Trabzonspor, Rizespor engelini de kayıpsız geçerek zirve yürüyüşünü sürdürdü. Ligde üst üste dördüncü galibiyetini alan Bordo-Mavili ekip, bu karşılaşmanın ilk yarısında sergilediği futbolla taraftarlarına adeta saç baş yoldurdu.
Abarttığımı düşünmeyin; sahada tam anlamıyla iki farklı Trabzonspor vardı.
Öyle bir ilk yarı izledik ki Trabzonspor’u sahada tanımakta zorlandık.
Bordo-Mavili ekip adına doğru yapılan neredeyse hiçbir şey yoktu.
Sanki ligin ilk haftalarındaki etkisiz ve tutuk Trabzonspor’u yeniden izliyorduk. Mücadele yok, tempo yok, oyun üstünlüğü yok.
Kısacası sahada beklenen Trabzonspor’dan eser yoktu.
Hep dile getiriyoruz.
Sahada gereken mücadeleyi ortaya koyamaz, rakibin direncine karşılık veremez ve rakibinden daha yüksek bir tempo yakalayamazsan olumsuz bir sonuçla karşılaşman kaçınılmaz olur. Rakibin kim olduğunun hiçbir önemi yok.
Futbolun doğrularını yapmadığın zaman istediğin sonucu alamazsın.
Nitekim ilk yarıda adeta uyku modunda olan Trabzonspor, soyunma odasına 2-0 geride gitti. Ancak ikinci yarıda sahada bambaşka bir takım vardı.
İlk yarıdaki tutuk ve etkisiz görüntünün yerini, rakibinin üzerine dalga dalga giden, baskısını artıran ve fırtına gibi esen bir Trabzonspor aldı.
Goller peş peşe geldi, heyecan doruğa çıktı, tribünlerin nabzı yükseldi.
Bordo-Mavili ekip, müthiş geri dönüşün ardından Rizespor karşısında sahadan 4-3’lük galibiyetle ayrılmayı başardı.
İşte Trabzonspor ruhu, işte mücadele, işte pes etmeyen takım.
Bu galibiyet, zirve yarışını sürdüren Trabzonspor adına son derece değerli.
Üst üste alınan dört galibiyet, takımın hedefleri açısından önemli bir moral ve motivasyon kaynağı. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var.
Kazanırken ders çıkarmayı da bilmek gerekiyor.
Her maçta 2-0 geriye düşüp ardından geri dönüş yapmak mümkün değil.
Bugün taraftarına büyük sevinç yaşatan bu tablo, yarın çok daha ağır bir faturaya dönüşebilir. Şampiyonluk hedefi olan bir takımın maçlara böylesine tutuk başlamaya hakkı yok. Trabzonspor, sezon sonunda zirvede yer almak istiyorsa her karşılaşmayı bir final havasında oynamalı.
Mücadeleden, tempodan ve oyun disiplininden bir an olsun kopmamalı.
Çünkü zirve yolunda kaybedilen her puanın telafisi kolay değil.
Evet, Rizespor karşısında müthiş bir geri dönüşe imza atıldı.
Evet, üç puan alındı ve zirve yürüyüşü devam ediyor.
Ama bu maçın mesajı açık. Trabzonspor, ikinci yarıdaki futbolunu maçın başından itibaren sahaya yansıtmalı.
Fırtına’nın hedefi belli. Zirve. Bunun için de her maçta aynı inanç, aynı mücadele ve aynı kararlılık şart.
……………
FIRTINA NEDEN GEÇ AÇILDI?
Trabzonspor, Rizespor karşısında neden bu kadar kötü bir ilk yarı oynadı?
Bunun birkaç önemli nedeni var.
Birincisi, Bordo-Mavili ekip maça yeterince motive olamamış görüntüsü verdi.
İkincisi ise teknik heyetin ilk 11 tercihlerinin bu karşılaşmanın şartlarına göre çok da isabetli olmadığı kanaatindeyim. Bu mücadeleyi adeta bir dönüm noktası olarak gören, büyük taraftar desteğini arkasına alarak sahaya çıkan Rizespor karşısında Trabzonspor’un farklı bir ilk 11 ile mücadeleye başlaması daha doğru olabilirdi. Sakatlıktan yeni çıkan Mustafa Eskihellaç’ın yerine Cabral’ın, Melih Kabasakal’ın yerine ise Folcarelli’nin tercih edilmesi düşünülebilirdi.
Nitekim ikinci yarıda yapılan oyuncu değişiklikleriyle birlikte Trabzonspor’un sahadaki görüntüsü tamamen değişti. İlk yarıda etkisiz kalan, oyunun temposunu bir türlü yükseltemeyen Bordo-Mavili ekip, ikinci yarıda çok daha hareketli, istekli ve mücadeleci bir kimliğe büründü. Bunun sonucunda da 2-0 geriye düştüğü karşılaşmayı 4-3 kazanarak müthiş bir geri dönüşe imza attı.
Burada teknik heyetin hamlelerinin ne kadar önemli olduğunu da görmek gerekiyor. İkinci yarıdaki değişiklikler, takımın oyununa doğrudan olumlu yansıdı.
Bu nedenle ilk 11 tercihleri, maçın taktik planı ve oyuncuların mücadeleye hazırlığı büyük önem taşıyor. Takıma önemli bir ivme kazandıran Thomas Reis’in de bu karşılaşmadan gerekli dersleri çıkardığını düşünüyorum.
……………
BU İKİLİ BAŞKA
Trabzonspor’un Rizespor karşısında elde ettiği zaferde iki isim ön plana çıktı.
Ernest Muçi ve Franculino Dju. Muçi, dört golün de hazırlayıcısı olarak yıldızlaşırken Dju, fileleri iki kez havalandırdı. Bu iki yıldız, ortaya koydukları performansla maçın kaderini değiştirdi ve galibiyetin mimarları oldu. Muçi ve Dju, Trabzonspor’un hedeflerine ulaşması yolunda büyük önem taşıyor.
Özellikle ligin bundan sonraki haftalarında sergileyecekleri performans, Bordo-Mavili ekibin ligdeki kaderini yakından etkileyecek.
Bu nedenle iki oyuncunun mevcut tempolarını daha da artırmaları ve takıma çok daha fazla katkı sağlamaları en büyük beklentimiz.
Elbette beklentilerimiz büyük. Çünkü Trabzonspor forması giyen bu iki yıldızdan çok daha fazlasını bekliyoruz. Şimdi önemli olan, Rizespor karşısında ortaya koydukları bu etkili futbolu istikrarlı hâle getirmeleri ve her hafta aynı inançla sahaya çıkmaları.
Biz onlara inanıyoruz. Muçi ve Dju, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki haftalarda da performanslarını sürdürür, Bordo-Mavili formanın hakkını verirlerse Trabzonspor’un hedeflerine ulaşmasında çok önemli bir rol oynayacaklardır.
Unutulmasın ki bu takımın büyük hedefleri var.
O hedeflere giden yolda Muçi’nin aklına, Dju’nun golcülüğüne ve ikisinin de bitmeyen enerjisine ihtiyacımız var.
……………….
BOŞ KOLTUK İSTEMİYORUZ
Trabzonspor, bu sezon taraftarının desteğini fazlasıyla arkasında hissediyor. Özellikle iç sahada çok daha etkili, çok daha coşkulu bir Bordo-Mavili takım izliyoruz. Bu başarıda taraftarın payının büyük olduğunu özellikle vurgulamak gerekiyor.
Çünkü tribünlerden yükselen destek, futbolculara güç veriyor, takıma moral aşılıyor ve Trabzonspor’u sahasında çok daha farklı bir kimliğe büründürüyor.
Ancak bugün taraftar desteği konusunda aşılması gereken önemli bir sorun var. Kombine sahibi bazı taraftarların maçlara gelmemesi.
Bu nedenle, bütün biletler satılmış olsa bile tribünlerde yer yer boşluklar oluşuyor. Trabzonspor gibi büyük hedefleri olan bir takımın stadında boş koltuklar görmek elbette arzu ettiğimiz bir durum değil. İşte bu olumsuzluğun önüne geçmek adına kulüp yönetiminden taraftarlara önemli bir çağrı geldi.
Maça gelemeyecek olan kombine sahibi taraftarların, koltuklarının boş kalmaması için kombinelerini bir maçlığına yönetime devretmeleri istendi.
Böylece kullanılmayan koltukların başka taraftarlar tarafından değerlendirilmesi ve tribünlerin daha dolu olması hedefleniyor.
Bize düşen de bu çağrıya destek vermek.
Maça gelemeyecek taraftarların kombine kartlarını yönetime devrederek Trabzonspor’a katkı sağlamalarını bekliyoruz.
Çünkü mesele yalnızca bir koltuğun boş kalması değil; mesele, Bordo-Mavili takımın arkasındaki büyük taraftar gücünü her maçta en üst seviyede hissettirebilmek.
Bizim gönlümüzden geçen, Trabzonspor’un her karşılaşmayı ağzına kadar dolu tribünler önünde oynamasıdır. Hele ki şampiyonluk hedefiyle yoluna devam eden bir takımın arkasında, son düdüğe kadar susmayan, takımını bir an olsun yalnız bırakmayan bir taraftar topluluğu olmalı. Haydi Trabzonspor taraftarı.
Şimdi birlik olma, tribünleri doldurma ve farkımızı gösterme zamanı.
Eğer bu takım şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerleyecekse tribünlerde de aynı kararlılığı, aynı inancı ve aynı coşkuyu görmek istiyoruz.
Unutmayalım. Trabzonspor’un gücü yalnızca sahadaki futbolcularından gelmiyor.
Bu gücün en önemli parçalarından biri de taraftarıdır.
Şimdi tüm Türkiye’ye bir kez daha Trabzonspor taraftarının büyüklüğünü gösterme zamanı.
………….
RAKİP TRABZONSPOR OLUNCA
Trabzonspor’un o hafta rakibi kimse, o takımın bir kenetlenme içerisine girdiğini görmekteyiz. Özellikle Samsunspor ve Rizespor’un Bordo-Mavili ekiple oynayacakları 90 dakika öncesinde adeta seferberlik içerisine girmeleri çok dikkat çekici oldu.
Diğer maçlardan önce sesleri soluğu çıkmayan bu iki ekibin, rakip Trabzonspor olunca böyle agresif bir tutum içerisine girmeleri, üzerinde durulması gereken bir durum. Bu iki ekibin rakibi acaba Trabzonspor mu?
Samsunspor ve Rizespor, Trabzonspor’a karşı gösterdikleri bu agresifliği diğer rakiplerine karşı da göstermeliler.
İşte o zaman ligde çok daha iyi yerlerde olmalarının önünü açabilirler.
Sadece Trabzonspor’a bilenmeleri onlara bir şey kazandırmaz.
Nitekim Trabzonspor, hem Samsunspor’u hem de Rizespor’u kendi sahalarında yenmesini bildi. Bizim gönlümüzden geçen, iki Karadeniz ekibi Samsunspor ve Rizespor’un toparlanarak ligde en iyi yerlere gelmeleri.
Dileriz bu iki Karadeniz ekibi, ligin bundan sonraki bölümünde istedikleri sonuçlara imza atarlar.