Her şeyin başı sağlık deriz her zaman?
Sağlık olmasa neye yarar dünya..İster malın olsun ister şahın..
Ne zaman hasta oluruz işte o zaman anlarız sağlığın ne kadar önemli olduğunu...
Ama çoğu zaman iş işten geçer...
Allah hiçbirimizi sağlık sorunlarıyla baş başa bırakmasın..
Bütün hastalarımıza da acil şifa versin..
Ne diyebilirim ki başka...
Trabzon’da yoğunluğu hiçbir zaman eksik olmayan kurumların başında devlet hastaneleri gelir..
Sabahın ilk saatlerinde başlayan yoğunluk akşama kadar hiç azalmadan aynen devam eder...
Sıra alınır, kuyruğa girilir, saatlerce bekleyiş sürer..
Bu bekleyiş zaten ayakta zor duran bedeniniz daha da çökertir..
Sabırlar zorlanır..
Ama yapacak şey yok beklemek zorundasınız..
Peki doktor cephesinden bakarsak bu durum nasıl izah edilir?
Hiç düşündünüz mü?
Cevabı Trabzon Fatih Hastanesinin başarılı doktorlarından İmran Bahçeci’nin  muayene odasının kapısına astığı yazıda saklı..
Aynen şöyle yazıyor:
“Lütfen acele etmeyin..
5 dakikada bir hastaya baksam, 36. sıradaki hastaya saat 12.00’de.
54. sıradaki hastaya da saat 16.00’da sıra gelir..!”
Doktorların içinde olduğu durumu özetleyen çok anlamlı bir uyarı yazısı aslında..
Hasta da haklı, doktorda...
İşin özeti bu aslında..Peki ortası nasıl olacak?
Ortası herkes anlayışlı olacak öncelikle.. Hastanelerde doktorlar ve sağlık çalışanları diken üstünde çalışıyor..
İnanılmaz baskı var üzerlerinde...
Bazen en ağır hakaretlere daha da ötesi şiddete maruz kalıyorlar..
Gözümüz hep aldıkları maaşta..
Bize kalsa onlar dünyanın en zengin insanları..
Öyle değil ama işte işin aslı.. Devlet hastanelerinde çalışan doktorlar ayakta kalmak için çalışıyor..
Sıkıntıları çok..
Vicdan ile cüzdan arasında sıkışanlar ise çareyi kaçmakta buluyor..
Eğer bu anlayış devam ederse artık doktorlar kapılarına artık uyarı yazısı da yazmaz..
Diğer meslektaşları gibi bohçasını toplarla kapağı başka yere atar...
Eeee..Onlarda insan onların da bir sabrı var...