Kolu kalkmıyor, gövdesi ağır. Koca bir çınar. Yummuş gözlerini hayata.

Bilmeden ne kadar can yakıyor, kalp kırıyor şu insan. Dönüp arkasına bakma zahmetine bile girmeden yürüyor öylece. Etrafında ne olduğu hiç önemli değil.

Müzik çalıyor kulaklarımda. Aşinayım bu şarkıya. Hadi beraber söyleyelim. Neden susuyor benliğim. Neden bitkin bedenim. Nedenlerim çok fazla. Soru sormaya korkuyor kalbim. Beynim mi olmalıydı doğrusu? Kavgalı ikisi de bir anlaşamadı. Kalbim diyorsa kara, beynim beyazdan yana. Ne garip. Garipsemişim her şeyi ondan sanırım.

Gözleri kan çanağı, gözlerim acır. Yarası ağır, yaram kanar. Hayat bile bitkin artık. Çok şikâyetçi var senden, bir çekip gitsen? Yaşamak istemiyorsa insan seni, tek çaresi mi ölmek? Ölmek bile suç ya aslında. Nefes almaya, gözlerimi kaldırıp gökyüzüne bakmaya bile korkar oldum.

Elini kıpırdattı. Yaşamaya çalışıyordu belli. Kimse neden yardım etmiyor. Doğru ya o ölmemişti, ölmek istemişti. Neden ama? Kendi hayatı değil mi sonuçta? Biri ölmüş, dünyadan bir nefes gitmiş kime ne?

Daha fazla devam edemem bir ölü beden ancak bu kadar konuşabilir. Ben ayrılıyorum nefesimde sizin olsun tek geriye kalanımda o zaten. Hadi kalk ve ışığı selamla. Kalk ve çık dışarı. Şafak söküyor gördün mü? Doğanın sesi de olmuş senin sesin gibi, sesim gibi.