Trabzonspor’un Türkiye’de ne kadar önemli marka olduğunu en bariz şeklide İstanbul’da görebiliyoruz. İşte gördük Malatyalı fanatik Malatya’dan kalkarak Trabzon’a kadar yürüdü.
Bu sevgi nasıl oluştu, şu anda yıkılması için gündem oluşturulan Yavuz Sultan Selim Stadyumu’nun o tozlu topraklı sahasından gelerek Trabzonspor’da forma bulanların sayesinde.
Belki birçoğu şu anda hatırlamaz ama yıkılıp yerine beton binalar yapılan ve Trabzonspor sayfasının ilk açıldığı birçok futbolcunun kendini göstererek efsaneler arasında yer aldığı futbolcu pazarı olarak da bilinen Ziya Bey sahası yok şimdi.
Ve Trabzon’da bu kadar çok basın mensubunun olmasının bu kadar çok yerel ve bölgesel gazetenin olmasının da sebebi Trabzonspor’dur. Hatta şu anda adını Trabzonspor sayesinde tüm ülkemize ve dünyaya yazdıran efsanelerin futbol adamlarının da kariyer aldıkları yer Trabzonspor’dur.
BİZE HER YER TRABZON
cümlesini de tüm dünyaya yazdıranlar da Trabzonsporlulardır. Dün Of Hayrat Derneği’nin iftarında bakanlar, milletvekilleri ve ülkemizin sayılı tanınmış zengin iş adamlarının da bulunduğu bir ortamda Başbakan’dan sonra en çok ilgiyi Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu gördü!
Neden çünkü Trabzonspor Başkanı..
Bu sevgi yadsınamayacak bir sevgidir.
Bunun da değerini bilelim ve ne Trabzonumuza ne de Trabzonsporumuza zarar vermeyelim ve kendi egolarımızı değil memleketimizin egolarını ön planda tutalım.
Trabzon kenti artık Trabzonspor sayesinde Türkiye’de ve dünyada bilinen bir kent . Hatta artık son yerel seçimlerde de inşallah Büyükşehir olacak.
Ne güzel değil mi? ammaaa acaba beyinler düşünceler büyük şehir olabilecek mi? Dünyaya bakışı ‘küçük olsun benim olsun mu’ yoksa başarıyı alkışlayan ufku Trabzon ve Karadeniz sınırlarını aşan insanlarla mı büyük olunur!
Dün İstanbul’da Haliç’te mübarek ramazan ayının şu güzel günlerinde Trabzonspor’un cefakar taraftarları Gurbetçi Gençler önderliğinde Eyüp Sultan Hazretlerinin yanı başında önce iftarlarını yaptılar sonra da binlerce meşale yakarak karanlıkları aydınlatarak tüm dünyaya Haliç’ten ışık saçtılar.
Tüm bunlara rağmen bazı lobi uzmanıymış gibi yazanlar çizenler ve söyleyenlere de bir çift sözüm var, sen ne bu ülke ve insanın için ne yaptın?
Tüm bunların yanın da bir üzüntümü de paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi sivil toplum kuruluşları bir gönül işidir. Bu işe aday olanlar kimsenin zoruyla başkan ve yönetici seçilmezler. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ayı olması münasebetiyle, STK’lar da başta olmak üzere tüm Müslümanlar paylaşma adına yaptıkları Ramazan etkinlikleriyle temsil ettikleri il ilçe veya kurumları layıkı ile yaparken İstanbul’da en önemli ve bir zamanlar çok da etkin olan Bahçelievler Trabzonlular Derneği’nin yukarıdaki güzelliklerden uzak durarak ramazanda kapalıyız mesajı vermeleri de üzmüştür.Trabzon böyle temsil edilemez!. Derneklerde insanlar, hemşerileriyle tanışır, kaynaşır ve hoş sohbet ederek hasbihal olurlar değil mi? Hele de gurbette..
Trabzonspor’un büyüttüğü Trabzon’umu kimsenin küçültmeye hakkı yoktur!