Türkiyede temiz amaçlarla bir meselenin üstüne gitseniz bile bir zaman sonra sizin amacınızdan meselenin çıktığını görürsünüz. Müthiş bir beceriye sahip, temiz hedefleri başarısız kılmak için düzeneklerini hazır tutan derin bir ekip var. Sürekli teyakkuz halinde olan bu ekip, her hadiseye kendilerinin istediği rengi vermede de oldukça maharetliler.
Bu ekip kimi zaman iktidar yandaşı kimi zaman muhalefet soydaşı kimliğindedir. Türkiye onların arzu ettiği istikamette, onların arzu ettiği bereketteyse sorun yok. Eğer halkın istekleriyle örülü özgün bir gelişme ortaya çıkmışsa, hemen dümene geçip o istekleri kendilerinin çarkına su taşıyacak yöne kanalize etmek için top yekün vazife yaparlar.
Genel tarifle ortaya koyduğumuz kişiler beyaz Türklerdir. Ekonominin de siyasetin de günlük yaşamın da özgül ağırlığını onlar oluşturur. Bu kişiler, üç sacayağını ellerinde tutarlar; Dışişleri, istihparat ve adliye, ekonomik altyapı... Dönemler değişse de insanlar, brokratlar tayin edilse de hep onların sazı çalar, hep onların borusu öter. Bak falan hükümet, 'Şu anlayışın belini kırdı' koca bir yalandır. Çünkü beli de eli de kırılan hep halktır.
Asla zeminlerini çürütecek siyasi anlayışların yularını ellerinden bırakmazlar. Sen yönetiyormuşsun izlenimi yaratmak işlerine geliyorsa bu görüntüyü desteklerler. Halkın hissiyatlarını bir silah haline dönüştürmeden, seni önemsiyoruz, bak siz de yönetimde etkinsiniz imajını aslında bir bağ olarak kullanırlar.
Bütün varlıklarıyla halk hasmı olan bu zatlar, ona başka hasımların resmini göstererek, onları oyalar dururlar. Uzak, büyük sermayelerin Türkiyedeki payandası olan bu beyaz Türkler, kısaca yasayı da tasayı da hala onlar düzenlemektedirler. Sana; başardım, büyük bir çomak soktum düzenin tekerine dedirten de bunlar; şu şu lobiler dedirtip sövdüren de yine beyazzadelerdir.
Dindara da milliyetçiye de koministe de bir heykeltraş titizliğinde endam verenler de yine onlardır.
Peki bu evrenoğluzadelere dur deme imkanı yok mu? İmkan da var, çare de ama bu kendini kültürlü, çok eğitimli zanneden, aslında yarı aydın bile olamayan kişilerle değil... Gerçek Türk miletinin evladı, saniyesini dahi bilgi tahsil etmenin uzağına ötelemeden, bir cenah ve cemaat bilgisi içinde sınırlı kalıp her türlü kainat bilgisine kendini açmadan, bu beyaz Türk girdabından çıkamaz. Sığ bilgiyle yenilecek kadar köksüz değiller. Şer kökler, öyle ucra yerlere kadar kök salmış ki onu bu yavan bakış açısıyla bulunduğu hufmuslu topraklardan söküp alamazsın. Her türlü bilgiye açık, damarları sağlam, hakikat penceresi açık nesiller için daha süre var gibi görünüyor. Üzgünüm! Yoksa:
Birilerinin benim kral demesi, sadece ego tatminidir.