Eğer Batı gibi çökmenin eşiğine gelmek istemiyorsak devletçe, toplumsal düzeyde acilen ciddi bir yapılanmaya ihtiyaç vardır. Bu yapılanma; aile eğitiminden ahlaki eğitime, eğiticilerin eğitiminden bireysel gelişime kadar geniş bir kapsamı içermelidir. Avrupa ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsak bu adımları bir an önce "acil eylem planı" olarak sıkı bir şekilde hayata geçirmeliyiz. Çünkü nüfus artışı durmuş, alarm veriyor. Kültür, eğitim ve aile yapısı dibe vurmuş durumda… Bunun geriye dönüşünün sağlanması; önce sürecin yavaşlatılması, sonra tersine döndürülmesi ve daha sonra da toplumun ayağa kalkabilmesi için uzunca bir zaman, yani bir kuşak gerektirir. O nedenle bu eyleme ivedilikle geçilmelidir. Tabii bu bozukluk; sağlığa, ekonomiye ve devletin temellerine de zarar vermektedir.

Bu konuda, kısa dönemde;

  • Birinci acil eylem planı olarak: Nikâh masasına oturacak çiftlere, kısa süreli bir farkındalık eğitimi verilmelidir.
  • İkinci olarak (kısa ve orta vadede): Okullarda ebeveynlere bu konuda belli bir süre çeşitli seminerler verilmeli ve bu eğitimler de keyfî, göstermelik olmamalıdır. Eğitime katılmayanlara birtakım yaptırımlar uygulanmalı veya katılımı artırmak için teşvikler verilerek mutlak katılım sağlanmalıdır.
  • Üçüncü ve uzun vadede ise: Ortaöğrenime, mutlak suretle mecburi bir "Aile Eğitimi" dersi konulmalıdır.

Aksi halde, teknolojinin bu ekonomik ve kültürel saldırısı altında, önümüzdeki yüzyıl Türk yüzyılı olamayacaktır. Batı, bizden daha iyi bir eğitim sistemi ve kuralcılıkla bile kısa sürede yok olma eşiğine geldiyse; bizdeki bu zayıf eğitim sistemi ve kuralsız bir toplum yapısıyla, ne yazık ki çok daha kısa bir sürede bu felaket kapımızı çalacaktır.