MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi anlayan beri gelsin..
Sanki ülkücülerin partisi onun tekelinde..
Son günlerde komplo üretmekten başka bir söylem üretemiyor. Kendi argümanlarına hiçbir günahı olmayan il başkanlarını da ortak etmeye çalışıyor. Yok efendim, 'Sinan Ogan'ın mahkeme kararıyla MHP'ye geri dönmesinin müsebbibi AK Parti'ymiş.' Ciddi bir lidere yakıştı mı bu ifadeler. Koltukta kalma adına yalanın ipine sarılmak doğru mu? Yüzde 11 küsüre partiyi o mu indirdi? Mesele Sinan, Ahmet-Mehmet meselesi de değil.. Bir başarısızlığın faturasının ödenmesi meselesi. Birileri çıkıp "Senin o koltukta oturmanı AK Parti mi sağlıyor" diye sorsa cevabı ne olur acaba?.
Öyle ya, komplo ise bu da komplo..
'Evi camdan olanlar başkalarının evini taşlamasın' diye güzel bir sözümüz var. Bir de sayın Bahçeli Twitter hesabından sık sık geçiş dönemi eserlerinden(Divan-ı Lugati't Türk, Kutadgubilig, Divan-ı Hikmet ve Atabetü'l-Hakayık) örnekler veriyor.. Vallahi sırf spor olsun diye bu kitaplardan bu örnekleri vermiyorsa o kitapların gereği olarak yine koltuğunda bir dakika dahi oturmaması lazım gelir.
Misallerin çoğunu da Türklerin ilk siyasetnamesi olan Yusuf Has Hacib'in Kutadgubilig adlı eserinden veriyor.
Bu eser, baştan sona 4 sembolik şahsiyetin karşılıklı konuşma ve münarazalarından oluşmaktadır. Hükümdar Kün-Toğdı “kanun ve adaleti”, vezir Ay-Toldı “saadeti”, vezirin oğlu Ögdilmiş “aklı”, vezirin kardeşi Odgurmış ise “akıbeti, hayatın sonunu” temsil ediyor. Eserde Allah, Hz. Muhammed, Dört Halîfe ve Tabgaç Buğra Hân methedilikten sonra; iyilik etmenin faydaları; bilgi ile aklın meziyet ve faydaları; devletin sıfatı; adalet vasfı; hükümdarın vasıfları; vezirin, kumandanın, ulu hâcibin, kapıcıbaşının, elçilerin, kâtibi hazinedârın, aşçıbaşının, içkicibaşının, hizmetkârların vasıfları; dünyanın kusurları; ahiretin kazanılması; beylere hizmet etmenin usûl ve nizâmı, hizmetkârlarla nasıl geçinileceği, avâm ile nasıl münâsebet kurulacağı, âlimler, tabipler, efsûncular, rüya tâbircileri, müneccimler, şâirler, çiftçiler, satıcılar, hayvan yetiştirenler, zenâat erbâbı, fakirler ile münâsebet; evlilik; çocuk terbiyesi; hizmetçilere nasıl muâmele edileceği; ziyafete gitme âdabı; ziyafete davet usûlü; memleketi tanzim etme usûlü ve dostların cefası konuları işlenmiştir.
Bu eserin her yeri Bahçeli’nin vedasını gerektiriyor.
Divan-ı Lugati't-Türk'ü ve diğer iki eseri saymıyorum bile. Onlar da başarısızların başına bir kütük gibi düşen eserlerdir.
Ülkücüler “Koltuk sevdası müzminse alsın evine gitsin, biz yenisini alırız, o da hala kendini koltukta sanır” diyerek ironi yapıyor..
2016’nın 23 Nisan’ında muhalefet de geçici olarak kendi koltuklarına bir çocuk oturtup yap bir değerlendirme diye sorsa.. Saniye kalkmazlar değil mi? Ne olur ne olmaz diye!
Önceleri Aydın'a, şimdi Akşener'e, Ogan'a ve adaylık sinyali veren herkese hakaret yapılıyor. Sanki ülkücüler Bahçeli'ye ömürlük liderlik senedi vermiş!. Halbuki siyasette kurallar net; başaran kalır başaramayan gider..