Bugünlerde moda 1461 Trabzon...
Bakıyorum da, Trabzon’da futbolla ilgilenen kim varsa, bu gençlerin peşinden koşuyor.
Artık Trabzonspor’u yönetenlere akıl verenler mi, o gençlerin muhteşem yeteneklerini anlatmaktan mürekkebi biten kalemler mi, konuşmaktan boğazı kuruyanlar mı ararsınız!
Hepsi bu arenada mevcut!
Bunlara acıyorum, onlar adına üzülüyorum!
1461 Trabzon’a bakan, Teknik Direktör Mustafa Akçay ve sahada mücadele eden gençleri görüyor! Sanki bir mucizenin doğduğunu düşünüyor. Zaten görme yetenekleri bu kadarla sınırlı! Bunların büyük bölümünün önünü göremeyecek kadar kör olduklarını da biliyorum!.. Oysa bu başarının altında Trabzon insanının dinamizmi var. Bu başarının mimarları arasında harika bir yönetim var. Suat Şen başkanlığında mükemmel bir ekip çıkmış ortaya...
Ve menajer Serkan Ünver’in de perde arkasında ne kadar önemli rol oynadığını bilemez, göremez bunlar!
Doktorundan masörüne ve malzemecisine, kulüp personelinden yardımcı antrenörlere kadar herkesin başarıda payı olduğunu düşünüyorum. Ve hepsini kutluyorum. Tümüyle ilgili sayfalar dolusu yazsam yine yetmez ama benim asıl gelmek istediğim nokta başka...
Ama onların bir sonuç olduğunu da biliyorum. Biraz ilgi, az buçuk sevgi, sistemsel çalışma sonucu Trabzon’un çok daha büyük işler başaracağına inanıyorum.
Ve sadede gelmek istiyorum
**
Hani bizden bir şey olmazdı!
Daha düne kadar Trabzon gençliğine, eğitimcisine, yöneticisine inanmayan bir toplumla karşı karşıyaydık.  Ben ve benim gibi birkaç kelaynak (!), ‘Bırakın futbolcu ithal etmeyi kendi öz kaynaklarımızdan üretelim ve büyüyelim. Çünkü Trabzon’da futbolcu tarlası var. Bu tarlayı beslersek, harika ürünler ortaya çıkar.  Hem 1970’lerde olduğu gibi onlarla başarıyı yakalarız. Hem de ekonomimiz duvara toslamaz ve milyonlarca Euro yerli yabancı ve yabancı çöplüğünde heba olmaz’ diyenler, ‘Dinozor’, ‘Çağın gerisinde kalmış, bir küçük azınlık’ olarak aşağılanıyorduk.
Tam 30 yıldır bu politikanın hayata geçmesi için dil döken, yazmaya çalışan biri olarak yine kalem oynatıyoruz. Yönetenlerin, yönetilenlerin, yazan ve çizenlerin büyük bölümünün öz kaynak modeline dönüp bakmadığı günlerde, bizim bu modelde diretmemizin hayal dünyasında gezmekle ilgisi yoktu. Trabzon futbol tarihini biraz olsun doğru okuyanlar, Trabzonspor olmadan önce de bu kentte müthiş yeteneklerin olduğunu görmesi zor değildir. Bu kulübü yönetenlerin yabancı hayranlığı başladığı dönemlerde de yine bu kentin yetenekli, arzulu, aç, forma aşkıyla dolu gençlerinin nasıl heba edildiğini görmek için kahin olmaya da gerek yoktu.
Sadece, tarih bilgisi olması, biraz bilimsel, biraz geniş açıdan bakmak yeterliydi. Ama bunu bile yapamadı bu kentin dinamikleri...