Adrese teslim iş ilanları!..
Son günlerde özellikle bazı üniversitelerde yeni bir salgın var;
Adrese teslim iş ilanları..
Aranılan vasıflar öyle anlatılıyor ki, tam isabet!..
Örneğin,“Bordo-Mavi formalı bir Süper Lig takımında uzun yıllar forma giymiş, frikikleri ve penaltılarıyla ünlü ‘bombacı’ lakaplı birisi olacak.
Yahu arkadaş böyle bir ilan vereceğine nasılsa yetkin var, al Hami’yi başlat işe, kim ne diyecek!...
Niye boş yere bir de ilan parası veriyorsunuz ki?
Ah o postacılar!
Mektupları dağıtmadan önce adreslerine göre ayıran bir grup postacı, zarfın üzerine adres olarak ‘Allah’a’ yazılı bir mektup görünce meraklanıp açmışlar. Bakmışlar ki mahallede yalnız yaşayan yaşlı bir kadın çok sıkışık durumda olduğunu belirtip Allah’tan 100 lira istiyor. Kadının durumuna üzülen postacılar aralarında topladıkları 80 lirayı bir zarfa koyup kapısının altından evine atmışlar. Bir gün sonra bakmışlarki aynı teyze Allah’a bir mektup daha yazmış. “Acaba bu sefer ne diyor?” merakıyla yine açmışlar zarfı.
Bir de ne görsünler!..
‘Allah’ım’ diyor kadın ‘Bi dahaki sefere paramı meleklerle yolla. Bu postacılar 20 liramı çaldı!..”
Haksız mı?
Bakırcılar Çarşısı’ndaki tuvalette ‘Başkan’ lakaplı Hüseyin isimli bir amca vardı. Tuvaletten çıkan birinin kapının yanındaki tepsiye 100 lira (eski parayla) attığını görünce “Hop hoop baksana şuraya” deyip 200 liralık fiyat tarifesini gösterir. Adam, ‘ Ben küçük su döktüm, küçük su’ deyince Hüseyin amca patlar;
•Laa, açık çay içtin mi yarı parasını mı veriysın?
Olsa da denetim tamam, eski tas eski hamam!
Yakında maçlar başlayacak. Haliyle futboldan, futbolcudan başka bir şey yazamayacağız . Hazır elimizde fırsat varken futbolu ikinci plana atalım, gerçekle fıkrayı biribirine katalım.
Hem Muklama bu.
Pazılısı da olur, peynirlisi de, di mi?
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı zaman zaman bazı ürünler hakkında açıklamalarda bulunur, yapılan kontrollerde sağlığa zararlı olanları listeler halinde açıklar..
Açıklar da ne olur?
Hiçbişe olmaz.!
O ürünler yine piyasada satılır, tv’lerde, radyolarda çayır cayır reklamları yapılır.
“Arı görmemiş baldan yiyince kaşık kaşık,
Malkoçoğlu gelse atamaz senle aşık..
Bu organik şurupla hayal değil yaşamak yüz yıl,
Şu kremle kalmıyor hiçbir yerinde tek bir kıl..
At etinden sucuk, ölmüş eşekten salam,
İki günde cildi kaymak gibi Asiye halam..
Kimisi üç günde saç çıkartıyor,
kimisi dedemin babasını düz duvara tırmandırıyor!
Hele bir tanesi var ki paldır küldür gergedan! gibi dalıyor odaya.
Filmin en heyecanlı yerinde ‘paaat’ yayında, işlem tamam, ekran istila...
Almayanı dövecekmiş gibi bir ifadeyle başlıyorlar saymaya...
“Havada uçuruyor, yere kondurmuyor,
Düz duvara tırmandırıp fiyat sordurmuyor,
Bi defa koklanman yeter, coştukça coşuyorsun,
Tam küme düşecekken şampiyonlar ligine koşuyorsun!..”
Daha neler neler...
Allah muhafaza!.
Değil huriler, Nuriler bile tehlikede!..
Bu arada sakın yanlış anlamayın amaçları para kazanmak filan değil!
Maksat vatandaşa hizmet olsun!..
Yok yaa.
He valla helal olsun!..
Sporcular değil ilaçlar yarışıyor!
Hadi atletler ile haltercilere alışmıştık.
Hepsi değilse de çoğu, neredeyse idmana bile dopingsiz çıkmıyorlar!
Lakin adı üstünde er meydanı, üstelikte 652 yıllık gelenek Kırkpınar’a bile bulaştı meret!
Baksanıza bu yıl Kırkpınar’da başpehlivan olan Ali Gürbüz dahil 14 güreşci dopingli çıkmış.
Şimdi Ali Gürbüz’den altın kemer ile birlikte kazandığı 30 bin liralık ödülü geri alınacak, ayrıca iki yıl da hapis tehlikesi varmış.
İster misiniz doping için kullanılan ilaçları üretenler bunu fırsat bilip TV’lerde, gazetelerde reklamlara başlasınlar!
“Bizi kullananın sırtı yere gelmez.”
“At bir hap, altın kemeri kap.”
Belki de “Asıl kazanan biziz” diyerek eski başpehlivan Ali Gürbüz’den geri alınacak altın kemere talip olurlar ?
Rahmetli Atatürk acaba eksik mi söylemiş?
“Ben sporcunun zeki, çevik, ahlaklı ve de dopigsizini severim’’ mi demeliydi!..
Aldanma insanların samimiyetine ,
Menfaatleri gelir her şeyden önce,
Vaat etmeseydi Allah cenneti;
Ona bile etmezlerdi secde
Mehmet Akif Ersoy
Su işinin şakası olmaz
İl Özel İdaresince harcanılan 400 bin liraya karşın değil banyo yapacak, çamaşır bulaşık yıkayacak, abdest alıp yemek yapacak suyu bile bulamadıklarını söyleyip “Pislikten kokar olduk. Dere de olmasa hepten çürüyeceğiz” diye isyan eden Araklı’nın 1500 nüfuslu Değirmencik Köyü halkı “Kime gideceğimizi şaşırdık” çaresizliğiyle suya kavuşmayı bekliyor.
Kime gideceğinizi bilemem ama köyünüze su getirmek için yazacağınız dilekçenin altına şu dörtlüğü de eklerseniz umarın faydası olur!
Kerbela oldu köyümüz şaşırdık başvursak nereye
‘Su su’ diye sayıklarken düştük dereye,
Vuslat ne zaman , kavuşuruz inşallah seneye!..
Halvetsiz döneceğiz dedeyle neneye!.
Transferin sağlamı!..
Trabzonspor Ünyespor’dan Mehmet isimli futbolcuya talip olur. Transferini gerçekleştirmek için bir yönetici Ünye’ye gider ve Mehmet’i kulübünden ister.
Ünyesporlu yöneticiler ‘Hangisini’ derler, biz de iki Mehmet var da!.”.
Kısa bir süre şaşkınlık yaşayan bizim yönetici hata yapmamak için işi sağlama alır! ve Mehmet’lerin ikisini birden transfer eder!