Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü’nün Trabzon’da tartışma yaratan ve gündemi meşgul eden uygulamaları ile ilgili, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nun, önceki akşam Kuzey TV’de yaptığı açıklamalar üzerine yorum yapmak mecburi oldu.


Çünkü dünkü yazımızın da konusu buydu!


Sayın Belediye Başkanımız Gümrükçüoğlu, Karayolları’nın bazı işletmelerin önlerini bariyerlerle kapatması ile ilgili  kendisine yöneltilen soruya şöyle cevap vermiş;


“Bu Karayolları Bölge Müdürü’nün üzerinde bir konu. Genel Müdür Cahit Turan evladımız. Kendisiyle konuştum. Bana yasaları uyguladıklarını, önlem almadıkları için dava edildiklerini ve mahkemeleri kaybettiklerinden yakındı. Kanun değişmeli. Yani yukarıdan çözülecek mesele. Trabzon Bölge Müdürü’ne haksızlık etmeyelim”


Başkan, Bölge Müdürü’ne de sahip çıkarken topu yukarı atmış!..


Sayın Başkan’ın Karayolları Bölge Müdürlüğü’ne haksızlık yapıldığı yönündeki görüşlerine katılmam mümkün olmadığı gibi, Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün bu şehrin doğusundan batısına kadar, sahil şeridinde adamına göre nasıl uygulamalar yaptığını giderek, gezerek görmesini isterim. Ama Karayolları Bölge  Müdürlüğü, belediyenin bütün isteklerini harfiyen yerine getiriyorsa, belediyenin önünü her konuda  tam olarak açıyorsa o başka bir olay!


O da başkanın marifeti!


Bu nedenle de Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Karayolları Bölge Müdürü’ne sahip çıkması kadar doğal ne olabilir ki?


Ama ortada gerçekler var!.


Sayın Belediye Başkanımız bu şehrin ilk ve tek vakıf üniversitesi olan, her bürokratın, her Trabzonlunun  sahip çıkması gereken bir  eğitim kurumunun, Bakan Erdoğan Bayraktar’ın da isminin verildiği kampusünün girişinin Karayolları tarafından dubalarla kapatılması ve bunun aylardır sürmesi  hakkında ne düşünüyor diye merak ediyorum?


Başbakan’ın Trabzon’a gelişinde Rize’ye geçerken, bu dubaların özel olarak kendisine, Karayolları’nın en önemli icraatı olarak gösterilmesi gerekir(!)                    

   

Öyle de olmalıdır!


Bakalım ne der!


Belediye Başkanımız ayrıca  ‘Bölge Müdürü’ne haksızlık yapmayın’ diyor. Ama ortada apaçık bir gerçek var! O gerçek de Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün yaptığı  çifte standart uygulamalardır. Çözüm değil çözümsüzlük üreten, ‘Ya buraya böyle yaptınız ama bakın buraya yapmadınız?’ dendiği zaman adamına göre yöntem bulan, işini yapmak istediği için kılıfını iyi bir şekilde hazırlamayı, yasanın orasından burasından çözüm bulmayı iyi bilen anlayışıdır.


Adamına göre üstgeçit projeleri  en açık örnektir. Yıldızlı Güven Hastanesi önündeki üstgeçit projesinin 4-5 kez isteğe göre değişmesini bilmeyen, görmeyen, duymayan var mı?


Allah var..


O konuda uzmanlar!..


Bu nedenle bu şehirde adamına göre uygulama yapmadığını söyleyecek, elini vicdanına koyacak kaç kişi var! Yapacağı uygulamanın kime dokunacağını, kime dokunmayacağını, kime çözüm bulacağını, kime bulmayacağını, kimden zarar geleceğini, kimden gelmeyeceğini iyi bilmek de büyük bir marifettir!..


Başkanın ‘Bölge Müdürlüğü’nün üzerindeki bir konu’ sözleri ise olsa olsa  sadece kurtarma ve savunma  refleksidir. Bir bürokrata, bir kuruma sahip çıkmak güzel de   Artvin’den Samsun’a kadar karayolları yol güzergahlarında yaşanan adamına göre muamelelere iyi bakmak, daha  güzel olmalı Sayın Başkanım!


Bunları tek tek fotoğraflatıp gönderelim...


Bir yasa, bir yönetmelik varsa o herkese eşit uygulanır. Eğer  yasadan yana çözümü varsa, o çözüm    adamına göre uygulanmaz. Veya yapılan bazı işgaller adamına göre görünür veya görünmez!


Dünkü yazımda belirttim.


Bu köşeden her zaman kendi adımıza değil, millet adına seslendik, seslenmeye de devam edeceğiz. Bu şehirde yaşayan insanlar arasında adamı olan, adamı olmayan diye ayrım yapıp, hizmet getirmeye çalışan, garip gurebanın hakkını hukukunu adeta yasa yerine koyan, yatırım yapmak, istihdam yaratmak isteyen iş adamlarını desteklemek, onlara devletin bir kurumu olarak kolaylık sağlamak yerine, önlerine hem de jandarma da getirerek barikat kurmaya çalışanlara karşı mücadelemiz her zaman sürecek!


 Trabzon tam önünü açmış, şehir merkezi, ilçeleri, beldeleri, köyleri ile hizmet olarak istediği yatırımları almaya başlamışken, bu şehre dışarıdan gelen ve yarın gidecek olan bürokratların bu şehrin insanının, bu şehrin iş adamının önünü kesmeye ne hakları var, ne de hukukları!..


Bakın bir dostum geçen gün Tekirdağ’dan geldi. Trakya’da bir iş adamı tarafından Karayolları üzerinde açılan, istihdam yaratan yöreye özgü bir işyeri için, Karayolları Bölge Müdürlüğü önüne bariyer kurmak yerine, sorunu çözmek ve kolaylık sağlamak için ekstra yol bile yapmış.


Önemli olan yasa, tüzük, o, bu, şu değil, zihniyettir!

Niyettir, niyet!

Niyetin  yoksa engel çıkaracağınız iş için, adama kırk dereden kırk su getirtirsiniz!

O nedenle de bizim derdimiz üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil!


Bu şehrin üzümü de bu şehre yatırım yapan, hizmet getiren, istihdam yaratan insanlardır. Onlara da sahip çıkmak, onların önünü de açmak, çözümler üretmek bu şehirde görev yapan her bürokratın her yöneticinin görevidir.


Yasa, tüzük diyorsunuz. Bu ülkede hala 80 anayasası ortada. Ama o anayasayı uygulayan kaldı mı?


‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ sözünü bunlar ters anlamış!


Adamına göre çözüm yok, çözümsüzlük var..


Kapat Avrasya’yı, kapat işyerini!


Karayolları çok yaşasın!..


Aman biz yine de haksızlık yapmayalım!..