Anadolu’nun en eski yaşam ve kültür alanlarından birisi olan Trabzon, sayıları azalmaya başlayan tarihi mekan ve binalara sahip. Bu tarihi yapılardan birisi de Trabzon Bedesteni. Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı ve kapalı tarihî çarşı anlamına gelen bedesten, geçmişte Türklerin inşa ederek kullandığı ticari yapılardan sadece bir tanesi. Başka bir deyişle bedestenler, Anadolu’da Osmanlı Dönemi ticari hayatının en önemli tanıkları. Trabzon’un fethini takiben 1500’lerin başında inşa edildiği iddia edilen Trabzon Bedesteni, Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun’un vakıfları arasında. Bina, farklı dönemlerde tahribata uğramasına karşın, Anadolu’daki Türk-İslam Medeniyeti’nin önemli unsurlarından birisi.

Günümüzde geçmişteki şaşaası kalmayan bedesten, Osmanlı Dönemi Trabzon ticari hayatı hakkında bize çok şey söylemekte. Osmanlı Dönemi’nde Doğu’dan Trabzon’a gelen mallar, özellikle ipek ve baharat bedesten yoluyla batıdaki şehirlere gönderilmekteydi. Ticari özelliğini günümüzde farklı bir şekilde devam ettiren mekânda hafta sonu yangın çıktı. Bu yangın Trabzon’daki tarihi mekânlara ne kadar değer verdiğimizi bir kez daha gözler önüne serdi.

Her ne sebeple çıkmış olursa olsun bu yangın kültür ve medeniyetimizin en önemli unsuları olan tarihi binalara yeterince ilgi göstermediğimizin bir işaretidir. Trabzon yerel basınında tarihi bina ve mekânlara yönelik ilgisizlik ve tahribatlarla ilgili haberlere sık sık rastlamaktayız. Trabzon’daki varlığımızın göstergesi konumunda olan tarihi mekân ve binaları yarınlara hasarsız ve aslına uygun bir biçimde bırakma konusunda gereken hassasiyeti göstermek temel görevlerimiz arasında yer almalıdır. Bu noktada en önemli sorumluluk şehri yöneten atanmış ve seçilmişlere düşmektedir.

Günümüzde estetik ve kültürel değerlerimizden yoksun inşa edilen yapılar yarınlarda bizi temsil edemeyeceğine göre, geçmişten bize kalanları yarınlara taşıma noktasında daha dikkatli olmak zorundayız.