Ben değil fizikçiler söylüyor.
1 kilogramlık bir kütle, 1 metre yükseklikten düştüğünde; 9.8 Newton’luk bir iş yapmış oluyor.
Dolayısıyla günümüzün dehaları, bu düşüşü enerjiye çevirmek için kafa yordular ve şunu hesapladılar.
Net düşüsü 100 metre olan bir barajda 1 ton suyun yaptığı iş, 980 bin enerji birime denk geliyor.
Öyleyse; 1 kWh, 3.600.000 enerji birimine tekabül ettiğinden, 1 ton su ile 0.27 kWh enerji elde ediliyor.
Bu denklem tersten okunduğunda da;
1 kWh enerji için, 3,67 m³ su harcamak gerektiği ortaya çıkıyor.

***

Hal böyle olunca, ülkemizdeki bu dehalar bu fiziksel formülden yola çıkarak ‘Derelerimiz boşuna akmasın, enerjide dışa bağımlılıktan kurtulalım’ safsatasıyla HES’leri icat ettiler.
Su sesini duydukları her yerde, ormanları katlettiler.
Ağaç, çalı çırpı ne varsa traşladılar.

***

Ama bu matematiksel formüllerinde unuttukları bir şey vardı:
1 kilogramlık bir kar kütlesi, dramatik bir parazodi eşliğinde, yığınla HES uğruna traşlanmış bir yamaçtan koptuğunda, nasıl bir sonuç ortaya çıkar?
Cevabını 3 gün önce, Çaykara’da gördük.
Çığ altında kalan 5 HES işçisi canından oldu.

***

Evet, biz de biliyoruz muhterem…
Azrail de bir melektir ama öldürür.
Fakat tedbirsiz ölüm, Allah’ın değil, insanoğlunun icadıdır.

***

Çaykara’da çığ felaketinden önce Uzuntarla Muhtarı Gültekin Gül, mahalle ahalisi ile birlikte Trabzon Valiliği’ne dilekçe yazıp verdi.
“Yapmayın, etmeyin. Bu ağaçları kesip, çığa, heyelana davetiye çıkarmayın” dedi.
Ama kimse muhtarı iplemedi!

***

Muhtar çözüm aradı.
“Bugün git yarın gel” dediler.
Yardım istedi,
“Alt tarafı ağaç bir şey olmaz” dediler.
Siyasetçilere başvurdu,
“Devlet politikası” dediler.

***

Velhasılı kelam muhterem;
Muhtarı sallamayanlar, şimdi ‘Doğal afetin önüne geçilmiyor’ bahanesinin arkasına sığınmaya çalışıyor.
Felaketteki ihmal gerçeğinin üstünü örtmeye çalışıyor.
Pes doğrusu!
Bugün sakladığınız o gerçek, yarın sizin evlatlarınızın musalla raporu olamaz mı?

***

Peki o halde ne yapmalı?
Cevabı basit..
Katil her kimse, ortaya çıkartılmalı.

***

Muhtar Gül’ün dilekçesi işleme konuldu mu?
Konulmuşsa ne gibi önlemler alındı?
HES firmasının çalışma alanındaki güvenlik tedbirleri yeterli mi?
İşe, bu soruların cevabını bulmakla başlayın.
Eyvallah!