Başarının sırrı inanmaktan geçiyor. Bunu Trabzonspor'un Kayseri Erciyes'i farklı yenerken bir daha yaşadık. Hami Mandıralı, sakat, kart cezalısı ve bilinen nedenlerle oynatamadığı futbolcuları yerine sahaya sürdüğü gençlerle kendilerine inanmayanlara da iyi  bir ders verdi. Hami Mandıralı, göreve geldiğinden bu yana dik duruyor ve  takımını dik oynatıyor. Görünen o ki, Hami Mandıralı ve öğrencileri, en kötü karar karasızlıktan iyidir, en iyi savunma hücumdur,  zor oyunu bozar  sözlerini ilke edinmişler.
Trabzonspor bu sezon Avrupa'ya gitmekte kararlı. Bordo - Mavililer ligde zor günler yaşayan Kayseri kentinin diğer değerli takımına acımadı. Yorumcuların bile favori gösterdiği Kayseri Erciyes'e fark atan Karadeniz Kaplanları 90 dakika boyunca hem mücadele hem de  kazanma hırslarını tavanda tutarak, skora  kolayca yansıttılar. Maçın hemen başında öne geçen Trabzonspor skora sığınmadı, ikinci, üçüncü golü aradı. Hami Mandıralı formayı isimlere değil, hak edenlere verdi. Hem maçı hem de onları kazanırken, bir yerlere de  mesajlar verdi. Bu Trabzonspor  keyif veriyor. Bordo-Mavili takıma gönül verenlerin de arzuladığı takım bu. Savunmayı topu kaybettiği yerde başlatan çok koşan, paylaşan ve paslaşabilen birbirine inanmış bir ekip... Trabzonspor  yönetimi bu düşüncelerde gelecek sezonun planlamasını yapmalı. Bu gün takımda oynayan yabancı futbolcu sayısı yeterli. Ayrıca, Trabzonspor'un yabancıları sahada olmalı, yedek kulübesinde değil, tribünde hiç değil... Trabzonspor  ekonomik anlamda çok zor kazanıyor, kolay harcamamalı. Kayseri Erciyes maçı ilk 11'nde , Colman, Maluda ve Zokora yer almadı. Söyler misiniz lütfen,  Trabzonspor'un olmazsa olmazları arasında yer alan bu isimler 90 dakika boyunca ne kadar arandı? Bunu sizlerin yorumuna bırakıyorum.