Trabzonspor kulübü kurulduğundan beri Avrupa kupası maçlarında bu kadar rezil olmadı. Bu tamamen İHO’nun eseridir.
Tabii ki bu takımın başında bulunan Ersun Yanal da bu tarihi eserin organizatörüdür. Tarihe altın harflerle her ikisi de geçecektir. Futbolculara bir şey demiyorum. Onların yetenekleri ancak Trükiye ligi maçlarında zaman zaman parlayan, saman alevi görüntüsünde bir yetenek.
Ersun hoca, sen bu takımın başında olmasan da bu takım bundan kötü oynamaz. Sen geldiğinden beri ileri gideceğimize geri gidiyoruz. Hiç olmazsa bize transfer yaptırıp kulübü borca sokmasaydın daha iyi olurdu. Hiç olmasa derdik ki Ersun Hoca gelmeden kurulan kadro eline verilmişti. O da bu kadroyla bu kadar yapabilirdi. Fakat sen geldikten sonra yapılan transferler ve futbolcu sakatlıklarının fazlalığı takımın belini büktü. Bunlardan kendin sorumlu iken diyorsun ki 14-15 kişi ile sahaya çıkacağız. Kime dert yanıyorsun. Bu takımın başında olan sensin. Böyle bir Trabzonspor’u inşallah bir daha görmeyiz.
Maça gelince, Napoli oynadı, sahadaki futbolcularımız da taraftar gibi maçı seyretti. Belki ilk yediğimiz gol şans olabilirdi. Diğer yediğimiz goller ise defansın ne kadar cömert olduğunu gözler önüne sermiş oldu. Belki maç 4-0 bitti ise bu tamamen Napoli’nin sonucu yeterli gördüğündendir. Yoksa tarihe geçecek bir hezimetle sahadan ayrılabilirdik.
Sonuç olarak şunu diyebilirim. Yazık oldu bu taraftarın, sahada takımını desteklemesinin sonuçsuz kalmasına..
Bu büyük taraftar da artık Fenerbahçe aleyhine yaptığı terzarühattan vazgeçip Bordo-Mavilileri iyi günlere getirmenin peşinde olmalıdırlar.