Her önemli kişimiz Trabzon'u anlatırken, dört bin yıllık geçmişi olan, kültür, sanat ve spor kenti klişe söylemleriyle başlar söze. Biz de bu elitlerin Trabzon'u çok iyi bildiklerini, Trabzon üzerine yazılmış bütün eserlerden az çok haberdar olduklarını düşünürüz ekseriyetle. Halbuki söyleme değil eyleme bakarak bilgilerini tartmak aklımıza gelmez. Bugün İran'a bir seyahat için ayak bastığınızda sizi İran'ın büyük şairlerinin heykelleri karşılar. Firdevsi'den Sadi'ye, Hafız'dan Ömer Hayyam'a kadar söz üstadlarını hatırlatan görsel ögeler şulelenir etrafınızda. Örneğin Hafız-ı Şirazi, fikirlerindeki kuvvet, görüşlerindeki hususiyet ve edasındaki rindlik bakımından bütün şarkın en lirik şairlerinden biri sayılmış ve şöhreti gün geçtikçe doğuya ve batıya yayılmıştır. Kabri İran'ın Şiraz kentinde, şiirlerinde anlattığı gibi (Gülistan) bahçelerin içerisindedir. Bizde manzara nedir diye sorarsanız, inanın şehrimizden neşet etmiş sanatçıları çoğu yöneticimiz isim olarak dahi bilmemektedir. Bilmediği şeyin önemini kavramak da mümkün olmadığından derinliksiz bir şehir, binalar topluluğu olarak boş gözlerle bakar durur size. Mesela Trabzon'umuzun bir parkına Figani ismini vermemek nasıl figan ettirmesin beni. Veyahut bir caddeye Oktay Rıfat Horozcu gibi bir Garipçinin ismini vermemiş olmak duygusal garip bir boşluğa nasıl düşürmesin beni. Bugün aramızda dolaşan roman türünün tanınmış siması Nazan Bekiroğlu'nu, yaşarken şehrimizin yükseklerinden baktırmak kimsenin aklına niye düşmez? Devletin kültür damarını elinde tutanların aortlarından bir Sabahattin Eyüboğlu bir Sunay Akın bir Umay Umay bir Cemal Akyıldız neden akmaz? İşte bizim dağarcığımız ve işte bu şehrin deniz rüzgarından mahrum kör arka sokaklarının sağırlığı. Rahatını bozmadan, kültürü sadece çiğnenen ciklet bilip açılışlarda iki mehter marşı çaldıran, evvelinde ise 10 Yıl marşı ile neşelenen ama aynı yerde debelenip duran bir anlayış renk farkıyla sürüyor. İsmini veremediğim çiğerpare sanatçılar, ölüsüyle dirisiyle gönül koymasın bana.. Ben sadece kulaklara kar suyu kaçırmakla meşgulüm. Sizlerin kıymetinin bilinmediğini ama siyasi bir figürün dün-bugün isimleriyle sokakları doldurarak bazı mahfillere iyi sinyaller gönderildiğini bilenler biliyor.