CHP neden iktidar olamaz..
Çünkü yukarısı neyse aşağısı da öyle..
Yerelde ayrı, genelde ayrı parçalara bölünmüş bir yapı nasıl başarı sağlayabilir ki? Zaten başarılı olmasını bekleyen de yok! İdare edelim yeter anlayışı!
7 Haziran’dan 1 Kasım’a değişen ne oldu ki! Eski tas eski hamam!..
CHP ne yazık ki hem yerelde hem genelde halkın gözünde inandırıcı olma özelliğini ne yapsa ortaya koyamıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi bir türlü ‘Halk’ı ile bütünleşemiyor..
Trabzon’da yaşanan tablo çok üzücü. 1 Kasım seçimlerinde yaşanan hayal kırıklığının sıcağında Milletvekili Haluk Pekşen’in Kuzey TV ekranlarında Volkan Canalioğlu hakkında yaptığı ‘Onu ihraç ettirmek için elimden geleni yapacağım’ açıklaması ve bu tavrını sürdürmesinin perde arkası nedir acaba?
Trabzon’dan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu’nun Canalioğlu’nu savunan açıklamalar yapması ihraç isteyenleri öylesine şok etti ki Bekaroğlu yapılan bindirme ile u dönüşü yapmak zorunda kaldı!
Tıpkı 7 Haziran öncesi partiyi işgal ettirip istediklerini yaptırdıkları gibi!
Fakat haberi ilk yapan Günebakış gazetesindeki arkadaşımızda Bekaroğlu’nun açıklamalarının ses kaydı olduğu belirtiliyor..
Ama Bekaroğlu’nun ayakları üzerinde duramaması sürpriz değil..
Bekaroğlu daha önce de birçok konuda açıklamalar yapmış, ardından yapmadığı şeklinde ifadeler kullanmıştı.
Bence Trabzon’da yaşanan tüm sorunların temel kaynağı Bekaroğlu’nun 7 Haziran öncesi ortaya koyduğu tavırdır.
7 Haziran öncesi Trabzon’a geldi ve şehrin nabzını tuttu. 14 ilçe başkanı İl Başkanı Güzide Uzun’u istemediğini Bekaroğlu’na iletirken, o Genel Merkez’de tam tersi açıklamalarda bulundu.
Bekaroğlu’nun partiye katılmasını o günlerde kabullenemeyen il teşkilatı ve o zamanın milletvekili adayları başarıya giden her yol mübah diyerek ön seçim kontenjan noktasında Canalioğlu’nu ekarte etmek için Bekaroğlu’ndan medet umdular. Hem kendilerini hem de Bekaroğlu’nun gayretleriyle istediklerini elde ettiler.
Kendileri değil Pekşen ön seçimden 1. çıkınca da şok oldular!.
Güvendikleri dağlara kar yağmıştı!
Atı alan Üsküdar’ı geçmişti!.
***
Milletvekili Haluk Pekşen CHP’de açık oynuyor..
Trabzon’da Canalioğlu’nun ihracını isterken Ankara’da da büyük bir cesaretle Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısında yer alacağını gösterdi.
Muharrem İnce’nin sert eleştirilerle genel başkan adaylığı sinyali verdiği toplantısında hemen yanındaydı.
Ben şaşırmadım..
Çünkü Pekşen dün de İnce’nin yanında yer almıştı. Bugün de yer alıyor..
Diğer adaylardan Umut Oran’ın da yakın arkadaşı.
Yani Kılıçdaroğlu’na karşı cephede.
Peki 7 Haziran’da Canalioğlu’na karşı omuz omuza verdiği İl Başkanı Güzide Uzun ve teşkilatlar ne yaptı:
Kılıçdaroğlu’na tam destek açıklaması..
Yani Pekşen ile yolları ayrıldı!
Ben açıkçası bu duruma da inanmıyorum.. Samimi bulmuyorum..
Çünkü başka çareleri yok..
Genel Merkez’e rağmen teşkilatların karşı hamle yapmasının sonucunun ne olacağını Uzun ve arkadaşları çok iyi biliyor! Koltuklarını korumak için Kılıçdaroğlu’ndan yana tavır mecbur!..
Uzun Kılıçdaroğlu’nu desteklediklerini açıklarken, Pekşen’in de “Örgüte danışmamam söz konusu değil. Dünkü siyasetçi değilim” ifadeleri kafa karıştırıyor. Önümüzdeki günlerde daha çok şey göreceğiz gibi!!
Bence taktik savaşları var!.
***
Canalioğlu’nun ihraç edilme olayına gelince. Ali Türen Öztürk’ü oy kullanmadığı için suçlayanların en yakınlarının sosyal medyaya neler yazdıklarını herkes okudu, gördü..
‘Volkan Canalioğlu aday gösterilirse oyumu CHP’ye vermem’ diyenleri 7 Haziran öncesi yaşadı CHP tabanı.
Şimdi de Volkan Canalioğlu ihraç edilsinmiş!.
Canalioğlu ihraç söylemi tutmaz.
Hadi CHP’den ihraç ettiniz..
Peki Trabzon’dan nasıl ihraç edeceksiniz. Nasıl sileceksiniz ki?
Trabzon şehri buna müsaade etmez! Hele hele tablo ortada iken..
Sanırım yarın planı var..
Ama yarını düşünürken korkunun ecele faydası yok!..