Trabzon’a gelen tüm bakanlar ilk olarak Valiyi makamında ziyaret eder ve ardından TTSO’ya geçer. Orada TTSO yöneticileri kürsüye çıkar, bakanlara methiyeler dizer, hiçbir sorunu gündeme taşımadan bakan kürsüye gelir, kendi bakanlığının icraatlarını över, plaketini alır ve giderdi . Durumdan vazife çıkartan TTSO, Trabzon’un bakanını, milletvekillerini, belediye başkanını, KTÜ rektörünü, TBMM’de grubu bulunan partilerin il başkanlarını her ay düzenli olarak  davet ederek Trabzon’un sorunları tartışırken burada muhalefet partilerin milletvekilleri iktidara çatar, şovlarını gerçekleştirirdi.


Bu toplantıları bazen muhalefet partileri protesto edip gazeteler günlerce bu açıklamalara yer verince, TTSO  bu toplantıları basına kapatsa da içerdeki kavga basına sızınca, mecburen muhalefet partilerinin  il başkanlarını meclise davet eder, başkanlar da kürsüye çıkıp iktidara çatar, giderdi.


Bu bir kısır döngüydü!


Bu şehirde zaman böylesine  hep boşa giderdi!.


İlk defa Cevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, bu düzeni değiştirdi. İl Koordinasyon Kurulu Toplantıları’na  sürekli katılıp saatlerce zaman ayırmaya başlayınca sorunları yerinde tetkik etmesi yaratılan dedikoduları önledi. Bayraktar; Vali, Rektörler, tüm daire amirleri il, ilçe, belde belediye başkanlarının katıldığı  bu toplantılarda dert ve sıkıntıları dinlerken kurmaylarına tek tek not aldırdı. Gerekli gördüğünde  bazılarına anında cevap verdi.


Bu şehrin sorunlarına zamanı efektif kullanıp masaya yatırarak çözüm yolları aradı.


En son yapılan İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı bu noktada önemli oldu. Avrasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sami  Karadeniz’in son derece haklı olarak  bu şehirde astığı astık kestiği kestik gibi davranan, ne hikmetse kimsenin sesini çıkaramadığı Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü’nden ‘dubalar’ konusunda serzenişi, Bakan’ın adeta tepesi attırdı.


Bakan  Bayraktar Karayolları 10. Bölge Müdürü Ahmet Hulusi Tuncer’in hiçbir zaman katılmadığı toplantıda kurumu temsil eden  Müdür Yardımcısı Selahattin Bayram Çavuş’a ‘Sarp-Samsun duble yolu otoyol değil adı üstünde duble yoldur, il ve ilçeleri bağlayan bir yoldur. Bu üniversitemiz ayakta durabilmek için mücadele ediyor. Siz gidip önünü kesiyorsunuz, burada çıkan araçlar direkt yola değil TIR garajına çıkıyor. TIR çıkınca kaza yapmıyor, küçük araç çıkınca mı kaza yapıyor, bunu bir de Genel Müdürünüz Cahit Turan’a bu şekilde anlatmayıp yanlış bilgilendiriyorsunuz. Tabii yalnız bu üniversite değil, bir sürü işletmeninde önünü kesmişsiniz’  diye sert sözlerle mesaj vermesinin anlamı çok büyüktü!


Konuşan bu ülkenin en önemli Bakanlarından biriydi ve gereken dersi veriyordu!


Ama kim anlayacak ki!..


Ardından kürsüye gelen Trabzon Belediye Başkan Yardımcısı Necip Sevinç’in ise   ‘ Çimento mikserleri yolları kirletiyor. Polis ve Çevre Şehircilik Mmüdürlüğü bunlara ceza uygulamıyor’ deyince Bakan Bayraktar yine devreye girerek Sevinç’e  ‘ İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa Belediyeleri bu çimento mikserleri için özel komuta merkezleri kurdular  ve  parayı da firma sahiplerinden aldılar. Araçlara koydukları ÇİP’le bu araçların her türlü hareketlerini kontrol altında tutarak izliyor, gözlüyor’ şeklindeki  sözleri de belediyenin şikayetçi olduğu bu sorunu çözmek için bir yol haritasıydı.


Ama kim anlayacak ki!

Çünkü Bakan Bayraktar’ın katıldığı bu İl Koordinasyon Toplantısı’nın ardından yaklaşık 2 ay geçti, peki ne oldu?

Ne Karayolları kazıkları kaldırdı ne de Trabzon Belediyesi çimento mikserlerine ÇİP taktırdı.

Böyle gelmiş böyle gidiyor!..

Bu şehir için yapmadığı fedakarlık kalmayan, sürekli İl Koordinasyon Toplantıları’na gelip sorunları dinleyen bir Bakana layık olmak duygusu yok ki!

Bakanın emirleri adeta  havada asılı kaldı.

Ayıptır ayıp..


Son derece iyi niyetli olan Sayın Bakan Bayraktar, artık Trabzon’da iyi niyeti bırakmalı. İşini yapmayanlara, gereken talimatları yerine getirmeyenlere anladığı dilden  hareket etmeli ve  gerekeni yapmalı. Çünkü bunların derdi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Çünkü bunlar iyi niyeti su istimal eden kompleksli  ve zavallı şahsiyetler!            

                                                                         

Artık  ben bu İl Koordinasyon Toplantıları’nın TTSO’daki toplantılardan farklı olacağına inanmıyorum. Zaman kaybetmekten başka bir anlamı olmadığını görüyorum. Sayın Bakanın da artık bu şahsiyetlere konuşmasının ve onları muhatap almasının ve bu toplantılara katılmasının hiçbir anlamı yok.


Bıraksın onlar kendileri çalıp kendileri oynamaya devam etsinler!


Ve kalın sağlıcakla diyorum!