Rauf Denktaş üç yıl önce 88 yaşında hakka yürüdü. Mekânı cennet olsun. O gerçekten büyük bir insandı.
Eğitiminin ilk yıllarını Türkiye’de tamamladıktan sonra İngiltere’de hukuk okudu. Kıbrıs’a döndü, avukatlığa başladı. O yıllar Kıbrıs Türklerinin Rum teröristlerinin kanlı saldırılarıyla yok edilmek istendiği acı zamanlardı. EOKA, 1955’ten itibaren adadaki Türk varlığını yok etmek için her türlü zulme başvuruyordu. Doktor Fazıl Küçük Kıbrıs Türklüğünün lideri olarak demir bir iradeyle Rumlara karşı duruyordu. 1958 yılında Denktaş, Dr. Küçük’ün yanında yer almış ve Türk Mukavemet Teşkilatı’nı kurmuşlardı.
Sonra, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'ndaki inisiyatifi herkesin malumudur. Türkiye ile uyumlu politikaları onun hayatının özetidir. O Barış Harekatı'ndan önce de ne acılar içinde görev ifa etmiştir.
Türkleri imha hareketi
EOKA’cılar “Kanlı Noel” olayları olarak bilinen Türkleri imha hareketine girdiler. Katliam 3 gün sürdü. 92 Türk şehit edildi, 475 kişi yaralandı. 103 köy yıkıldı, 30 bin Türk kuzeye göçtü. 23 Aralık 1963’te iki Türk jetinin Lefkoşa semalarında görülmesi üzerine Makarios ateş kesmek zorunda kaldı. Kısa bir süre sonra Makarios bütün anlaşmaları geçersiz saydı ve Türkleri imha hareketi Kıbrıs’ın değişik yerlerinde yeniden başladı.
Bütün bunların karşısında çıkarma harekâtı planlanıyor ancak çıkarma gemilerinin yokluğu yüzünden bir türlü gerçekleştirilemiyordu. Ankara uluslararası kuruluşları harekete geçirmek istiyor ABD ve İngiltere bu çabaları önlüyordu. Rumların gayretleri hiç durmuyordu. 13 Mayıs 1983 günü BM’den Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ortadan kaldırılması için bir karar çıkarttılar. Kıbrıs Türklüğü Denktaş’ın liderliğinde 17 Mayıs 1983’te 1960 Anayasası ile doğmuş olan Self Determinasyon hakkına başvurma kararı aldı. 15 Kasım’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. Türkiye aynı gün KKTC’yi tanıyarak onların yanında olduğunu gösterdi.
Kim haklı, kim zavallı?
Ne yazık ki O’nun ufkunu göremeyenler mücadelesini kavramaktan aciz olanlar koro halinde Denktaş uyumsuz propagandasının kargaları oldular. Acaba bugün TV’de, basında, politikada yer tutan bu efendiler gelinen çizgide Denktaş’ın ne kadar haklı ve kendilerinin ne kadar zavallı olduğunu görüyor mu?
Kıbrıs, Akdeniz’in stratejik açıdan son derece önemli bir coğrafyasındadır. Bakü-Ceyhan Kerkük-Yumurtalık petrol yollarının kesiştiği İskenderun Körfezi’ni kontrol eder durumdadır. Zaman içinde gelişecek yeni enerji hatlarını da denetleyebilecek ve düzenleyebilecek bir konumdadır. Doğu Akdeniz’in hava ve su sahasını, petrol ve doğal gaz gibi Doğu Akdeniz’deki zenginlikleri Kıbrıs kontrol altında tutabilir. Askeri açıdan Türkiye’nin Akdeniz sahillerinin tek kalesi Kuzey Kıbrıs’tır.
İşte Rauf Denktaş bütün bu zengin ufukların sahibi olan muhteşem bir dehanın adıdır. Tevazuu eksilmeyen tebessümü ve sadeliği büyüklüğünün çizgileridir. Yaklaşabildiğiniz ölçüde O’nun büyüklüğünü daha iyi görürdünüz. R. Denktaş bir Türkiye sevdalısı idi. Ruhu şad olsun..