13 Mayıs 2012..
13 Mayıs 2014..
Samsun’un Havza İlçesi’nde meydana gelen trafik kazasında kaybettiğimiz Mustafa Cumur’un aramızdan ayrılışının 2. yıldönümü
Daha her şey dün gibi..
Kaza haberi geldiğinde bu haberi nasıl yapacağım diye kendi kendime sormuştum..
Mustafa Cumur öldü diye yazmak hiç kolay değildi..
Milletvekilliği yaptığı dönem ve sonrası her zaman güzel diyalog içinde olduk..
Onun yaptığı hizmetleri, gayretlerini, hayata bakış açısındaki dik duruşu buradan yazacak değilim..
Ben beş çocuk babası Mustafa Cumur’u yazmak isterim..
Kapısını her zaman herkese açan, kıran döken değil kazanmaya çalışan Mustafa Cumur’u yazmak isterim..
Önyargıları olmayan, insanları ötekileştirmeyen, kin ve nefret duygularından arınmış Mustafa Cumur’u yazmak isterim..
Mustafa Cumur çok renkli ve farklı bir kişilikti..
Din, vatan ve bayrak onun kırmızı çizgileriydi..
Memleketini çok severdi. Bir gün hiç unutmuyorum bena Akçaabat’ın köylerini gezdirdi.
Düzköy’e oradan da bugün mezarı olan Çalköy Beldesi’ne geçtik..
“Bugünü sana ayırdım Külekçi, gezeceğiz, vatandaşla sohbet edeceğiz. Yemek yiyeceğiz, köy kahvesinde çay içeceğiz” dedi.
Aynen dediği gibi oldu..
Bir günü doya-doya yaşadık
Kimi görsek sarıldı, kucakladı..
Valla böyle bir sevgi yumağı görmedim.. Mustafa Cumur’un farkı bu olsa gerekti..
Alçakgönüllü ve hoşgörüsünü hiç elden bırakmadı..
Nereden geldiğini ve nereye gideceğini hiç unutmadı..
Koltuğun, makamın, paranın esiri olmadı..
Yazacak çok şey var aslında..
Geriye tek bir cümle kalıyor..
Trabzon’un Mustafa Cumur’u vardı.. Unutmadık unutmayacağız..