Türk futboluna ömrünü veren,  Trabzonspor ile adı özdeşleşmiş Bursaspor Teknik Patronu Şenol Güneş'in dün İstanbul'da Vefa Stadı’nda oynamaya mahkum edildiği maçtan sonra futbolu yönetenlere karşı isyanını görünce bir şeyler yazmak gerektiğini hissettim..
Ah hocam ah, dedik!.
Kaç kez isyan ettin!..
Duyan oldu mu?
Trabzonspor'da biri 1996 diğeri 2011 yılında göz göre göre şampiyonluğu çalınan takımın teknik direktörü sen değil miydin!
Yani boşuna isyan hocam!..
Burası Türkiye..
Görülüyor ki;
Değişen bir şey yok..
Haklıların değil, güçlülerin öyle veya böyle kazandığı ülke!..
       
***

Şenol Hoca’nın sözlerine geleceğiz..
Ama önce tabloya göz atalım.
Şöyle bir bakıyorum futbolumuza!..
Yok efendim tribünler boşmuş..
Yok efendim Passolig nedenmiş!.
Yok efendim futbolun kalitesi sıfırlanmış!.
Geçiniz..
Ektiğimizi biçiyoruz..
Manzara ortada, neyimiz sıfırlanmamış ki!
Türkiye'de futbol bitmemiştir, bitirilmiştir arkadaş!..
Bu işin lamı cimi yok, bu açık ve net  ortadadır..
2010-2011 sezonu, bitirilen futbolumuz için acı bir milat olmuştur!..
Güzelim futbolun içine edilmiştir!
Haklı olanların değil, güçlü olanların kazandığı ülke olduğumuz belgelenmiştir.!
Şike yapıldığı bütün yargı kararları ile belgelenen, ardından UEFA'nın bütün yargı kararları ile onaylanan takımlar resmen korunup kollanmıştır.
Çünkü futbolu yöneten uzaktan kumandalıların başını deve kuşu misali  kuma gömerek değil  'gömdürülerek'  hareket etmesi, Türkiye'de aklıselim  dürüst insanların futbola olan sevgisini de inancını da resmen bitirmiştir!..
Tüketmiştir!.
Bugün ektiğini biçen bir Türk futbolu vardır!..
Boş tribünler bir isyandır aslında!..
Eskiden çok gizliyken bu kez şeffaf bir şekilde yapanın yanına kar kalan bir futbol düzeninin olduğu, sadece Türkiye'de değil dünya spor kamuoyu önünde de belgelenmiştir.
İstanbul'un 3  kulübünün bu ülkede  nasıl resmen kollandığı, nasıl ayrıcalıklı olduğu açık ve net ortaya çıkmıştır!
Garibansan, Anadolu kulübü isen, Anadolu'da oynayan futbolcu isen   ikinci bile değil üçüncü sınıfsın!..
Bakın bugün lige!
Devran aynen dönüyor..
Ders alan yok!..
Değişen bir şey yok!..
Yine güçlüler kazanıyor!..
Tablo ortada dedik..
TFF Profesyonel Disiplin Kurulu  ve  dolayısıyla 'Masada güçlü olan kazanıyor'u gören taraftarlar, bütün hakem hatalarının yine İstanbul takımlarının lehine devam ettiğini görüyor. Bunun üzerine Anadolu isyan ediyor..
Neler yaşandığını herkes görüyor!
Trabzonspor da dahil, bütün Anadolu takımları bu ligde figürandır!
Acı ama gerçek budur!..
Ne kadar bağırsalar, ne kadar çağırsalar boşunadır!
Çünkü arkaları boştur!..
Sahipsizdirler!..
'Adalet mülkün temelidir' sözünü futbola indirgediğimiz zaman ne yazık ki bu güzel söz Anadolu takımları lehine işletilmemektedir!..
Şike süreci sonunda yargı kararlarına saygı duyulmaması neyi anlatır!
Hukuk ülkesini mi, güçlülerin ülkesini mi?
Dürüst, namuslu, kalbini Türk futboluna veren insanların bu manzara karşısında isyan etmemesi mümkün mü?
Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali bir manzara ne yazık ki  ülkeye hakimdir!.
       
***

Başlangıçta  Şenol Güneş'in  isyanını demiştim.
 Güneş’in dün takımının İstanbul'da oynadığı kupa maçından sonra yaptığı açıklamalara hak vermemek mümkün mü?
Karagümrük ile Vefa Stadı'nda suni çimde oynanan maçtan sonra basın toplantısı için gazetecilerin yanına giden Güneş, bir toplantı odasının olmamasına da tepki göstererek, TFF'ye yönelik şunları söylüyordu..                                                                                                                                    
“Hiçbir şey hazır değil ve maçı buraya alıyorsun. Bütün yanlışları yap, benden hoşgörü bekle. Kafana göre maçla ilgili 1 gün önce, bana buraya geleceksin diye tebligat yolluyorsun. Kurullarıyla hata yapan federasyonun hatalarını benim oyuncularım çekiyor. Sakatlanan o iki oyuncuya yazık değil mi?
Bunlar milli takım oyuncusu. Onlar da eğer özgürse milli takıma gitmeme hakkını kullanmalı. Eğer sen beni kullanıyorsan, ben de hakkımı kullanabilmeliyim.
Sen beni bu sahaya süremezsin. Sakatlık riski olduğunu söyledik.
Hadi Beşiktaş'ın maçını buraya alsınlar. Bakayım saat 12.00'da oynatabiliyor mu?
Buldunuz gariban takımı üstüne üstüne geliyorsunuz.
Kurumlar, kurullarını gözden geçirsin.
İyi gitmiyoruz.
Futbolu kötüde birleştirmek yerine iyide birleştirelim, kaliteli futbol oynatalım. Futbol bu anlayışla gelişmez.
10 gündür federasyon bize bir cevap vermiyor.
Bu nasıl bir kurum, kuruluş?
Zekeriya Alp en namuslu adamdı, istifa etti. Dürüstler gidiyor, kötüler kalıyor”
       
***

Şenol Hoca’nın isyanına katılmamak mümkün mü?
Her bir cümlesi tokat gibi!..
Ama baştan dedik ya!
Ne yazık ki boşuna isyan hocam..
Şike ile çalınan şampiyonluğunun belgelendiği ülkede bu isyan devede kulak kalıyor!
Daha bitmedi..
Doğruyu söyleyeni dokuz köyden  kovarlar misali cezaya hazırlan..
Hocam unutma;
Thoreau'nun güzel bir sözü var..
“Haklıların mahkum edildiği ülkede bütün doğruların yeri cezaevidir”
Aman dikkat!..