Vay be!
Sen de mi UEFA!
Hadi devletin polisinin, savcısının başka işi yoktu da(!)
Seni kim gerdi, derdin neydi!
***
Demirören ve Ş. Erzik de ortalarda yokmuş.
Fenerbahçe’yi kıskanıyorlarmış.
İnfantino ve Platini “üzerimizde baskı var” diyormuş!
Hesap-kitap.
Kelleler falan, filan...
“Kalemi alamazlar, FB kalesini de...”
“Fenerbahçe’yi ele geçirmeye çalışıyorlar”
“Doğruları yazın!”
***
Başkanlığı elinden alınan adamın, ruhsal savunma mekanizmasını ne kadar geliştirdiği bu cümlelerden çok rahat anlaşılıyor.
Bu, o’nu sevenlerin- o’na inananların gerçek yüzünü görmemeleri adına yapılan sağlıksız bir savunma tipidir.
Bir nevi kendini düşünen adamın, yumurtasını pişirmek için köyü yakması gibi bir şeydir.
Cümleleri yalan makinesine koy, dişli-mişli kalmaz; cihaz iki dakikadan fazla çalışmaz.
Makineyi icat edenler garanti süresi dahi ver(e)mezler!
***
UEFA da ele geçirilmiş!
Bildiği yöntemle-metotla işini halledenler, dünyada tüm işlerin bu şekil yürütüldüğünü-yürütülebileceğini sanırlar.
UEFA da çatırdayacakmış.
Herkes görecekmiş.
Türkiye’de daha önce bazı şeyleri gördük ya! Onun gibi bir şey galiba.
***
6 Haziran 2012’de İsviçre’de “ Şike süreci bitti” müjdesini veren, ülke futbolunun başına çorap ören Demirören’i soruyor?
Haksız da değil hani(!)
Zira bizler de merak ediyoruz:
Öyle ya “ Onur kırıcı” eylemin sebebini UEFA’ya sormalı, TFF’nin Başkanı.
“Erzik mi” demişti, her şeye bir bahanesi olan eski başkan?
Erzik daha ne yapsın?
Savunulacak bir tarafın(ız) mı kaldı. Hangi tarafın(ız)dan tuttuysalar, tutanların elinde kaldın(ız).
***
UEFA, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile bu iki kulübün 7 yöneticisi hakkında açtığı disiplin soruşturmasını TFF’ye lüzum görmediğini biliyor musunuz? Siz istediğiniz kadar masal anlatın, vatandaş yemiyor; neyin ne olduğunu biliyor.
Sadece Aziz Yıldırım değil, herkes kendi derdine düştü, kendini kurtarma peşinde. Gaziantepspor eski Başkanı Celal Doğan’ın arkadaşlığı ise şimdilik 4’te 3’lük!
Duymuşsunuzdur; 4*4 arkadaşlığı olan İlhan Cavcav bile çark ermek zorunda kaldı.
***
Ah ulan devkuşu, işine gelirse ben kuşum yük taşıyamam; işine gelmiyorsa deveyim, uçamam dersin...
“Tilkiyi kurnaz yapan dehası değil, kurduğu yalana inanan z‘av’allılardır”
Aslanlar kendi hikâyelerini yazana dek avcıların palavralarını dinlemek böyle bir şey olsa gerek. Sahi iki gözüm, bu aralar şu malum şeytan’ı göreniniz, yerini bileniniz var mı? Bazılarınız diyebilir: “ Azaptadır!”
Bizce “Yastadır”