Sahte fatura düzenleyenler hakkındaki tespitlerin (sahte fatura düzenlediğinin) kesinleşmesi haline yönelik getirilen düzenlemeler...
Diğer bir teminat isteme durumu ise, yukarıdaki durumda olmayanlar (yani sahte fatura düzenleyen ancak işe başlama bildiriminde bulunmayanlar) için yapılan düzenlemedir. Bu düzenleme VUK'a eklenen 153/A maddesinin dördüncü fıkrasında yer almakta olup, buna göre, sahte fatura düzenleyip tekrardan işe başlama bildiriminde bulunmayanların sahte fatura düzenlediğinin KESİNLEŞMESİ HALİNDE (kesinleşmeden kasıt, alt derece mahkemenin vereceği karar olmayıp üst derece mahkemenin vereceği karar anlaşılmalıdır), keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde 6183 sayılı kanunun 10'uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev'iden 50.000.-Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın yüzde onundan az olmamak üzere yazıyla otuz gün içinde teminat göstermesi istenecektir.
Teminat verilmeyecek olursa sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilecek ve mükellef adına teminat alacağı tahakkuk ettirilecektir. Bu teminat alacağı gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre zorla tahsil edilecektir.
Yukarıdaki durumda, teminat alınmasını takip eden takvim yılının başından itibaren beş yıl içinde sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılması hariç 359'uncu maddede sayılan sayılan fiillerden herhangi birinin işlendiğinin tespit edilmemesi halinde alınmış olan teminat başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla mükellefe iade edilecektir.
Ancak, söz konusu fiillerin işlendiğinin tespit edilmesi halinde; vergi borçları ile işlenen fiilden doğan vergi borçları teminattan mahsup edilir, ayrıca mükelleften tekrardan yukarıda ele alındığı gibi teminat istenir. Teminat verilmeyecek olur ise, sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilecek ve mükellef adına teminat alacağı tahakkuk ettirilecektir. Bu teminat alacağı gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre zorla tahsil edilecektir.
359'uncu madde uyarınca fiilleri işledikleri ya da fiillere iştirak ettikleri kesinleşenler ile tekrardan mükellefiyet tesis ettirenler fiilin işlendiği tarihten itibaren beş yıl süreyle hiçbir surette vergi teşvik ve desteklerinden yararlanamayacaklardır.
Öncelikle belirtelim ki, inceleme elemanının raporunda sahte fatura düzenleme olayını tespit etmesi üzerine vergi dairesi VUK 160/3 fıkrası uyarınca terkin işlemini gerçekleştirmektedir. Burada mahkeme aşaması yani sahte fatura düzenleme fiilinin gerçekleştiğinin kesinleşmesi beklenmemektedir. Bu anlaşılabilir ve yerinde bir düzenlemedir. Çünkü, işi sadece sahte fatura düzenlemesi olanlar mükellefiyet terkin edilmeyecek olursa sahte fatura düzenlemeye devam edeceklerdir.

Değerlendirme
Bu noktada önemle vurgulanması gereken husus kanaatimce düzenleyen bu işi para kazanmak için yapıyor ancak kullanan ise vergi kaçırmak için sahte fatura kullanıyor. Olayın tek tarafı değil, iki tarafı vardır. Diyelimki, bir şirket sahte fatura düzenleme işi yapıyor ve bir yılda KDV hariç 5.000.000.-TL sahte fatura düzenlemiş olsun.
Bu işten sahte faturayı düzenleyenlerin %10 kazanç elde ettiğini varsayarsak 500.000.-TL, %5 kazanç elde ettiğini varsayarsak 250.000.-TL gibi bir kazaç elde edeceklerdir. Ancak, bu sahte belgeleri kullanan veya kullananlar (kurumlar vergisi mükellefi olmaları varsayımıyla) (5.000.000.x%18=) 900.000.-TL KDV ve (5.000.000.x%20=)1.000.000.-TL Kurumlar Vergisinden kaçınmış olacaklardır. %5 komisyon ödenmesi halinde sahte faturaları kullanan ya da kullananların elde ettiği kazanç ((900.000.+1.000.000)-250.000=) 1.650.000.-TL ve %10 komisyon ödenmesi halinde ise, 1.400.000.-TL olacaktır.
Görüldüğü üzere sahte fatura olayında iki taraf bulunmaktadır ve kullanan tarafın elde ettiği kazanç çok daha yüksek olmaktadır. Sahte fatura düzenleme fiili ciddi bir suçtur ve sahte belgeleri kullananlar devletten vergi kaçırarak kendi lehlerine haksız rekabet yaratmaktadır. Hem devletin vergi kaybı doğmakta hem de sahte belge kullanmayan düzgün mükellefler alehine haksız rekabet oluşmaktadır.