2013 yılında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Beşirli’deki çağrı merkezinin açılışında Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a yanında Karayolları Genel Müdürü Cahit Turhan, Trabzon Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu, eski bakan Faruk Nafız Özak ve AK Parti İl Başkanı Adnan Günnar’ın bulunduğu ortamda Kanal Mavi’nin mikrofonunu uzatarak, “Şenol Güneş Caddesinin girişine doğu-batı yönünden bir üst geçit planlıyorsunuz. Bu üst geçidin planlaması son derece yanlıştır. Çalışmayacak… Bunu kuzey-güney yönünde yapmış olsaydınız trafikte belirli bir rahatlama sağlayabilirdiniz. Bu konuda bir çalışma yaptınız mı” diye sordum.

Bakan Yıldırım, “Biz orada alt geçit düşündük ancak deniz seviyesinin altında kalır su alır düşüncesiyle vazgeçtik” diyerek elleriyle bunu bize anlattı.

Ben de kendisine, “Boğazın altından Avrasya Tüneli‘ni yapıyorsunuz su almıyor. Burada alt geçit yapıyorsunuz su alıyor. Yanlışa sahip çıkmayın, aksi taktirde harcayacağınız para çöpe gidecektir” dedim.

Ben bunları söylerken eski bakan Özak, genel müdür Turhan ve belediye başkanı Gümrükçüoglu resmen gülümsüyorlardı.

Kamera kayıtlarında bunları bizzat seyrettim.

13 yıl sonra bugünün parasıyla 500 milyona mal olan bu köprü çalışmayınca yıkıma başlandı. Peki bu milletin paralarına yazık değil mi?

Bir tek intikam için kiracıları olan petrolcüleri batırmak için bakan Binali Yıldırım’ı ikna eden Başkan Gümrükçüoglu bu üst geçidi yaptırmıştır.

Ben o günlerde genel müdür Cahit Turhan’a da makamında yaptığım ziyarette, “Bu üst geçit çalışmaz. Futbol Federasyonunun tesislerinin önünde yapılacak olan viyadük bu kompleksi kapatır, hiçbir işe yaramaz. Bir sürü ağacı katledeceksiniz yazıktır günahtır” dedim ancak dinletemedim.

Ben dedim ben dinledim.

Şimdi soruyorum; bu devleti zarara uğratanlara, 500 milyonu çöpe atanlara o günün sorumlularına dava açacak bir savcı veya dava açtıracak bir avukat yok mudur?

Merak ediyorum doğrusu!