2 eylül 1980 darbesinin ardından 1983 genel seçimleriyle tek başına iktidara gelen ANAP 1984 yerel seçimlerinde yurt genelindeki büyük şehir belediyelerinin %80 kazanmıştı.

Üst üste iki seçim kazanan ANAP 1989 yerel seçimlerinde başta İstanbul, Ankara, İzmir olmak üzere yurt genelindeki tüm belediyelerini kaybederken, bir tek Bayburt belediyesini kazanmıştı.

SHP Nurettin Sözen’le İstanbul, Murat Karayalçın ile Ankara’yı ,Yüksel  Çakmur’la İzmir’i, Muzaffer Önder ile Samsun’u kazanmıştı.

ANAP oyları %21.75’e düşünce merhum Turgut Özal soluğu Köşk’te almış, Başbakanlığa atadığı Yıldırım Akbulut ise tutmamıştı.

İlk genel kurulda Mesut Yılmaz Genel Başkanlığı alıp, Başbakanlığa atanarak kurduğu ilk hükümetle genel seçimlere18 ay kala aldığı erken seçim kararıyla 1991 genel seçimlerinde Başbakanlık koltuğunu Süleyman Demirel’e  teslim etmişti.
Merhum Özal’ın ani ölümüyle yıllardır köşk hayalleri içinde yanan ancak askerlerden fırsat bulamayan Demirel, Köşk’e çıkmıştı. Prof.Dr Tansu Çiller partinin başına geçmişti. SHP’de ise Genel Başkan merhum Erdal İnönü koltuğu Murat Karayalçın’a devretmiş; ardından CHP kurulmuş, başına Deniz Baykal geçmişti. SHP CHP olmuş; DYP-CHP iktidarında akşamdan zengin yatan, sabahtan fakir kalkınca, Baykal ile bu işin yürümeyeceğini anlayan Başbakan Prof,Dr Çiller hemen genel seçimlere gitmiş, 1995 genel seçimlerinden ANAYOL Hükümeti çıkmış, Prof Dr Çiler hükümet dışında kalırken partisi hükümet ortağı olmuştu..

Başbakanlık koltuğuna ikinci kez oturan Mesut Yılmaz ‘ben çamurun üstünde oturmam’ deyince ve hükümeti bir kez daha yıkan Prof Dr Çiller Refah Yol hükümetinin kurulmasını sağlamıştı.

Tüm  yaygın medya merhum Başbakan Prof.Dr. Erbakan’a yüklenmiş,ülkenin fazla gerildiğini gören Başbakan  Erbakan BBP lideri merhum Muhsin Yazıcı oğlunun da desteğini alarak görevi DYP Genel Başkanı Prof.Dr Tansu Çiller’e devretmek istemişti.

Baş aktör Cumhurbaşkanı Demirel,   Çiller’in yeniden Başbakan olmasını engellemek için arkasında meclis çoğunluğu bulunan RP+DYP+BBP’yi yok sayıp, hükümet etme görevini meclis çoğunluğu olmayan ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a vermişti.

Başbakan Yılmaz’ın kurduğu ANAP + DSP+DTP ve CHP’nin dıştan desteği ile ANASOL-D hükümeti DYP’nin getirdiği tüm bürokratları görevden alma kararnamelerini Cumhurbaşkanı Demirel büyük bir zevkle imzalamıştı.

Bu hükümet bir müddet sonra CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın dıştan desteğini çekmesiyle yıkılınca, TBMM’de 55 milletvekili bulunan merhum Ecevit’e hükümet kurma görevini vermişti. Merhum Ecevit DYP’nin desteğini alamayınca önce görevi iade etmiş, baş aktör Cumhurbaşkanı Demirel, TBMM’de onca üniversite mezunu varken ‘DYP’yi  bitirecek adam’ olarak gördüğü Yalım Erez’e Başbakanlık görevini vermişti.

Erez DYP lideri Prof. Dr Çiller tarafından dışlanınca, görevi iade etmiş ve hükümet kurma görevi tekrar Bülent Ecevit’e verilmişti.

55 milletvekili ile 56’ncı Cumhuriyet hükümetini ANAP,DYP,CHP desteğiyle kuran Bülent Ecevit’in kucağına bebek değil, ancak bebek katili Abdullah Öcalan paketlenip konunca 1999 genel ve yerel seçimlerinde birinci parti olarak çıkmış ve DSP-ANAP-MHP Hükümeti ANASOL-M hükümeti kurulmuştu.

Merhum Ecevit yaşlıydı ve hastaydı, Başbakanlık yapacak hali de yoktu, takatı da!

Ve  bakanlar kurulu hastanede toplanmaya başlamış, kasayı alan merhum Ecevit’e fırlatmış, yetmemiş TBMM dışından getirdiği Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de anayasa kitapçığını merhum Ecevit’e fırlatınca DSP ikiye bölünmüştü!
Oyun içinde oyunlar oynanıyordu..

Durumdan vaziyet çıkaran MHP lideri Dr Devlet Bahçeli erken seçim kararını alarak AK Parti’yi  tek başına iktidara taşımış ve yetmemiş AK Partili  bir Cumhurbaşkanının seçilmesini de sağlamıştı.

Bir gecede yıkılıp kurulan hükümetleri gören, koalisyonlardan bıkıp usanan ve  ‘Bu ülkeden bir çakıl taşı vermem’ diyen vatandaş şimdi  Güneydoğu’da olan bitenleri seyrederken  ‘İSTİKRAR ADINA’ AK Partiye, Başbakan Erdoğan’a oy veriyor .
Bu böyle biline..