Dört bin yıllık tarihi geçmişe sahip Trabzon hepimizin ortak değeridir.
Bu şehirde yaşayanlar bu şehrin ekmeği ve suyu ile büyüyenler!
Hepimiz için ayrı bir önem ve değere sahiptir Trabzon..
Bazen Karadeniz’in hırçın dalgası gibi öfkeli bazen de kınalı kuzusu sakin ve uysaldır.
Günü güne uymaz!
Öfkesi de sevgisi de tarif edilemez.
Ne olursa olsun ülkenin ve dünyanın neresine gidersek gidelim Trabzon’dan kolay kolay vazgeçemeyiz..
Kutu gibi bir şehirde yaşamanın avantajını yaşıyoruz.
Havalimanı, otogarı, limanı, üniversitesi, hastaneleri, adliyesi hepsi avucumuzun içinde..
Türkiye’nin neresinde uçaktan indikten sonra şehre beş dakikada da ulaşabildiğiniz il var?
Peki ama bu şehrin kıymetini ne kadar biliyor kolluyor ve sahip çıkıyoruz.
Altyapı, ulaşım ve istihdam noktasında çok ciddi eksiklerimizin olduğunu biliyorum.
Bu yazıyı okuyan herkesin Trabzon adına eleştiri yapacağı çok şey var onu da biliyorum..
Yıllar önce başlayan çarpık yapılaşmanın bedelini ne yazık ki ödemeye devam ediyoruz..
Şehrin ne altı belli ne üstü!
İşin garibi hatalardan da ne yazık ki ders çıkaramıyoruz..
Hala başta Çukurçayır ve Beşirli bölgesi başta olmak üzere bu yapılaşma devam ediyor.
Trabzon’u daha yaşanabilir, daha yeşil, daha huzurlu ve sağlıklı bir kent haline dönüştürmek öyle kolay değil..
Baştan aşağı yıkmak gerek bu şehri!
Bugün Trabzon Büyükşehir Belediyesi devletin tüm birimlerini ayağa kaldırarak gerek yapımı devam eden gerekse tamamlanma aşamasında olan projelerle şehrin adeta kaderini değiştiriyor.
Hedeflenen projeler hayata geçtiğinde Trabzon’un daha farklı olacağından şüphem yok.
Tek başına Çömlekçi projesi bile şehrin vizyonuna ayrı bir hava katacak.
Trabzon’un doğalgazla buluşmasına ise ayrı bir önem veriyorum. Şu ana kadar 65 bine yakın konut ve işyerine doğalgaz ulaştırıldı.
2016 yılının sonunda şehrin yüzde 75’i doğalgaz ile buluşmuş olacak.
Kışın kirliliğinden kurtulurken evlerimizde ve işyerlerimizde her türlü kolaylığı sağlamış olacağız.
Şimdi buradan tek tek şu proje bu proje diye sayacak değilim.. Benim burada vermek istediğim mesaj özetle şu:
Yaşadığımız şehrin artıları ve eksileri var.
Eğer bizlerde taşımızı altına elini sokarak şehrin güzelliğine ve temizliğine katkı sağlarsak her şey daha güzel olacak.
Başkasını eleştirirken dönüp aynaya bakıp acaba ben ne kadar temiz, dürüst ve ahlaklıyım demek çok önemli..
Esnaf temiz olacak,vatandaş temiz olacak.. Herkes hak ettiği gibi yaşayacak!
Caddeye tükürmenin,parkları kirletmenin, çöpleri sağa-sola atmanın, orta yerde kalkıp nara atmanın, kafası estiğinde araçlarda korna çalıp egzoz patlatmanın cezası yok ne yazık ki bu şehirde?
Bilmem anlatabildim mi?