Nüfus kâğıdına “Trabzon” yazmamasına rağmen Trabzonsporlu olanlar...
Keşke “ Trabzonluyum-Trabzonsporluyum” diyen herkes onlar gibi olabilse..
Her Trabzonlu-Trabzonsporlu, Trabzonspor’u onlar kadar sahiplenebilse, sevebilse..
Trabzonspor kalabalık bir aile olmuşsa, sırtı dünya yıkılana dek yere gelmeyecekse; bunda en büyük pay sahibi nüfus kâğıdına “ Trabzon” yazmamasına karşın Trabzonsporlu olanlardır.
Adana-Hatay karayolu üzerinde, Trabzonlu ve Trabzonsporlu olan bir kardeşimizin, Trabzonlu olmayan ancak Trabzonspor aşkıyla yanıp-tutuşan petrol istasyonu sahibiyle arasında geçen diyalogu okuyunca bana hak vereceksiniz.
Yakıtı bitmek üzere olan araç yol kenarındaki bir benzin istasyonuna sürülür.
Deposu doldurulan araç sahibi, aldığı yakıtın ücretini ödemek için kasaya yöneldiğinde, istasyon sahibi olduğunu söyleyen kişinin: Para işi kolay.. Buralıyım ama ben de Trabzonsporluyum... Sizlere bir şeyler ikram edebilir miyim? teklifiyle karşılaşır.
Kırk yıllık dostlarmış gibi sıkı bir muhabbete girerler. Bir müddet sonra “Yolcu yolunda gerek” deyip müsaade isteyen 61 plakalı arabanın sahibi ödeme yapmaya kalkınca, kulaklarına inanamadı, patrondan “Olmaz” cevabını duyunca.
Trabzonspor aşkıyla yanıp tutuşan adam:
“Benden aldığın yakıt, seni, çok sevdiğim Trabzonspor’un olduğu yere götürecek. Benim için bir şeyler yapmak istersin, dünyalar benim olur arabandaki Bordo-Mavi bayrağı bana verirsen” Duydukları karşısında şaşıran Şalpazarılı kardeşimiz, bayrağı istasyon sahibine verirken. Trabzonspor sevdalısı, taraftarın hası eline aldığı Bordo-Mavi bayrağı öper, itina ile katlayıp gömleğinin cebine koyar.
Ve renktaşlar birbirlerine sarılarak vedalaşırlar.
Trabzonspor aşığı adam, yoluna Bordo-Mavi bayraksız devam etmeye hazırlanan aracın içerisindekilere:
“Trabzonspor’uma selam söyleyin. Onu izlemek için en kısa zamanda Avni Aker’e geleceğimi de söylemeyi ihmal etmeyin” demeden edemez.
***
Selam olsun Trabzonlu olmayıp Trabzonspor aşkıyla yanış tutuşanlara...