7 Haziran öncesi CHP Trabzon ile ilgili çok yazı kaleme aldım..
Her alışımda da CHP’yi Trabzon’da yönetenlerden tepki aldım. Ama ‘Görünen köy kılavuz istemiyor’du..
Gerçekler bazen çok acıdır..
Sonuç ne oldu? Birkaç ay önce el ele, kol kola olanlar dün benim eleştirilerimin neredeyse aynısını bugün söylüyor.
Öyle açıklamalar var ki artık bana yazacak pek bir şey kalmıyor..
O nedenle bugün sözü onlara bırakmak istedim! ‘Nedir derdin bizimle’ diye hakaret edenlere ithaf olunur..
***
İşte CHP’ye ömrünü veren 7 Haziran’da ön seçimden 2. çıkan ama ne hikmetse 1 Kasım için 5. sıraya kaydırılıp yerine 5. sıraya adayı Yavuz Karan getirilince adaylıktan çekilen bir isim Ali Türen Öztürk.
Okuyun ne diyor..
“Parti Meclisi ve Genel Başkan bana hakaret etti. Bu partiye 21 yıl hizmet ettim. Yapılan, ‘Ali Türen seni adam yerine koymuyoruz’ anlamı taşır. Son derece kızgın ve kırgınım. Partimden istifa edip etmemekte kararsızım. İstifam bireysel bir istifa değil partiden onlarca yüzlerce kişinin istifası şeklinde olur. Benim istifam inşallah partimin Trabzon’daki tek vekilliğinin gitmesine neden olmaz.”
Devam etti Öztürk..
“Yavuz Bey ve il başkanı ön seçimi kendileri istedi. Örgütte eylemler yapıldı. Herkes demokrasi havarisi kesilmişti. Ön seçim sonuçta yapıldı. Örgüt tercihleri ile beni 2. sıraya, Yavuz Bey’i 5. sıraya koydu ve liste onaylandı. Peki 1 Kasım için Karan’ın 2. sıraya gelmesini kim tercih etti? İl başkanı haberi olmadığını, Akif Hamzaçebi de bunu örgütün istediğini söylüyor. Bana İl Başkanı, Karan ve Akçaabat İlçe Başkanı ayak oyunu yaptı. Genel Merkez’i yanlış bilgilendirdiler. Düşük oyun nedeni benmişim gibi sıralamanın değiştirilmesine neden oldular.”
Öztürk’ün sözleri yenilir yutulur gibi değil. Nedense cevap veren kimse olmadı..
Ama Ebru Tavşan yazınca hakaret!..
***
Bitmedi. 7 Haziran’daki gibi 1 Kasım’da da CHP 3. sıra Milletvekili Adayı olan Ahmet Kaya ne dedi..
“Ali Abi’ye yapılan kabul edilecek bir durum değildir. Ciddi bir haksızlık yapıldı. Bu konuyu parti içerisinde konunun muhataplarıyla yüz yüze konuşacağım. Siyasette ahlak, vefa duygularına önem veren bir insanım. Yolum da çizgim de bu doğrultudadır.”
Kaya yüz yüze konuştu mu bilmem!
Çünkü ses yok..
***
Büyükşehir Belediye Meclisi’nin CHP Meclis Üyesi Musa Öztürk de konuştu..
“30 Mart’ta Düzköy Belediyesi’ni CHP kazandı. Sonra nedense partiyi yönetenler Düzköy ilçe yönetimi ve belediye ile ters düşmeye başladı. Nedeni, kazanmak mı? Biz parti olarak kişileri kazanmak mı istiyoruz, partimize uzun zaman hizmet edenleri partimizden uzaklaştırmak mı? Biz CHP’yi Trabzon’un zor bir ilçesi olan Düzköy’de iktidar yaptık.”
Trabzon’da belediye başkanlığını kazanmış tek ilçeden gelen ses bu?
O da mı suçlu acaba!..
***
Gazetemizi ziyaret ederek isminin yazılmasını istemeyen Tekelioğlu ailesinin CHP’li kadın üyesi ne dedi?
“Genel Başkan’ın ön seçim listelerine sadık kalacaklarını belirtmesine rağmen Ali Türen Öztürk gibi bir ismi 2. sıradan 5. sıraya kaydırmak hiç şık olmamıştır. Bunun gerekçesini hala bize biri anlatamadı. Bugünkü görüntü ile seçime gidilerse CHP Trabzon’da çok büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Demedi demeyin.”
Bayan Tekelioğlu’na kulak vermek gerekmez mi?
***
Evet bu açıklamalar 18 Eylül’de aday listelerinin açıklanmasının ardından yapıldı..
Bu kez ben yazmadım ama bugüne kadar yaptığım eleştiriler noktasına birebir örtüşen sözler olarak karşımıza çıktı..
Yazdıklarımdan rahatsız olanlara “Hadi benim yazdıklarımda kasıt aradınız. Peki CHP’lilikleri tartışılmayacak isimler ne demek istiyor?” diye sormamak mümkün mü?
Deve kuşu misali olmamak gerekmez mi?
***
Sözün kısası şudur..
1 Kasım seçimlerine doğru yol alınırken CHP Trabzon’da ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ anlayışı ile silkelenip bütün güçleri ile bir araya gelmezse işinin 7 Haziran’dan daha çok zor olduğunu söylemek zor değil..
İşte bu noktada yine partinin bütün yükünün tek başına üzerinde olduğu görülen 1. sıra Adayı Haluk Pekşen’e ‘Ne dersiniz?’ diye sormak gerekiyor. Pekşen’e parti içi birlik noktasında çok ama çok önemli görevler düşüyor diye düşünüyorum..
“Giden gider kalan sağlar bizimdir” der mi?
Hiç sanmam..