Teknik Direktör Hami Mandıralı’nın, maçtan önce yaptığı icraatlarla Trabzonspor’u belli bir seviyeye getirdiğini görüyoruz. Maça gelince, sahada iyi motive olmuş bir takım vardı. Taktik ve teknik olarak iyi olarak da deplasmanda nasıl oynayacaklarını iyi biliyordu. Mandıralı, kısa zamanda takıma bunları aşılamıştı. Koşan ve mücadele eden, her bakımdan Bordo-Mavili takımı hırslı ve arzulu günlere getirdiğini gördük.
Trabzonspor ilk devre hem cesaretli hem de atak bir futbol ortaya koydu. Maçta takımını cesaretli ve bir serbest vuruşu iyi takip eden Özer, Eskişehirspor kalecisi Buffin’in topu elinden kaçırmasını affetmeyerek takımını 1-0 öne geçirdi. Bu yarıda son 5 dakikada yine Onur sahneye çıkınca rakipten gol yemedik. Savunma da burada iyi mücadele verdi.
İkinci yarıya hızlı ve atak başlayan Bordo-Mavililer, Adrian’ın olağanüstü topu sürüp Henrigue’ye ‘Al da at’ diyerek bir anda 2-0 öne geçtik. Bu golden sonra ne yazık ki, hakem kulübede kendine hakaret eden Ertuğrul Sağlam’ı cezalandırmayıp Trabzonsporlu futbolcuların yaptığı hareketlerde çok kolay kartları çıkararak hele ikinci penaltıda kendi gördüğü ve devam ettirdiği pozisyonda kale arkası hakeminin direktifiyle bir kez daha penaltısını gösterdi. Ve durum 2-2 oldu. Bu kadar avantajlı skoru koruyamadığımız için de iyi düşünmeliyiz. Her ne olursa olsun yazık oldu Trabzonspor’a...
Bordo-Mavili takımın sol tarafı, önde adam olmadığı ve yardım gelmediği için zor duruma düşüyor. Bu duruma çare bulmamız lazım. Yine de kaleci Onur’umuz elinden geleni yaptı. Ne yazık ki 3 puan kazanacağımız maçtan ancak bir puanla ayrıldık.