Çoğumuz Trabzon’un aslında ne kadar önemli ve avantajlı bir şehir olduğunu dışarı çıkınca daha iyi anlıyoruz.

Türkiye’nin neresine giderseniz gidin bu gerçeği görmek mümkün.

Bir kere her şeyden önemlisi Trabzon avucunuzun içinde...

Tek başına bile bu özelliği yeter.

Havalimanı yanıbaşınızda...

Otogar ayağınızda...

Stat, sinema, tiyatro,     eğlence alanları şehrin göbeğinde...

Üniversite hemen yanınızda...

Hastaneler size en yakın yerde...

Sahile inmek bir kaç-adım...

Denizle buluşmak ise ondan daha yakın...

Her açıdan hertürlü kolaylık bu şehirle birlikte bize sunulmuş.

Peki ama biz bunun ne kadar kıymetini biliyoruz!

Trabzon’da elbette her şey toz pembe değil.

Başta işsizlik ve göç sorunu olmak üzere bir çok sorun var.

İstihdam alanları yaratamıyoruz, sanayide istenen noktaya gelemiyoruz.

Fakat ne olursa olsun Trabzon hem Karadeniz’in hem ülkemizin en rahat, en kolay şehirlerinden biri...

Dedim ya bunu dışarıda daha rahat anlamak mümkün.

Trafik çilesi, çarpık yerleşme ve düzensizlik gittiğiniz yerlerde gözünüze çarpınca “Trabzon’a dönesiniz geliyor”

Trabzon kendi içinde barışık olsa üstün gelemeyeceği bir yer yok.

Kısır çekişmeler, inatlaşmalar, hesaplaşmalar olmasın yeter ki...

Herkes işini yapsa,      bildiği alanda ahkam       kesse, susması gerekenler sussa, konuşması gere-kenler konuşsa bu fırtına asla dinmez.

Bu şehrin önüne kimse geçemez.

Trabzon’un önü açık,Trabzon’un hedefleri büyük...

Yeter ki samimi olalım, yeter ki yaşadığımız, ekmeğini yediğimiz şehri sevip,ihanet etmeyelim.

- - - - - - -