Trabzonspor Trabzon şehri için sadece sonundaki ‘Spor’ eki değildir!..
Her zaman dile getirdik..
Trabzonspor bu şehrin sanayisidir, tarımıdır, fabrikasıdır, turizm ilçesidir!..
Acıdır..
Sevinçtir..
Düğündür..
Cenazedir!..
Adını ne koyarsanız koyun odur!..
Ne yazık ki böyledir!..
Trabzon şehrinin uzun yıllardır makul talihini yenemediği, bütün sorunlarının üzerini kapattığı, Trabzon insanının ekonomi ile, işsizlik ile açıkçası sosyo-ekonomik sorunları ile yüzleşememesi ve tanışamamasının önündeki en büyük engeldir..
Her gün ama her gün işyerlerinde, devlet dairelerinde, lokallerde, kahvehanelerde nereyi tarif ederseniz edin, konuşulan tek konu odur!..
Türkiye’de şu olmuş, bu olmuş, ortalık yanmış kimin umurunda!..
Trabzonspor yandıktan sonra!..
Tabii ki suç onda değildir!..
Koskoca Trabzon şehrinin, Trabzon insanının, Trabzonsporlunun üzerine yüklendiği olmazsa olmazdır!.
Aspirindir..Antibiyotiktir..Serumdur!..
Bir bakıma Trabzon insanı için, bütün dertlerini unutturacak bir uyuşturucudur!..
Bakın bugün pazartesi, sabah işyerleri açıldığında esnafın ilk konuştuğu konu odur..Devlet dairelerinde güne onunla başlanmıştır!.
Sinir katsayıları yükselir..
Kavgalar çıkar!..
Herkes onu yıkıp yapar!
Bir doktor gibi herkes reçete yazar!..
Herkes kendine göre haklı!
Haklı olmayan tek Trabzonspor!..
Eziliyor, büzülüyor, hor görülüyor, yıpratılıyor, aşağılanıyor!..
Biz Trabzon bölge gazetelerinin varlığının baş yapıtı da odur!
İşsiz kalanların maaş bağlandığı adreste o!..
Herkesin tepe tepe kullanmaya çalıştığı yerde o!..
Maç günleri baskı, tiraj raporlarını bildirirken ‘Trabzonspor yenerse şu kadar’, ‘Trabzonspor yenilirse, berabere kalırsa bu kadar baskı yapın’ dedirtecek kadar Trabzon medyası için hayati önem taşıyanda o!..
Trabzon’un varlığı ona emanet gibidir!
Bugünlerde ligin bitmesine 9 hafta kala, Trabzonspor tarihinde yaşanmamış bir kahır mektubu gerçeği de karşımızda. Şehrin bütün yükünü üzerine bindirdiğimiz ‘sen işsin, sen ekonomisin, sen fabrikasın’ diye diye uzun yıllardır acı gerçeklerden -kaçtığımız, yaşadığımız bütün sosyo ekonomik zorluklara ‘Sizde kimsiniz’ diyerek üzerine bindiğimiz, son olarak Başkan’ın bile kendi taraftarı önünde hayati önem taşıyan bir maça tepkilerden korktuğu için gelememesine neden olanda o!..
Koskoca Trabzonspor’un kendi sahasında, belkide sezonun en kötü futbolunu oynayan Beşiktaş’ı yenememesine üzülmemiz gerekirken aldığımız bir puana sevinir olmanın adını da siz koyun!..
Şu ligdeki puan durumuna ve kalan maçlara Allah aşkına bir bakın!..
Üzerinde kayıkçı kavgası yapanlara ‘Alın şimdi tepe tepe kullanın’ diyeceğim ama dilim varmıyor!..
Çünkü o da olmasa bu şehir, bu insanlar ne yapacak?.
Trabzonspor ‘Yeter artık sırtımdan düşün’ dercesine herkese, hepimize isyan ediyor açıkçası!
Acı ama gerçek bu!..
Deniz bitmek üzere beyler!
Bu takımı bu duruma hiçbir ayırım yapmadan hepimiz getirdik!..
O nedenle Trabzonspor’umuzun bu şehir için artık bir spor elçisi gurur abidesi olduğunu artık bilelim.
Üzerine bindikçe, üzerinde kayıkçı kavgası yaptıkça, onu batırdığımızın farkında olalım!.
Artık Trabzon’un gerçekleri ile yüzleşelim..
Trabzonspor’u rahat bırakalım!.
Bu zor günleri aşmaya çalışırken ders de alalım.