Dünyanın anasını ağlattık. Kendi egosunun dışındaki tüm tehlikelere burun kıvıran insan, yaklaşan tehlike için bana ulaşmaz rahatlığıyla durumu umursamıyor.
Oysaki dünya ömrünü doldurmak üzredir. Kanıt mı, okuyun aşağıdaki ilmi açıklamayı anlarsınız.

***
NASA'nın yayınladığı son rapor, Kuzey Kutubu'ndaki hızlı erimenin korkulacak düzeye geldiğini gözler önüne serdi. 17 Eylül itibariyle yapılan araştırma sonuçlarına göre Kuzey Kutubu'ndaki erime 1978 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda.
Toplamda yaklaşık 3 milyon metre kare alan kaplayan Kuzey Kutubu'yla ilgili açıklamalarda bulunan NASA araştırmacısı Nathan Kurtz, bugüne dek ABD'nin üçte biri oranında bir alanın eriyip yok olduğuna dikkat çekti ve uzun vadede bu kaybın daha büyük olacağını, bunun kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
Kutubun bu denli hızlı erimesindeki en önemli etken ise Kurtz'a göre küresel ısınmadan başka bir şey değil. Özellikle son yıllarda yaşanan ve ölümcül düzeye gelebilen sıcak hava dalgalarının kutupların erimesinde önemli rol oynadığı belirtildi.

***
Dünya yaşından değil, üstündeki insan başından ne çekiyorsa çekiyor. Havaya  fütürsüzca salınan gazlar, kullanılmaması gereken kimyasallar ve de tedbir konusunda bana dokunmayan yılan bin yaşasın atasözünün bütün insanlıkça içselleştirilmiş olması neticenin bugünkü toplamıdır.
Teknolojik gelişmede sınır tanımamak dünyayı düşünmekle atbaşı gitmiyor. Uzaya füze göndermek, binlerce uyduyla gökyü-zünü elektronik aletlerle doldurmak insan olmak  için yeterli deildir.
Çünkü hangi uyduyu yapmış olursak olalım hiçbiri henüz meleklerle temasa geçecek kadar ulvi bir kalbin mesabesine gelememiştir. Bütün bunlar bazı acı gerçeklerin not defteri gibidir. Eğer dünyalılar olarak kendimize acil çekidüzen veremezsek gidişat uçuruma doğrudur.
Yarın, bu kafayla gidilirse görülemeyecek kadar uzak bir zamandır. Artık herkes arsasını öbür dünyadan alsın.
 İnsanın doğaya, insanın hayvana ve insanın insana yaptığını kimse insana yapmamaktadır.
Vaziyet böyle sürerse veda zamanı çok yakın  çünkü..