Trabzonspor, Thomas Reis’in teknik direktörlük görevine getirilmesinin ardından çok iyi bir ivme yakalamıştı.
Alınan başarılı sonuçların yanı sıra ortaya konan futbol da beklentileri karşılamaya başlamıştı. Ancak Rizespor ve Gaziantep FK karşılaşmalarında Bordo-Mavili ekibin alıştığımız tempolu futbolundan uzaklaştığını gördük.
Özellikle her iki maçın ilk yarısında oldukça düşük bir performans sergilendi.
Bu karşılaşmaların kazanılması, eksiklerin fazla gündeme gelmesini engelledi.
Ancak ben, alınan galibiyetlere rağmen Trabzonspor’un maçlara kötü başlamasının önemli bir sorun olduğuna dikkat çekmiştim.
Bu futbolun devam etmesi halinde puan kayıplarının kaçınılmaz olacağını vurgulamıştım. Nitekim korkulan Freiburg karşılaşmasında yaşandı.
Rizespor ve Gaziantep maçlarının ilk yarısındaki etkisiz futbol, Freiburg karşısında da devam etti. Formda Alman ekibi, Trabzonspor’un etkisiz futbolunu fırsata çevirerek ilk yarıda öne geçmeyi başardı. İlk yarıda bulduğu golle üstünlüğü ele geçiren Freiburg, sahadan galibiyetle ayrılmayı başardı.
Aslında son haftalarda yaşanan futbol düşüşü, bu mağlubiyetin adeta habercisiydi. Artık Trabzonspor’un yeniden tempolu, mücadeleci ve rakibine baskı kuran futboluna dönmesi gerekiyor. Rakibin kim olduğuna bakmadan sahada savaşan, formasının hakkını veren bir takım izlemeliyiz.
Çünkü bu takım gerçek gücünü ortaya koyduğunda yenemeyeceği rakip yok.
Bunun için gereken tek şey, sahaya karakter koymak ve mücadeleden vazgeçmemek.


…………………..



BU MAÇ ÇOK KRİTİK


Trabzonspor’da Avrupa mesaisinin ardından gözler yeniden Süper Lig’e çevrildi. Bordo-Mavili ekibi Alanyaspor karşısında zorlu bir 90 dakika bekliyor.
Rakip, son haftalarda istediği sonuçları alamasa da Trabzonspor’a ters gelen takımlardan biri. Bu nedenle Fırtına’nın karşılaşmaya son derece dikkatli başlaması gerekiyor. Trabzonspor, ilk düdükle birlikte agresif ve baskılı bir futbol ortaya koyarak rakibin direncini kırmalı. Gerçek oyununu sahaya yansıttığı takdirde Alanyaspor karşısında istediği sonucu almakta zorlanmayacaktır.
Ancak üst üste yenilgiler alan rakibin bu maçı çıkış fırsatı olarak göreceği de unutulmamalı. Bordo-Mavililer, Alanyaspor’un sahada her şeyini ortaya koyacağını hesaba katmalı. Maça iyi başlayıp yüksek temposunu 90 dakikaya yaymalı.
Aksi takdirde bir başka puan kaybıyla karşı karşıya kalabilir.
Üstelik bu maçta yaşanacak olumsuz bir sonuç, Trabzonspor’un zirve yarışında ağır yara almasına neden olabilir.
Fırtına için hata yapma lüksü yok.


……………..

SALAH DİNLENMELİ


Trabzonspor’un yıldız oyuncusu Muhammed Salah’ın takıma sağladığı katkı tartışılmaz. Ancak yıldız futbolcunun zaman zaman dinlendirilmesi gerektiğini de göz ardı etmemek gerekiyor. Özellikle üst üste zorluk derecesi yüksek maçlara çıkan ve belli bir yaşa gelmiş oyuncuların fiziksel olarak yıpranması kaçınılmaz.
Bunun en net örneğini Freiburg karşılaşmasında gördük.
En önemli özelliği sürati ve patlayıcı koşuları olan Salah, bu maçta adeta sahada yürüdü. Alışık olduğumuz Salah bu muydu?
Kaçırdığı iki net gol pozisyonu da dikkat çekiciydi.
Kalitesi tartışılmaz bir oyuncunun bu fırsatlardan en az birini gole çevirmesi beklenirdi. Bana göre Salah’ın bu performansında yorgunluğun önemli bir payı var. Yıldız futbolcunun zaman zaman dinlendirilerek güç toplamasına fırsat verilmeli. Çünkü dinlenmiş bir Salah’ın Trabzonspor’a sağlayacağı katkı çok daha fazla olacaktır. Böylesine önemli bir yıldızı tüketmek yerine doğru zamanda dinlendirmek gerekiyor.


…………..


TRİBÜNLER BOŞ KALMASIN


Trabzonspor yönetiminin, maça gelemeyecek taraftarlara yaptığı “Kombinenizi devredin” çağrısının yeterince karşılık bulmadığını görüyoruz.
Bunun en önemli sonucu ise tribünlerin tam kapasite dolmaması oluyor.
Takımın başarılı bir grafik ortaya koyduğu bu dönemde tribünlerin boş kalması, Bordo-Mavili ekibin en büyük gücü olan 12. adamdan mahrum kalmasına neden oluyor. Trabzonspor’a gönül veren, takımının her şartta yanında olan duyarlı taraftarların, gidemeyecekleri maçlarda kombinelerini bir maçlığına da olsa yönetime devretmeleri gerekiyor. Böylelikle boş koltukların dolmasının önü açılırken hem kulübün maddi kazanç elde etmesi hem de takımın güçlü bir taraftar desteğiyle sahaya çıkması sağlanır. Unutulmamalı ki Trabzonspor’un en büyük güçlerinden biri taraftarıdır. Takım sahada mücadelesini verirken tribünler de üzerine düşeni yapmalı. Kombinenizi devredin, tribünleri boş bırakmayın.


………………..

FARK YARATAN
İSİMLER GEREK


Trabzonspor, kaliteli ve iyi bir oyuncu kadrosuna sahip.
Ancak sakatlıklar ve cezalı oyuncular devreye girdiğinde Bordo-Mavili ekip kadro sıkıntısı yaşıyor. Bu sorun son dönemde kendisini fazlasıyla hissettirmeye başladı. Bu nedenle devre arasına kadar mevcut kadrodan en yüksek verimin alınması büyük önem taşıyor. Ancak rakiplerin geniş kadroları da göz önünde bulundurulduğunda Trabzonspor’un devre arasında mutlaka takviye yapması gerekiyor.
Özellikle orta saha ve hücum hattına kaliteli isimler kazandırılmalı.
Fakat bu transferler kesinlikle sıradan oyunculardan oluşmamalı.
Yetersiz isimleri kadroya katmanın Trabzonspor’a maddi yük oluşturmaktan başka bir getirisi olmaz. Trabzonspor’un ihtiyacı olan, sahaya çıktığında fark yaratacak, kritik anlarda sorumluluk alacak ve takıma maç kazandıracak oyuncular.
Şampiyonluk hedefi varsa transferde hata yapma lüksü de yok.
Nokta atışı takviyeler yapılmalı, sırf kadro genişlesin diye transfer gerçekleştirilmemeli.