Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP, demokrasiye ara verildiği 1960 ihtilalinde,12 Mart muhtırasında,12 Eylül ihtilalinde görmediği baskı ve zulmü ‘mutlak butlan’ kararıyla bu dönem görmüştür.

Bu kararla göreve getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezine saldırı talimatını verdirmiş, kapıları kırılmış, biber gazıyla parti işgal edilmiştir.

81 vilayetten gelen üst kurul delegelerinin helal oylarıyla seçilmiş, YSK’nın verdiği ve halen iptal edilmeyen mazbataları cebinde olan Genel Başkan Özgür Özel, MKYK üyeleri ve parti meclisi üyeleri kapı dışarı edilmiştir.

TBMM’de grup toplantılarını yapan Genel Başkan Özel ve milletvekilleri yollara çıkmış, vatandaşın arasına girmiş, adeta sine-i millete dönmüş, dağ, bayır, cadde, sokak, yayla, mezre demeden halkın arasında geziyor.

Vatandaşları göreve çağırıyor, ‘gelin sandığa gidelim yeniden millete soralım’ diyor ve yeni partiyi kuruyor.

80 senedir iktidar olamayan müzmin muhalefet CHP’yi kamburundan kurtarıyor.

Şimdi bir bakın Refah Partisi’nde Abdullah Gül’ün genel başkanlığa aday olduğu genel kurulda Recai Kutan seçilince İBB başkanı Recep Tayyip Erdoğan cezaevinden çıkmış, AKP’yi kurmuş 3 Kasım 2002’de tek başına iktidar olmuştu.

Kendi siyasi yasağını CHP genel başkanı Deniz Baykal’ın açık desteğiyle kaldırtarak kendi başbakan olmuş Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanı yapmıştır.

Bir dönem sonra da yaptırdığı referandum ardından Cumhuriyet tarihinde ilk kez halkın oyuyla cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Kurulacak olan YENİ PARTİ de 2028’de muhtemelen cumhurbaşkanı adayı gösterilecek olan Mansur Yavaş seçilip, Ekrem İmamoğlu’nu cezaevinden çıkartıp cumhurbaşkanı yardımcısı yapacaktır.

Bir dönem sonra da cumhurbaşkanlığı koltuğunu kendisine teslim edebilir… Bu böyle biline!