Anadolu ihtilalı kendi çocuklarını yedi Trabzonspor’da. Ekonomik tatlılık ise 1991 yılında yerini aldı. İdmanocağı Spor Kulübü’nün Ziyabey tarafından Sarı-Kırmızılılara vakıf edildi. 1967’de gerçekleşen birleşmeden sonra mal varlıkları Trabzonspor’a devredildi. Hazıra konan ve İdmanocağı Spor Kulübü’nün vakıf malını satanlar ve burayı birilerine peşkeş çekenlerle birlikte Bordo-Mavili takımın ekonomik batışına geçen yolun başıdır.
Ya Devrimin evlatlarına ne oldu? Devrim’in liderleri ne yaptı? Gerçekleri söylemediler onlarda inkârcı oldu.
Endüstriyel futbola yenik düştüler. Ezdirdiler kendilerini kısaca düzene ayak uydurdular. Kendi devrimlerine sırt çevirdiler. Sonunda 30 yıl bu memleketin ürünlerini çöpe attırdılar, değersiz kıldılar. Bunları kimse konuşmak istemiyor. Trabzonspor’un sıkıntısı buradan kaynaklanmaktadır.
Düzeni yıkan bu devrimciler oldu. Düzene ve para sevdasına esir düştüler. İş bilmeyen başkan ve yöneticilere ayak uydurdular. Bu yönüne kimse bakmıyor. Bunu bilen bilmemezlikten geliyor ve de düşünmüyor. Böylece kendi evlatlarını yiyen bir Trabzonspor çıktı ortaya.
Bu devrim erozyona uğratılırken, adeta Lale Devri’ne geçildi.Yürekli insanlar ortaya çıkmadı veya çıkamadı. Kulüp pısırıklara teslim edildi. Üretmeyen insanlar topluluğu ne yazık ki mirası yemenin peşinden koştu durdu