Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 4-C’lilerin durumlarının 1 Ağustos’taki toplu sözleşme masasında görüşüleceğini belirterek, “Demokratik yollardan onların haklarının, konumlarının iyileştirilmesi konusunda çalışmalar yapacağız” dedi. Çelik ayrıca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, kamu kurumları ve yerel yönetimlerde çalışan 96 bin sözleşmelinin kadroya geçirileceğini açıklamasından sonra kurumsal sözleşmelilerin de kadroya geçme imkanının tanınmasının doğru olacağını düşündüklerini söyledi.
Çelik, Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu’yu kabulünün ardından yaptığı açıklamada, 4/B diye ifade edilen yaklaşık 72 bin sözleşmelinin kadroya alınması yerel yönetimlerde, mahalli idarelerde çalışan 23 bin civarındaki kişinin ve sağlık bakanlığı bünyesindeki 700 sözleşmelinin kadroya alınması şeklinde bir düzenlemenin yapılması için gerekli talimatları verdiklerini ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda bu çerçevede görüşmelerin gerçekleştirilmiş olacağını söyledi. Çelik, şunları ifade etti:  “Şuanda sayı olarak 23 bin civarındaki 4/C çalışanımızın da kadro taleplerini biz biliyoruz. Ancak, özelleştirmeler devam edeceğine göre, kamu kurumlarında özelleşecek olan kurumlarda, nitelikli personelin kalmama ihtimali dikkate alındığında kadroya alınmaması kararımız var. Ancak bu 4/C’lilerin sorunları ve taleplerini görmemezlikten gelmiyoruz. 1 Ağustos’ta 4/C’liler de bizim toplu sözleşme masamızda olacak ve onların sorunlarını çok daha ayrıntılı bir şekilde ele alacağız. Yapılması gereken iyileştirmeler hangi alanlarda ise onları da birlikte konuşup, demokratik yollardan haklarının, konumlarının iyileştirilmesi konusunda çalışmalar yapacağız.

YAKININA BAKMAYANA HAPİS CEZASI VAR
Yakınlara yardım etmek, bakımı ve eğitimine destek olmak Türk yasalarında olduğu gibi, çok sayıda yabancı ülke yasasında da yer alıyor. Türk Ceza Kanunu’nun 233. maddesine göre eş ve çocuk gibi yakınlarının bakımı ve eğitimi ile ilgilenmeyen ve gerekli desteği vermeyenlere, şikâyet üzerine “1 yıla kadar hapis cezası” verilmektedir. Hamile eşi ya da evlilik bağı olmadığı halde hamile bıraktığı kadınla ilgilenmeyene ve yardım etmeyene de yine şikâyet üzerine hapis cezası verilebilmektedir.
İsviçre Ceza Kanunu’nun 217. maddesine göre de “Her kim gerekli araçlara sahip olmasına ya da olabilecek olmasına rağmen, aile hukukundan doğan bakma ve destekleme yükümlülüğünü yerine getirmezse” şikâyet üzerine hapis cezası ile cezalandırılıyor. Alman Ceza Kanunu’nun 170. maddesine göre, bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyene, “3 yıla kadar hapis cezası” var. Bu ceza Avusturya’da 6 aya kadar (Md. 199), Fransa’da 2 yıla kadar hapis cezası olarak uygulanıyor (Md. 227/4).
Gerek Türk Medeni Kanunu ve Ceza Kanunu’na gerekse yabancı ülkelerin ilgili kanunlarına göre; bakma yükümlülüğü eş ve çocuklar ağırlıklı. Türkiye ve bazı ülkelerde anne, baba, torun ve kardeşi de kapsıyor. Türkiye’de çıkartılacak yeni yasanın altsoy (çocuk ve torunlar) ile üstsoyu (anne-baba, büyükanne, büyükbaba) ve kardeşleri kapsaması bekleniyor. Bunun ötesinde bir yükümlülük, ciddi sorunlar yaratabilir. Yoksulluk olayında esas alınacak tutarın, asgari ücretin 1/3’ ü yani 340 TL’nin altı olarak belirlendiği görülüyor. Dolayısıyla, 340 TL üzerinde geliri olanlar, bakıma muhtaç sayılmayacaklar. Banka hesapları ve gayrimenkul araştırması hassas bir konu. Düzenlemenin bu yönüyle gözden geçirilmesinde ve Bankalar Kanunu’ndaki yasağı dikkat edilmesinde yarar var.