Yerel seçimlere doğru genel bir analiz yapacak olursak;
Hem iktidar hem de muhalefet açısından Cumhuriyet tarihinin en önemli yerel seçimleri..
Çünkü çok ama çok şeylere gebe olabilecek bir seçim..
Başbakan ne düşünüyor? sorusuna cevap vermek aslında çok kolay!
Bu seçimlere genel seçimler kadar büyük önem veren, 2014'te yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile 2015 yılında yapılacak milletvekilliği seçimiyle birleştirmeyi planladığı için oy bandını yüzde 50'nin üzerine koyduğu açıkça belli. Bir başka deyişle ‘HALKIN SEÇTİĞİ CUMHURBAŞKANI’ olmayı  kafasına koyan bir Başbakan Erdoğan gerçeği olduğu yadsınamaz..
Hem de net bir şekilde!..
Başbakan iktidar hedefini 2023'e koyarken, bu hedefe yürüme merdiveninin ilk basamağı olan  yerel seçimlerin oy oranını YÜZDE 51'in üzerine koyduğu için de yerel seçimler öncesi aday belirleme sürecinde ince eleyip sık dokuyor!"
'En doğru adaylarla en çok oy' sözlerinin anlamı bu..
Başbakan Yüzde 51 demenin  bütün kapıların kendisine sorunsuz bir şekilde açılması demek olacağını biliyor!
Başbakan bu seçimin domino taşı sistemi etkisi yaratacağını da iyi biliyor. Çünkü ilk taş yatarsa son taşa kadar yatar.
Tıpkı 94 yılında Refah Partisi’yle ANAP’ın en güçlü döneminde Bedrettin Dalan’dan  İstanbul’u kendisi alırken, Ankara’yı da Melih Gökçek’le kazanıp tüm domino taşı sistemlerini alt üst ettiler.

Ve kendilerine bugün geldikleri yolu açtılar.
Tersini de hesap ederek hareket ediyordur!
O nedenle bütün yolların 29 Mart 2014'teki yerel seçimlerden geçtiğini iyi bilerek bütün hamlelerini yapıyor!..
Demokratikleşme paketi, çözüm süreci, son Diyarbakır çıkarması ile görülüyor ki Güneydoğu'dan daha fazla oy hedefi bütün yolların kendisini Başkanlık sistemiyle Çankaya'ya çıkarma hedefi taşıyor..
Yerel seçimlerde nerede  hangi ilde olursa olsun ‘EN ÇOK OYU’ alacak adaylarla sahaya inme arzusu, bazı bakanların bile bazı illerde belediye başkan adayı olabileceği gerçeği de bunu gösteriyor!
AK Parti iktidarının bir başka deyişle Başbakan Erdoğan'ın 12  yıllık iktidar yolcuğunun sonuçsal anlamı için 29 Mart 2014 yerel seçimlerinden alınacak oy oranının çok büyük önem taşıdığı gerçeğini bilen ve ona göre hamlelerini yapan  bir Başbakan profili yaşandığını söylemek de çok mümkün!..
Yazımızı yazarken Başbakan Şubat 2014'te, yani yerel seçimlere bir ay kala 10 bin öğretmen atamasının yapılacağını  müjdesini veriyor!
Özetle..
2023'e giden yol, Çankaya'ya güçlü bir şekilde çıkmanın yolu  29 Mart 2014'tan geçiyor!..
Ve ‘HALKIN SEÇTİĞİ İLK CUMHURBAŞKANI OLMAK’ gibi bir ilk de..
Ve de  adeta tek başına partisinin bütün yükün omuzlarına alarak  önüne gelen engelleri de yine tek başı aşarak  bu yolda  yürümeye devam ediyor!
AK Parti tabanı Tayyip Erdoğan'sız AK Parti'yi düşünmek bile istemiyor!
Çünkü ;
Çankaya'da partisinin ipleri de elinde olan bir Cumhurbaşkanı istiyor AK Partililer...
İşte bu yolda muhalefetin etki gücü ne kadar olacak!..

ORDU’DA NE OLACAK?

Ordu'da sadece iktidar partisi değil tüm partiler, AK Parti'nin belirleyeceği Büyükşehir Belediye başkan adayı kim olacak sorusunun cevabına kilitlenmiş durumda.
İşte bu noktada üç isim  öne çıkıyor..
Biri İçişleri eski bakanı İdris Naim Şahin..
Diğeri Milletvekili Enver Yılmaz..
Bir diğeri ise eski milletvekili Eyüp Fatsa..

Başbakan Erdoğan'ın bu üç isimden birini Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak atamasına artık kesin gözü ile bakılırken, 'Acaba hangisi?' sorusu üzerinden  öylesine kulis hareketliliği yaşandığı gözlemleniyor ki 'Bugün o, yarın şu, ertesi gün bu' denilerek haberler uçuruluyor.
Peki kim olur?
Zor bir tercih olacağı kesin.
Ordu'da taraflı tarafsız halk anketlerinden öne çıkan isminMilletvekili İdris Naim Şahin olduğu söyleniyor. Şahin'in özellikle bakan iken BDP milletvekillerine karşı gösterdiği tepki, taviz vermez tutumu ve açıklamalarının şehirde milliyetçi tabanın da çekim merkezi olabileceği söyleniyor.
Yani Şahin bakan iken önemli bir iz bıraktı.
Halk anketlerinden önde çıkmasının nedeninin de bu olduğunu söylemek mümkün.
Diğer tarafta ise partide, Genel Merkez’de önemli bir yeri olan Milletvekili Enver Yılmaz isminin de özellikle parti teşkilatında etkin olması ve destek görmesi Yılmaz'ı da şanslı konuma sokuyor. Yılmaz'ın temayülden öne çıkan isim olduğu açık açık dile getiriliyor.
Hatta son kulislere göre aday olarak atanacak ismin o olduğu konuşuluyor..
Unutulmaması gereken bir isim ise Eyüp Fatsa..
Ordu'da partinin askeri olarak yorumlanan Fatsa hiç tartışmasız parti tabanında önemli bir etkinliğe sahip. Şahin, Yılmaz ile birlikte gerek halk anketlerinde, gerekse teşkilat temayülünde ilk üç sırada yer alan bir isim olarak 'NEDEN BEN OLMAYAYIM' diye haklı bir soru yöneltti..
Açıkçası Ordu'da üç bilinmeyenli bir denklem karşımızda duruyor..
Başbakan Erdoğan'ın  'BÜYÜKŞEHİR' yaparak ödüllendirdiği Ordu'da teşkilatlarından belediyeyi istemesi karşısında hangi aday ile partisini sahaya indireceği merak konusu. Ama şunu da belirtmek gerekirse Ordu'nun Büyükşehir olmasının iktidar partisine kırsaldan gelecek oylarla  geçtiğimiz  yerel seçimlere göre taze kan olacağı kesin..
Hiç tartışmasız Ordu'da DSP'den kazandığı seçimlerle birlikte halk bazında birebir iletişimi iyi kuran, Ordu'nun gülen yüzü Belediye Başkanı Seyit Torun yine öne çıkan isim olsa da bu kez seçimin kendisi için çantada keklik olmadığı aşikar..
Çünkü bu kez belirttiğim gibi 'BÜYÜKŞEHİR'in oy potansiyeli devreye girecek..
Başkan Torun 'Kim gelirse gelsin, hangisi aday gösterilirse gösterilsin, hiç önemli değil' dese de bunun politik bir argüman olduğu nu düşünüyorum.
Ama şu kesin Ordu'da önemli bir izi var!..
Fakat belirttiğim gibi ‘HALKÇI BAŞKAN’ın işi bu kez öyle kolay değil..  
Kuşkusuz yine önde başlayacak!...