BİLGİSAYAR OYUNLARI TERÖRİST YETİŞTİRİYOR

Bilgisayarlardaki silahlı oyunların, çocuklar ve gençler üzerinde ciddi etkileri olduğu açıktır. Kimi silahı alıp babasını öldürüyor kimi de okul veya toplu alanlara saldırıyor. Artık bu konuda birçok araştırma da dile getirilmektedir. Bu oyunlar, şiddeti sıradanlaştırarak çocukların algısını fark edilmeden değiştirebilmektedir.

Aileler, unutmayalım ki; bugün bilgisayar başında sessiz oturan çocuğunuzun yarın bir silah alıp sizin alnınıza dayamayacağı ne malum? İşte örneği ortada! Ya da gidip bir okul veya cami taramayacağı!?

https://www.trthaber.com/haber/dunya/11-yasindaki-cocuk-oyun-konsolunu-aldigi-icin-babasini-oldurdu-931841.html

https://tr.euronews.com/2022/11/08/yeni-zelandada-51-kisinin-oldugu-cami-saldirilarini-duzenleyen-tarrant-temyize-gitti vs.

Basın, devlet ve sivil toplum kuruluşları bu konuda neden daha güçlü bir farkındalık oluşturmuyor? Bu oyunların içerikleri neden denetlenmiyor? Ya da bu portallar kapatılmıyor!? Kimyasal uyuşturucu ile mücadele var da dijital uyuşturucu/bağımlılık ile neden yok.

Ailelere sesleniyorum:
Çocuklarınızın bilgisayar başında sessizce vakit geçirmesi sizi yanıltmasın. Çünkü önemli olan sessizlik değil, o sessizliğin içindeki eyleme büyüyen şiddettir…

Bugün dünyada yaşanan bazı olaylar, çocuk yaşta bireylerin şiddete yöneldiğini açıkça göstermektedir. Bu durum, tek bir sebebe indirgenemez ancak dijital içeriklerin etkisi çok önemli bir yer işgal ettiği açıkça görülmektedir.

Şu soruyu kendimize sormamız gerekmiyor mu:
Çocuklarımızın zihnini neyle dolduruyoruz?

Ya da kim kontrol ediyor; biz mi yoksa başkaları mı?

Küçük yaşta ekran başında geçirilen uzun saatler; biyolojik ve psikolojik problemler, sosyal hayattan kopuş, yalnızlaşma ve gerçeklik algısında bozulma gibi onlarca sonuçlar doğurabilmektedir. Artık bugün çeşitli bilimsel araştırmalarda “ev delikanlısı” olarak tanımlanan gençlerin artışı da bu durumun bir yansıması değil mi? Bu konuda gençlerin yüzde yirmisi gibi ciddi bir orandan söz ediliyor. Bu sadece bir istatistik midir, yoksa yaklaşan bir tehlikenin işareti mi?

Devlet yetkililerine sesleniyorum:
Nasıl ki zararlı maddelerle mücadele ediliyorsa, çocukların zihinsel gelişimini etkileyen bu dijital içeriklerle ilgili de daha kapsamlı bir politika geliştirilmesi gerekmez mi? Bataklığı ilaçlamak mı doğrudur yoksa bataklığı kurutmak mı?!

“Aileler çocuklarına sahip çıksın” diyerek kenara çekilemezsiniz. O zaman kimyasal uyuşturucu kullandığında neden aynı düşünce içerisinde olamıyor da derhal tutuklayıp hapse atıyoruz? Aileler çocuklarına sahip çıkamıyor. Çıkmaya kalksa bile bu kez de ailesine şiddet uyguluyor daha ilerisi, Amerika’daki gibi, 11 yaşındaki bir çocuk bile babasını öldürebiliyor…

İyi düşünelim.