Suya-sabuna dokunmadan, hem de hiç yorulmadan Fenerbahçe Avni Aker’den 3 puanı alarak yoluna devam etti.
Trabzonspor’un hakkını gasp edenler bu tür cinliğe kafa yorarken, Trabzonspor camiasının önde gelenleri uyumaya ve de birbirleriyle uğraşmaya devam etsinler. Onlar; siyasi seçimleri ve Trabzonspor kongresinin olacağı günü beklesinler...
Trabzonspor’u yönetenlerin de kendi aralarındaki meseleleri ulusal kanallarda konuşması-tartışması, Trabzonspor’un ne durumlara düştüğünün ve nasıl yönetildiğinin göstergesidir.
***
Ersun Yanal biraz yoruldu ama..! O ne depardı öyle! Hoca şartlı; hakem karar vermeden o kararını çoktan vermiş. E ne de olsa korunan ve kollanan takımın teknik direktörü, adam soyunma odasına kaçmayı kafasına koymuş, yiyorsa durdur durdurabilirsen..!
“Gemiyi en son kaptan terk eder” diyenlerin tezini de-sözünü de çürütmüş oldu Ersun Yanal.
O hızla soluğu Avrupa’da almıştır! Takımının uzun zamandır gidemeyeceği yerlere varmışken Avrupa basınına bir göz atsın, elin gayrimüsliminin maç hakkında neler yazdıklarına baksın!
Başta Ersun Yanal olmak üzere Fenerbahçeliler “fırsat bu fırsat” der de, Ulusal basın durur mu?
Manşetler şakır şakır: “ Dünyaya rezil olduk”
Eksik yazmışlar; kepaze de olduk...
Ekinler zamanında sulanmadığından kurumuş; ya bi kıtlık olursa? Öyle ya birader, millet birbirinin kulağını yer!
İnşaat işçilerinin sigortası da yapılmamış! Bin bir güçlükle inşa edilen inşaatın betonları su verilmediğinden çatlamış..!
***
Doğru “Dünyaya rezil olduk!”
Mahkemelerin kararı neden hala uygulanmadı?
UEFA kararını bilmem neyine takan olmadı!
Dünyayı bu manzaralara biz alıştırdık..!
Hakemin ve bazı futbolcuların kafası İstanbul’da olduğu gibi niye yarılmadı!
Soyunma odaları basılmadı, yayıncı kuruluşun kabloları kesilmedi!
Binlerce koltuk yerinden sökülüp sahaya fırlatılmadı!
Sahaya girenler nasıl olur da düğün davetiyesi dağıtmazlar! Sorulan sorulara, niçin “arkadaşım itti, kimin ittiğini de bilmiyorum” demezler!
Bir semtin bir günlük su ihtiyacını karşılayacak su şişeleri ve garibanın ancak rüyasında gördüğü onlarca muz sahaya atılıp, saha semt pazarına döndürülmedi!
Trabzonsporlular, Yıldırımlar’dan ve hakemlerden yıllardır çekmesine rağmen, Trabzonsporlu bir futbolcu Yıldırım soyadını taşıyan hakemin yüzüne İstanbul’da bir futbolcunun bir başka hakeme yaptığı gibi tükürmedi!
Küçük bir cisim geldi diye kendini yere atıp, tribünleri galeyana getirdikten sonra da hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalkıp maça devam eden Emenike niçin hastaneye gönderilmedi? Zira o alışıktır ufak bir şeyde hastaneye gitmeye!
***
Doğru “ Dünyaya rezil olduk”
Polis otosu yakılmadı-ters çevrilmedi! İş yeri yağmalanmadı... Benzin istasyonu ateşe verilmek istenmedi. Kasaturayla ve döner bıçağıyla yakalanan olmadı! Tribünlerden bir Allah kulu atılmadı.. Dahası bıçaklanan ve de öldürülen olmadı!
Başlangıçlar değil sonuçlar üzerine yorum yapmaya bayılıyoruz.
Evet, yapılanları tasvip etmiyoruz. “Keşke hiç olmasa” diyoruz... Lakin hırsızın hiç mi suçu yok?
Avni Aker’de maçlar yıllardır tel örgüsüz oynandı, birine bir şey mi oldu? Burnu kanayan oldu mu? Aynı sahada Trabzonspor defalarca yenildi, yenen rakipler alkışlanmadı mı?
***
O’nlar emek hırsızlığı yapsın, yetmedi işi arsızlığa-aymazlığa vursun, ülke futbolunu yönetenler gereğini yapmasın,
Yedi düvel üstüne oturduğu kaba uzvuyla bize gülsün, sen, utanmadan-sıkılmadan ‘Dünyaya rezil olduk’ de..
Hayvan terli yemiyor be! Siz onu yiyenlere, kuzu gibi büyütülüp koyun gibi güdülenlere anlatın.