Herkesin bildiği bir konuyu bugün bu sütunlarda biraz daha farklı boyutlarda sizlere aktarmak istiyorum.
Konumuz Kahramanmaraş Caddesi’nin trafiğe kapatılıp, kapatılmaması.
Haydaa!..
Yine mi bu konu!.. Dediğinizi hisseder gibiyim. Meraklanmayın konu bu ama çözümünü üretmeye çalışıyoruz.. Bu nedenle geçen yıl Ankara’da bir sohbet sırasında şahit olduğum konuşmadan yola çıktım. Olay şu şekilde; Ankara Kızılay’da bulunan Atatürk Bulvarı’nın yaya trafiğine kapatılması gündeme gelmiş. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de ‘Kapatılmalı’ demiş.
Velhasıl..
Gökçek’in bu istediğine vatandaş sert yanıt vermiş ve ‘Kapatılmaz’ denilerek karşı çıkılmış. Hatta ‘kapatılmaması için’ yürüyüşler olmuş. Başkan Gökçek de güzel bir fikir üreterek Atatürk Bulvarı için referandum yapma kararı almış. Vatandaş da Gökçek’in bu kararını uygun görmüş ve referandum yapmış. Kızılay’a sandık kurulmuş.. Referandum sonucunda vatandaşın istediği olmuş.. Atatürk Bulvarı yaya trafiğine kapatılmamış.

Bu konu aklımı kurcalarken, sonuca ulaştırma isteği duydum. Trabzon’daki polemiklerden yola çıkarak Kahramanmaraş Caddesi’nin trafiğe kapatılmasını istemeyen ve bu konuda oldukça ‘sert’ açıklamalar yapan Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Turan Altuntaş’ı aradım.

Altuntaş’a Ankara’da yapılan referandumu aynı şekilde anlattım. Altuntaş bana, “Kahramanmaraş’a sandık kurulabilir, referandum yapılabilir, halka sorulabilir” dedi. Ve ekledi, “Biz kapatılmasın demiyoruz. Benim yaptığım açıklamalar da oldukça çarpıtıldı. Ortada bir proje yok. Projeyi yapalım gelip konuşalım. Alternatifi üretelim, sonra da kapatalım” dedi.
Bu sözler geçtiğimiz hafta gazete sayfalarında okuduğunuz Turan Altuntaş’a ait..
Önceki okuduğunuzdan daha farklı değil mi? Aslında farklı değil!..
Evet devam ediyorum..
Başkan Altuntaş diyor ki;
“Ben herkese seslenmek istiyorum. Hepimiz Trabzon’da yaşıyoruz. Herkes Trabzon için çalışıyor.. Ahmet Metin Genç benim kardeşimdir. Ayrıca partimin de başkanıdır. Söylediğim sözler o kadar çarpıtıldı ki dışarıdan gören savaş var zanneder. Tek istediğimiz alternatifin bulunması. Bu konuda gerekli adımlar atılırsa tabii ki cadde kapansın, halka sorulsun referandum yapılsın. Hatta şehir içini tümüyle trafiğe kapatalım. Trabzon nefes alsın!.. Ama bunları yaparken alternatifleri oluşturalım”
Başkan Altuntaş içinden geçenleri aynen bu şekilde bana aktarıyor. Çok da samimi bir biçimde.. Altuntaş şöyle devam ediyor, “Şuan düşünün caddenin kapatıldığını. Bu vatandaş nereden dolmuşa binecek. Nereden Tanjant’a, Boztepe’ye çıkacak. Bunları düşünelim. Sadece cadde esnafı değil bu tüm Trabzon’un sorunudur” diyor.
Yani Altuntaş hem referandum yapılmasına hem de caddenin kapatılmasına ‘tamam kapatılsın’ diyor.
Ama sadece
alternatif istiyor!..

DEMOKRASİ KONUŞSUN!

Ben bu referandum konusunu tutum, sokakta da yakın çevremle ve bulunduğum sohbetlerde tanıdığım tanımadığım tüm arkadaşlarla paylaştım. Hepsi Ankara’da yapılan uygulamayı Trabzon’da ‘En iyi yol’ olarak gördü. 20 yıl Ankara’da belediye başkanlığını yürüten Melih Gökçek halkın sesini dinleyip sandık kurmuşsa; bizim sokaklar da her zaman rastladığımız belediye başkanlarımızdan öte ağabeylerimiz de vatandaşın bu istediğine ve sesine kulak verecektir. Eminim ki Trabzon’daki tüm siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları da ‘referandumu’ destekleyecektir. Şimdi herkes susmalı;
Demokrasi konuşmalı!