Trabzon Valisi Recep Kızılcık alışık olunan farklı profillerin çok dışında bir vali portresi çizmeye devam ediyor.
Entelektüel,
İdealist...
Halkı iyi tanıyor!..
Bürokratları iyi analiz ediyor..
Devletçi ama değişimci!..
Proje üretmesini biliyor!..
Yönettiği şehrin atmosferini iyi analiz ediyor!..
Yaşamıyla, giyimiyle, etkinliklere katılımı ile sosyal hayatın hep içinde.
Doğru bildiğini karşısındaki kim olursa olsun söylemekten çekinmiyor!..
Yani kararlı!..
***
Arkadaşlar cumartesi günkü sayımızda günün aynasında güzel bir tespit yapmışlardı
Sadece yaşadığı, yönettiği şehir ile sınırlı kalmıyor.
Ülkeyi takip ederken, Avrupa’dan, Kafkaslara, ABD’den, Çin’e, kadar dünyadaki bütün gelişmelere hiç yabancı olmadığı gibi o gelişmelerin Türkiye üzerindeki yansımaları için de kafa yoruyor.
Değişen dünya düzeninin sonuçları ülkemiz üzerine nasıl yansıyabilirin hesabını iyi yapabiliyor.
Bunun adı, bir vali için dünya ile entegre olmak ise, evet!
Tabii bunu anlamak için de kendisiyle uzun soluklu bir sohbet yapmanız yeterli!.
Açıkçası Türkiye’nin yarınları için kafa yormasını çok iyi bilen bir devlet adamı profili karşımızda!
Ve..
Kırk yıl daha Trabzon’da kalacak gibi Trabzon’un bir dünya şehri olabilmesi için, projelerini ortaya koymaya çalışırken kullandığı şu sözlerin altı önemli çizilmeli:
“4000 yıllık geleneği olan Trabzon’u bütün dünya ile buluşturmak istiyorum.Çünkü Trabzon sadece Trabzonluların şehri değil, tarihi derinlikleri ile üzerinde yaşamış kavimlerle, kimliklerle, imparatorluklarla bütün dünya insanlarının şehridir!”
***
Hafta sonu gazetemizi ziyaretinde yaptığımız uzun sohbette bunu en iyi şekilde görürken klasik bir bürokrat, bir vali portresi içinde devletçi gelenekten dolayı korkuları ile yaşayan değil, değişen dünya düzeninde cesareti ile yerini almaya çalışan bir devlet adamı portresi karşımızda!..
‘Ben valiyim riske girmem, tartışma yaratabilecek sözler kullanmam’ türünden bir yaklaşım içerisinde hiç olmaması zaten farkını ortaya koyuyor.
Her vali gibi hiç kuşkusuz onun da eksikleri, eleştirisel yönleri vardır.
Bu da doğaldır; ama neyse o, içi de, dışı da göründüğü gibi!
Cumartesi günü gazetemizde sürmanşetten çıkan ‘Devletin de, hükümetin de valisiyim’ şeklindeki siyaseten her yöne çekilebilecek ifadeyi her valinin medyanın önünde kullanması da çok zor!..
Çünkü kuru yerden nem kapan bir ülkede yaşıyoruz!..
Korkuları yenmek bu olsa gerek!..