Şu bir gerçek;
Gerçek Türk futbol severi Trabzonspor’u iftiharla sunar!.. Hani Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı Demokrasi Paketi var ya eğer Türk futbolunda bir futbol demokrasi paketi açıklanacak olursa onun adı ‘Trabzonspor gibi olmak’ olmalıdır,
Bir düşünün; Gerçek anlamda futbol şehri; Kurulduğu 1967 yılından bu yana her yönü ile hep örnek olmuş.
Arkasında en küçük şaibe olmamış , hep başı dik ve yüz ak olmuş, Türk futboluna nice yıldızlar kazandırmış.
Türk milli takımımın yıllarca yükünü çekmiş, Dünya üçüncüsü yapan Teknik Direktörler vermiş,
İstanbul kulüplerinin uzun yıllar süren şampiyonluk saltanatlarına Anadolu’nun bağrından çıkan mütevazi bir şehir olarak son vererek defalarca ihtilal yaratmış.
Avrupa kupalarında her zaman Türk futbolunu yüz akı ile gururla temsil ederken nice büyük zaferlere imza atmış,
Tarih gerçekleri yazar misali varlığı ile tarih yazmış!..
İstanbul kulüplerinin inanılmaz gelirlerine ve bütçelerine rağmen mütevazi gelirleri ile her sezon zirve mücadelesi içinde olmayı gerçekleştirmiş, dimdik ayakta kalmayı başarmış; taraftarı ile nerede olursa olsun ‘Bize her yer Trabzon’ diye damgasını vurmuş, elindeki şampiyonluğu resmen çalınmasına rağmen taraftarı ve şehri ile en küçük taşkınlığa meydan vermeden hak ve hukuk yolundan sapmayarak büyük bir sabırla adaletin yerini bulmasını beklemiş, Türk futbolunun gerçek beyefendisi olmuş.
Türkiye Cumhuriyeti’ni kendi içimizde çeşitli tezgahlarla, çeşitli oyunlarla millet olarak yiyip bitiremediğimiz gibi onu da uzun yıllardır kendi içinde yiyip bitirmeye çalışanlara rağmen dimdik ayakta kalmış bir futbol takımı bu!
Başı dik, onurlu bir gurur abidesi gibi!.. Her Trabzonlunun yaşam biçimi bu! ‘Bu şehirde herkes teknik adam, herkes futbolcu’ dedirten büyük bir olgu bu! Türk futbolunda mazlumların gür sesi bu!..
O nedenle;
Yazımızın başında belirttiğim gibi eğer bu ülkede bir futbol paketi açılacak olursa bu paketin adının ‘Trabzonspor gibi olmak’ konmalıdır..
Ezilmeye, hor görülmeye, elindeki şampiyonluklar çalınmak istenmesine, hakkı ve hukuku gasp edilmeye çalışılsa da en küçük gayrı meşru olayı olmadan Türk futboluna kendini adayan bir kulüp bu..
Herkesin ayağa kalkıp alkışlamasının boynunun borcu olduğu büyük bir duygu Trabzonspor..
Dün bu yazıyı kaleme alırken Lazio maçının skoru 3-1’di.. Ama maç sonucu büyük bir şok ile 3-3 de olsa bu yazıdan geri adım atmak asla olmaz!..
Yakışmaz da.. Çünkü tarih gerçekleri yazar!. Yazdığım gerçekler de asla silinmez.. Maç ile ilgili tahlilde kısa analiz şu olur:
Trabzonspor her yönü ile muhteşem bir ilk yarı oynadı. İkinci yarıda 3-1’den 4-1 yapacağı maçı son bölümlerde sahasına kapanıp inanılmaz hatalar yapınca maç da 3-3 oldu.
Bence nedenlerini sanırım iki takımın doğru ve yanlış oyuncu değişiklerinde aramak gerekecek.. Maçtan sonra Mustafa Hoca’nın “Lazio’nun oyuncu değişikleri maçı etkiledi” dese de kendisinin yaptığı değişiklerin de 3-3’e gelmesinde payı olduğunu düşünüyorum. Ama Limassol takımının Varşova’yı deplasmanda yenmesi grupta Trabzonspor’u 4 puan ile lider bırakması da teselli oldu. Bence Trabzonspor bu gruptan çıkar!..
İŞTE TÜRK ANASI!
Geçtiğimiz günlerde gazetelerin birinde bir haber vardı..
Okuyunca duygulanmamanın ‘İşte eli öpülesi Türk anası bu’ dememenin mümkün olmadığı bir haberdi..
Adı : Eşe
Soyadı: Eğerci
Yaşı: 70
Yaşadığı yer: Uşak’ın Eşme İlçesi Konak Köyü. Oğlu Mustafa 15 yıl önce Hakkari’nin Yükseova İlçesi’nde teröristlerle girdiği çatışmada şehit düştü.. Devlet baba ona şehitlik tazminatı olarak maaş bağladı.. Gelin şimdi onu dinleyelim:
“Mustafam 15 yıl önce Hakkari Yüksekova'da şehit düştü, devletim şehitlik tazminatı ödeyerek bana maaş bağladı. Ödenen paraları bankada biriktirip Çocuk Esirgeme Kurumu ile Mehmetçik Vakfı'na farklı tarihlerde bağış yaptım. Oğlumun şehit olduktan sonra gelen tazminat ve maaşına dokunmadık. İsmini yaşatmak için okul yaptırmaya karar verdik. Bankada yaklaşık 250 bin lira birikmiş. Devletin ödeyeceği şehitlik maşını, bundan sonra da okulun yapımına harcayacağım”
İşte Türk anası bu! Oğlunu şehit vermiş bir anne, şehitlik maaşı ve tazminatına hiç dokunmuyor, biriktirip tamamını okul yapımı için bağışlıyor. Devlet millet kucaklaşmasının bundan güzel örneği olur mu? Dünyada böyle anaların eşi benzeri var mıdır acaba?