İkisinin de canı cehenneme. Biri emperyalist güçlerin ırkçı taşeronu PKK diğeri de gizli servislerin yobaz versiyonu IŞİD.
IŞİD uzun zaman içlerinde çocukların ve kadınların da olduğu 49 kişiyi rehin tutarak adeta Türkiye'yi hareket edemez halde bıraktı. Tabii bu hareketsiz kalışta bizim istihbaratımızın büyük sorumluluğu var. Daha orası basılıp vatandaşlarımız derdest edilmeden onları oradan çekip almamız gerekirdi. Neyse badireli de olsa Türk evlatlarının bir tekine bile bir şey olmadan ülkeye getirilmeleri inkar edilmez bir başarıdır. Başındaki yetersizliğini kınadığım MİT'in sonlandırma açısından gösterdiği cevval tavrı da o derece alkışlıyorum.

Şimdi gelelim IŞİD ve PYD(PKK) meselesine. Açıkçası birbirlerini yemelerini insan minsan gerekçelerine sözümona sığınarak inkar edemem. İki cani grup birbirlerini temizlerlerse bizim için iyi olur. Bu kan vampirleri birbirinin kanını içerek sülük gibi patlarlarsa cerahatlarını vampir babaları ABD temizler nasılsa.

Türkiye içinde olmadık isteklerle 800 milyar dolarımızı bir yok uğruna heba edenler, şehit vermemize sebep olanlar şimdi layık oldukları düşmanla hemhal olsunlar.

Televizyon televizyon dolaşan bölücü örgütün taşeronları ABD'nin bombalarla yardımına rağmen çil yavrusu gibi dağıldığını örtbas etmek adına sıralamadıkları yalan kalmadı.

Silahla bu iş çözülmez yalanıyla, topraklarımız üzerinde kirli emelleri olanlar içerdeki birkaç korkak tavşanı da buna inandırarak bizi bir şeylere mecbur etmeye çalışmalarının ne büyük bir blöf olduğunu IŞİD karşısında düşülen acziyetten okuyabilirler umudundayım.

Dünyayı feryat figan yardıma çağıran bu çocuk katili örgüt, kelle avcısı bir başka kara örgütü karşısında görünce papucun pahalı olduğunu anlamış oldu.

Bu kanlı hesaplaşmadan çıkaracağımız bazı sonuçlar var..

Türk askeri örgütün güçlü olduğu yalanıyla pasif hale getirilmemeli, güçten çekinen bu taşeronlara ya dediklerimizin hepsini kabul edeceksiniz ya da biz de sizi acımasızca cezalandıracağız. Öyle barış marış masalları ile mesafe alma dönemi bitti diyebilmeliyiz.

Bu son gelişmelerdeki duruşumuz şöyle olmalı..

Biz sınırlarımızı geçilmez kale gibi koruma ödevimizi yerine getirelim. Kan vampirlerinin cerahat halinde patlamasından sonra o coğrafyadaki Türkmen kardeşlerimizi bu pis kokudan uzak tutacak hamleleri eksiksiz yerine getirip onların orada müreffeh yaşamalarının yolunu bulacak tedbirleri üretip teyakkuzda olayları takip etmeliyiz.