Sadece Almanya'nın değil dünyanın en önemli kulüplerinin başında Bayern Münih kulübü geliyor!
Yani güç ise en büyük güç onda..
Lobi ise en büyük lobi onda..
Kulübün başkanı ise bir zamanlar Alman futbolunun en önemli golcülerinden biri olan Uli Hoeness..
Bakın ne oldu?
Ünlü kulübün başkanı, ülkesinde sadece vergi kaçırmak suçu ile yargılandı suçlu bulundu ve hapse mahkum edildi!.
O ne yaptı!
Suçunu kabul etti..
Yetmedi..
Mahkemenin kararını temyize getirmeyeceğini açıkladı..
Ardından da hapis cezasını kabul etti!..
Yaptığı yazılı açıklama ise bizim ülkemizde yasa, yargı tanımayan, mahkemelerin aldığı kararları hiçe sayan en acı örneği şike soruşturmasında bütün yargı ve UEFA'nın kararlarına rağmen şikeyi koruyup kollamakta direnen ve o suçu işleyenlere karşı 'DERS' gibiydi..
Bakın dünyanın en büyük kulüplerinden birinin başkanı olan, Alman futbolunun efsane ismi Uli Hoeness yaptığı yazılı açıklamada neler söylemiş, iyi okuyun!.
Sonra da ‘Biz neden adam olamayız, bu ülke neden ileri gidemez?’ sorusunun cevabını verin..
Bakın ne diyor Hoeness;
Her kelimesi ders gibi!..
“Ailemle yaptığım görüşmeler sonunda mahkeme kararını kabul etmeye karar verdim. Avukatıma temyize gitmemesi talimatı verdim.
Bu benim terbiye anlayışımla ve kişisel sorumluluğumla uyuşmaktadır. Vergi kaçırmış olmak benim hayatımın hatasıydı.
Bunun sonuçlarına katlanacağım..
Ayrıca, Bayern Münih kulübü başkanı olarak elimdeki tüm makamlardan ve Bayern Münih Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı'ndan hemen geçerli olmak üzere istifa ediyorum.
Böylece kulübümü olası zararlardan korumak istiyorum.
Bayern Münih benim yaşam felsefemdir ve öyle kalacaktır.
Bu muhteşem kulübe ve insanlarına, yaşadığım sürece başka bir şekilde bağlı kalacağım. Yakın dostlarıma ve FC Bayern Münih taraftarına tüm kalbimle bana destek verdikleri için teşekkür ediyorum.!”
***
İşte adamlık bu!.
İşte saygı bu!.
Kıvırma yok!.
‘Yaptım evet suçumu çekmeye hazırım...’
Alman futbol adamının sadece vergi kaçırmak suçu ile yargılanıp hapis cezasına çaptırılmasının ardından hiç kıvırmadan, başka yollara başvurmadan, temyize bile gitmeye gerek duymadan ‘Evet suçumu kabul ediyorum. Karara itiraz edemem. Bu benim terbiye anlayışımla ve kişisel sorumluluğumla uyuşmaktadır. Vergi kaçırmış olmak benim hayatımın hatasıydı. Hapis cezasını çekeceğim’ sözleri hem devlete, hem yargıya hem de ülkesine karşı en büyük saygıdan başka nedir?
Bir de bizim ülkemize bakın!..
Sonra da bizi neden AB'ye almıyorlar diye isyan edin!.
Var mı bu anlayışa sahip Avrupa ülkeleri ve insanları arasında yerimiz!..
İçimize her türlü sahtekarlık, alavera dalavera işlemiş!
Benim ülkemde ise tapelerle her şey gün gibi ortadayken bırak istifa etmeyi, hiç bir şey yokmuş gibi devam deniliyor.
Siyasetin ve medyanın büyük çoğunluğu da kulübün taraftarı çokmuş diye bütün çürümüşlüğü görmüyor.
Alman medyası suç işlediğini kabul ederek böylesine onurlu bir davranış karşısında bile eleştiriden geri durmuyor.
Sanki Bayern Münih’in gücü ve taraftarı Fener’den az..
Kulubünden tek bir kişi dahi başkanlarının bu davranışı karşısında savunmaya geçmedi.
Güçlü isen suç işlemek, sonradan kıvırmak, sıkılmadan taraftarı peşinden koşturmaya çalışmak bizde!..
Vergi kaçırmak mı?
O devenin yanında pire gibi!
Devletin malı deniz, yemeyen domuz misali!
Ne yazık ki böyle!
***
Yüzde yüz bütün yargı kararları ile tescil edilmiş, yetmemiş UEFA'nın bütün organlarında şike yapıldığı kararı verilmiş bir kulübün elinden şampiyonluğunu alamayan bir ülkede futbolde hak ve hukuğa saygı kalır mı?
O ülkede adalet olduğuna kim inanır?
Çünkü yapanın yanına kar kalan ülke benim ülkem!..
Öyle değil diyorsanız yazımı geri alırım..
Ama ne yazık ki Uli Hoeness olayı benim ülkem için bir büyük derstir!
Hem ahlaken, hem insanen hem ülkesine hem de ülkesinin yargısına karşı büyük bir saygıdır!
Bizde ise böyle gelmiş böyle gidecektir!..
Kanun tanımayan bir ülke, ülke olur mu?
Sormak gerek..
Benim ülkemde vergi kaçırmak suçundan kaç kişi hapis cezası yatmış, merak ediyorum!..
Ben görmedim, anlı şanlı medyadan da işitmedim.
Nasılsa adamını bulan benim ülkemde işini görüyor.
Uli Hoeness’e dünya futbolunda attığı kafa gollerinden dolayı kendisine ‘altın kafa’ unvanı verilmiştir.
Bu durum olsa olsa altın kafadan bizdeki kafalara gol olur!..