleri her şeyi sürüklüyor..
Zaten onları aynı çatı altında birleştiren en önemli etken de güven ve samimiyet..
Bu şehirde kin haset ve fesat tohumları ekerek hem kendine hem çevresine zarar verenleri de biliyoruz..
Yüreği sevgi dolu, kendisiyle hayatla barışık insanları da..
Aralarında o kadar büyük fark var ki..
Trabzon’da dostluklar yaşarken kıymete binmeli..
Sonradan ah vah çekilmemeli..
Gidenler gelmiyor yeri de kolay dolmuyor..
Sevgimizi arkadaşlığımızı güzel sohbeti ve dayanışmayı bir birimize çok görmeyelim..
Cebi olmayan kefenlerle ayrılacağız bu dünyadan..
Arkada kalan neyimiz olacak ki..