Daha çok sıcak bir yazı..
Üç gün önce yazmıştım..
Ama görüyorum ki özüyle tekrarında fayda var!..
Çünkü zorunluluk hasıl olmuş durumda!
‘Bir nasihat bin müsibetten iyidir’ derler ya!..
Aynen öyle!.
Çünkü birçok okurumunda mesajlarından anladım ki o günkü yazımın özünün tekrarı zaruri hale geldi..
Sevgili Trabzonsporlu dostlar!
Ben, sen, şu, bu demeden...
Topyekün!..
Hepiniz, hepimiz!..
Şapkamızı önümüze koyalım.
Olanlar olmuş, başarılı sonuçlar, başarısız sonuçlar alınmış, yönetim şunu yapmış, başkan şunu söylemiş, kulübün borcu şu olmuş, bu olmuş ne derseniz deyin!..
Hiçbirinin önemi yok bu saatte!
Bırakalım kişisel ihtiraslarımızı bir kenara!..
Hep birlikte yiyoruz koskoca Trabzonspor’umuzu!..
Evladını bile bile ölüme gönderen bir baba, bir ana gibi!..
Ele güne rezil oluyoruz.
Puan durumundaki tablo içimizi hiç acıtmıyor mu?
Umrumuzda mı?
Biz ne yapıyoruz...
Hala kişilerin üzerinden Trabzonspor’u yakıp yıkmak!..
Şu fikstüre ve puan durumuna bir bakın!..
Bir de gelinen bu noktadan sonra doğal olarak takımın üzerine aşırı stresin yükleneceğini düşünün...
Trabzonspor hasta yatağında ‘Aman doktor’ bir çare diye haykırıyor, biz ise hala kayıkçı kavgasında ahkam kesiyoruz!.
Şu gitsin, bu gelsin!..
O şunu dedi bu bunu dedi!
Hasta yatağında!..
Doktor kim beyler!..
O doktor sen, ben, o, bu , şu!..
Varmı başka dostu!..
Neyiniz var, neyimiz var Trabzonspor’u-muz dışında?
Sanayiniz o, fabrikanız o, turizm elçiniz o, ekmek tekneniz o, üst kimliğiniz o, aileniz o, gurur duyacağınız tek adres o!..
Varsa bu şehirde başka bir şey söyleyin!..
Kederimiz de o, tasamız da o, sevincimiz de o değil mi?
O nedenle.
Topyekün hepimiz!..
Onurlu, gururlu her Trabzonluya, her Trabzonsporluya düşen görev bütün kişisel ihtiraslarını, bütün kişisel kavgalarını, bütün kişisel beklentilerini bir kenara bırakarak o büyük sevgilisinin ayağa kalkması için elbirliği yapmasıdır!..
Üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi bugünler bizlere hiç ama hiç yakışmıyor!..
Unutmayın her Trabzonlu, her Trabzonsporlu için dünyanın neresinde olursa olsun elindeki açık limitli kredi kartı olan Trabzonspor bize hakkını helal etmeyecektir..
Çünkü: o, şu, bu, onlar; şunlar, bunlar demeden A’dan Z’ye hepimizin ondan helalık istemeye bugün ne yüzümüz var ne hakkımız!
O bizden hiç bir şey almadı ama bize çok şey verdi!..
Biz ne yaptık üzerinde kambur olduk!..
Şimdi vakit daha geç olmadan...
Başkanı, yöneticisi, eski yöneticisi,taraftarı, teknik adamları kimi tarif ederseniz edin Trabzonsporumuza karşı kocaman bir özür borcumuz var!.
İşte bu akşam başlıyoruz!
Var mısınız!
O büyük sevgiliye bu akşam Avni Akerde şartlar ne olursa olsun, sonuç ne olursa olsun 90 dakika sabırla destek olup ‘yalnız değilsin’ diye haykırmaya ihtiyacımız var!
Yoksa vah gidene anlamına geleceğini iyi bilelim!.
Sevgili Trabzonsporlular