Trabzonspor, zorlu fikstürden kayıpsız çıkarak şampiyonluk yarışındaki iddiasını ortaya koydu. Ligde üst üste 4 galibiyet alan Bordo-Mavililer, yalnızca sonuçlarıyla değil, ortaya koyduğu futbolla da alkış topladı.
Çaykur Rizespor maçının ilk yarısı dışında bu süreçte sahada etkili bir görüntü sergileyen Fırtına, hak ettiği galibiyetlere ulaştı.
Şimdi sırada Gaziantep FK var.
Rakibin ligdeki konumu ne olursa olsun Trabzonspor’un sahaya aynı ciddiyetle çıkması şart. Çünkü bu ligde rakibi küçümsemenin, tempoyu düşürmenin ve baskıyı bırakmanın bedeli ağır olabilir. Rizespor karşılaşmasının ilk yarısı, bunun en açık örneği oldu. Zirve yarışında her puanın altın değerinde olduğu haftalarda hata yapma lüksü yok. Bordo-Mavililer, şampiyonluk hedefine yürümek istiyorsa her maçta temposunu korumalı, rakibine oyununu kabul ettirmeli ve mücadele gücünü son düdüğe kadar sahaya yansıtmalı.
Gaziantep FK karşısında da beklentimiz net.
İyi futbol, yüksek tempo ve 3 puan.
Fırtına, bu engeli de kayıpsız aşarak zirve yürüyüşünü sürdürmeli.
………………
KART ALARMI
Trabzonspor’da bazı futbolcular var ki yoklukları kolay kolay doldurulamaz.
Savic ve Nwaiwu da bu isimlerin başında geliyor.
Bordo-Mavili ekibin savunmasında önemli rol üstlenen iki oyuncu, Çaykur Rizespor maçına sarı kart sınırında çıktı ve karşılaşmayı kart görmeden tamamladı.
Ancak bu durum, ilerleyen haftalar için tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. İki oyuncudan en az biri Rizespor karşısında kart görerek cezasını çekebilir, böylece sarı kart yükünü sıfırlayabilirdi. Gaziantep FK maçında forma giyememek bir kayıp olsa da kritik haftalara ceza sınırı baskısı olmadan girmek önemli bir avantaj sağlayabilirdi. Savic ve Nwaiwu gibi kilit isimlerin şampiyonluk yarışının en kritik döneminde cezalı duruma düşmesi, Trabzonspor’u ciddi sıkıntıya sokabilir.
Bu nedenle hem teknik heyetin hem de futbolcuların kart sınırı konusunda daha dikkatli hareket etmesi gerekiyor.
Fırtına, böylesine önemli oyuncularını kritik maçlarda kaybetmenin bedelini ağır ödememeli
………………
DAHA FAZLASI LAZIM
Trabzonspor’da Aral Şimşir ve Noah Saviolo, ortaya koydukları performansla takımın önemli isimleri arasında yer alıyor.
Bordo-Mavili ekibin hedeflerine ulaşmasında bu iki oyuncunun katkısı büyük önem taşıyor. Şu ana kadar beklentileri karşılayan bir görüntü sergileseler de kendilerinden çok daha fazlası isteniyor. Hem ortaya koydukları futbolla hem asistleri hem de atacakları gollerle takıma daha fazla katkı sağlamaları bekleniyor.
Yüksek bonservis bedelleriyle transfer edilen iki oyuncunun, bu yatırımın karşılığını sahada vermesi gerekiyor. Aral Şimşir ve Noah Saviolo’nun önümüzdeki süreçte sorumluluklarını artırarak beklentilere en iyi şekilde yanıt vereceklerine inanıyoruz.
…………….
HAYDİ PAPARA PARK’A
Trabzonspor bu sezon özlemini duyduğumuz bir performans sergiliyor.
Ortaya koyduğu futbolla şampiyonluk yarışında iddiasını gösteren Bordo-Mavili ekip, taraftarının desteğini fazlasıyla hak ediyor.
Artık taraftarlara da büyük görev düşüyor.
Takım ayrımı yapmadan her maçta tribünlerdeki yerlerini almalı ve Fırtına’ya sonuna kadar destek vermeliler. Daha önce de ifade ettiğim gibi, yönetimin maça gelemeyecek kombine sahiplerine yaptığı devir çağrısı karşılıksız kalmamalı.
Stada gelemeyen taraftarlar, en azından bir maçlığına kombinelerini Trabzonspor’a devrederek tribünlerin boş kalmasını önlemeli.
Unutulmamalı ki Bordo-Mavili ekibin şampiyonluk yolundaki en büyük kozlarından biri taraftarıdır. Bu büyük hedefe ulaşmak için taraftarlar da üzerlerine düşeni yapmalı, takımlarını her koşulda yalnız bırakmamalı.
…………..
BU KAVGA YAKIŞMADI
Rize’de Çaykur Rizespor ile Trabzonspor arasında oynanan maçı takip eden Trabzonlu ve Rizeli gazeteciler arasında yaşanan arbede, hiç hoş olmayan görüntülere sahne oldu.
Gazetecilik; sağduyu, meslek ahlakı ve karşılıklı saygı gerektirir.
Sahadaki rekabetin meslektaşlar arasındaki ilişkilere yansıması ve kavgaya dönüşmesi kabul edilemez. Trabzonspor’un galibiyetinin ardından yaşanan bu olaylar, sporun ruhuna ve gazetecilik mesleğinin saygınlığına gölge düşürdü. Yaşanan gerginliğe neden olan kişiler uyarılmalı, benzer olayların tekrarlanmaması için gerekli adımlar atılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki rekabet sahada kalmalı, meslektaşlık hukuku her koşulda korunmalıdır. Trabzon’da dışarıdan gelen gazetecilere gösterilen misafirperverliğin, diğer şehirlerde de aynı şekilde karşılık bulması en doğal beklentidir.
Çünkü futbolda rekabet olabilir ama saygı ve meslek ahlakı asla kaybedilmemelidir.