Trabzonspor, şu ana kadarki en kritik sınavlarından birini Beşiktaş karşısında verdi. Bu karşılaşma, adeta altı puan değerindeydi. Bordo-Mavili ekip, sahadan üç puanla ayrılması hâlinde zirve yarışında güçlü bir şekilde “Ben de varım!” mesajı verecekti. Olası bir puan kaybı ise Trabzonspor’un şampiyonluk yarışında yara alması anlamına gelecekti. Elbette rakip de kolay lokma değildi. Maç öncesinde özellikle İstanbul medyasında Beşiktaş favori gösteriliyor, Siyah-Beyazlı camiadan gelen açıklamalarda galibiyete olan inanç açıkça dile getiriliyordu.

Ancak Trabzonspor, futbolun sözle değil, sahada kazanıldığını herkese gösterdi. Bordo-Mavili takım, ortaya koyduğu etkili futbol ve aldığı net galibiyetle tüm iddialara en güzel cevabı verdi. Galatasaray’ın ardından Beşiktaş gibi güçlü bir rakibi daha mağlup eden Trabzonspor, şampiyonluk yarışındaki iddiasını bir kez daha ortaya koydu. Bu galibiyet yalnızca üç puan değil, aynı zamanda rakiplere verilmiş güçlü bir mesajdı. Bordo-Mavili ekip, rotasının zirve olduğunu herkese gösterdi.

Hatta ortaya koyduğu mücadeleyle şampiyonluk yarışında rakiplerinden geri kalmadığını, aksine çok daha iddialı bir konuma geldiğini söyleyebiliriz.

Belki de son yılların en iyi kadrolarından birine sahip olan Trabzonspor’un bu çıkışını sürdürmesini istiyoruz. Artık hedef yalnızca zirveye çıkmak değil, zirvede kalıcı olmak ve rakiplerle aradaki farkı açmak olmalı.

Temennimiz, Bordo-Mavili ekibin bu inanç ve mücadeleyle yoluna devam ederek sezon sonunda mutlu sona ulaşmasıdır.

……………

DOĞAN’DAN HAKLI ÇIKIŞ

Trabzonspor ne zaman kendini göstermeye başlasa önünü kesmeye yönelik saha dışı tartışmaların gündeme geldiğine defalarca şahit olduk.

Bordo-Mavili ekip bu sezon da dişini göstermeye başlayınca bazı çevrelerin bundan rahatsız olduğu görülüyor. Yapılan yorumlarda Trabzonspor karşıtlığının giderek daha fazla öne çıktığına tanıklık ediyoruz. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın, Galatasaray ve Beşiktaş maçları öncesinde hakemlerle ilgili yaptığı açıklamalar da tartışma konusu oldu. Bazı yorumlarda bu açıklamaların hakemleri etkilemeye yönelik olduğu ileri sürüldü.

Peki, Başkan Ertuğrul Doğan ne yapmalıydı?

Takımın başarısı için gece gündüz emek verilecek, büyük fedakârlıklar yapılacak, ardından bir hakemin hatalı kararıyla bütün bu emeklerin boşa gitmesine sessiz mi kalınacaktı?

Elbette hayır!

Başkan Doğan’ın beklentisi gayet açık.

Adaletli yönetim, sahada gördüğünü çalan hakemler ve her takıma eşit mesafe. Trabzonspor lehine ayrıcalık talep etmek başka, adalet istemek bambaşka bir konudur. Yapılan açıklamaları bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

Anlaşılan o ki Trabzonspor’un yeniden güçlü bir şekilde yarışın içine girmesi bazı çevreleri rahatsız ediyor. Ancak Bordo-Mavili camianın geçmişten gelen tecrübesi ortada. Trabzonspor, saha içinde mücadelesini verirken saha dışında da hakkını savunmayı bilmelidir. Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetiminin bu süreçte adalet talebini kararlılıkla dile getirmesi önemlidir.

Önemli olan, bunu sağduyudan ayrılmadan ve kulübün çıkarlarını koruyarak sürdürmektir. Trabzonspor’un emeğine sahip çıkılmalı, adalet talebinin üzeri farklı yorumlarla örtülmemelidir.

……………..

BU ADAM BAŞKA

Chibuike Nwaiwu…

Trabzonspor’a en fazla katkı sağlayan isimlerin başında geliyor.

Her maçta canla başla mücadele ediyor, formasının hakkını sonuna kadar veriyor. Nijeryalı savunmacı, Beşiktaş karşılaşmasında da ortaya koyduğu müthiş performansla alkışları hak etti.

Beşiktaş’ın hücum oyuncularına adeta nefes aldırmayan Nwaiwu, güçlü fiziği, mücadeleci yapısı ve doğru müdahaleleriyle savunmanın bel kemiği olduğunu bir kez daha gösterdi. Böyle futbolcuların değerini anlatmak için övgü dolu sözler bile bazen yetersiz kalıyor. Sezon başında takımda tutulması için şartların zorlanması boşuna değildi. Bugün geldiğimiz noktada bu kararın ne kadar önemli olduğu çok daha net görülüyor. Nwaiwu yalnızca savunma yapan bir futbolcu değil; mücadele gücüyle takım arkadaşlarına güven veren, rakip hücumculara zor anlar yaşatan ve Trabzonspor’un hedeflerine ulaşmasında büyük rol oynayabilecek bir isim.

Böylesine kaliteli ve mücadeleci bir oyuncunun takımda tutulması, Bordo-Mavili ekibin şampiyonluk yolundaki en önemli kazanımlarından biri oldu.

Kısacası Nwaiwu, Trabzonspor savunmasında sıradan bir isim değil, gerçek bir güven duvarı. Bu performansını sürdürmesi hâlinde sezon sonunda elde edilecek başarıda payının büyük olacağına şüphe yok.

…………….

SAVIC FARKI

Trabzonspor’da zaman zaman eleştirilerin hedefi olan isimlerden biri de Stefan Savic’ti. Ancak tecrübeli futbolcu, Beşiktaş karşılaşmasında bu takım için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Savunmada Chibuike Nwaiwu ile yakaladığı uyum dikkat çekiciydi.

Karadağlı stoper, tecrübesi, pozisyon bilgisi ve doğru müdahaleleriyle Beşiktaş karşısında alınan galibiyette önemli pay sahibi oldu.

Savic’in böylesine kritik maçlarda ortaya koyduğu performans, tecrübenin bir takım için ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.

Savunmadaki sağlam duruşu ve takım arkadaşlarıyla kurduğu uyum, Trabzonspor’un hedeflerine ulaşmasında büyük önem taşıyor.

Tek temennimiz, deneyimli futbolcunun herhangi bir sağlık sorunu yaşamadan bu performansını sezon sonuna kadar sürdürmesi.

Savic sahada kaldığı sürece Trabzonspor savunmasının çok daha güçlü olacağına inanıyoruz.

……………..

ROTASYON ŞART

Yoluna emin adımlarla devam eden Trabzonspor’u şimdi üst üste oynayacağı iki zorlu karşılaşma bekliyor.

Bordo-Mavili ekip, önce perşembe günü UEFA Konferans Ligi’nde sahasında Hearts’ı ağırlayacak, ardından ligde Çaykur Rizespor deplasmanına çıkacak.

Bu iki maçlık periyotta teknik heyetin kadro tercihi büyük önem taşıyor.

Bana göre ligdeki şampiyonluk yarışı öncelikli olmalı.

Bu nedenle Hearts karşılaşmasında bazı as oyuncuların dinlendirilmesi doğru bir tercih olacaktır. Kaleci Onana başta olmak üzere Salah, Nwaiwu, Savic, Aral, Pina, Dju ve Fabio gibi isimlerin fiziksel durumları dikkate alınarak dinlendirilmesi değerlendirilmeli. Böylece takımın önemli oyuncuları Rizespor deplasmanına daha dinç çıkabilir. Çünkü Trabzonspor’un Rizespor karşısında puan kaybına tahammülü yok. Bordo-Mavili ekibin karşısına her zaman ayrı bir motivasyonla çıkan rakibi karşısında hata yapmaması gerekiyor.

Üstelik Fenerbahçe ile Galatasaray’ın karşı karşıya geleceği haftada alınacak üç puan, Trabzonspor adına çok daha değerli hâle gelebilir.

Elbette Hearts karşılaşması da önemsenmeli.

Avrupa’da yoluna devam etmek isteyen Trabzonspor’un bu mücadeleyi hafife alması düşünülemez. Ancak yoğun fikstürde doğru rotasyon yapmak, takımın hem fiziksel gücünü hem de sezon sonundaki hedeflerini korumak açısından kritik bir karar olacaktır. Başarılı teknik heyetin oyuncuların fiziksel durumlarını, maçların önemini ve fikstürün zorluk derecesini dikkate alarak en doğru kararı vereceğine inanıyorum.

Trabzonspor’un önünde önemli bir fırsat var.

Bu fırsatı değerlendirmek için kadro planlaması doğru yapılmalı, Rizespor deplasmanına en güçlü ve en hazır şekilde çıkılmalı.

Çünkü şampiyonluk yolunda bazen doğru kadro tercihi, maçın kaderini belirleyen en önemli hamle olur.