Trabzon Dernekler Federasyonu İstanbul’da görev yapan  doktor hemşerilerimizi bir araya getirerek anlamlı bir etkinliğe imza attı.
Sağlık alanında bir çok sorun ve çözüm önerilerinin tartışıldığı bu toplantıya Trabzonlu Prof.Dr.Ali Akyüz’ün konuşması damgasını vurdu.
14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladığımız bu günlerde Akyüz’ün açıklaması oldukça önemliydi.. “İnsan hayatının sağlığını korumak adına yemin eden biri olarak, hastalıklarla mücadele ederken, doktor ve hasta haklarının bu sektörün dışında bir işmiş gibi gösterilmesini kabul edemeyiz.
Gerçekleri söylemekten çekinmem ve korkmam. Valizimiz hazır, söyleriz ve Allah nereye takdir etmişse oraya da gideriz” şeklinde konuşmasına başlayan Akyüz hoca oldukça sitem dolu açıklamalar yaptı..
İşte o açıklamadan bazı satır başları...  “SGK önümüzdeki beş yıl içinde hizmet edemez duruma gelecek. Ben yaptırdım siz de acilen kendinize, ailenize, çocuklarınıza Özel Sağlık Sigortası yaptırın.
Dünya Bankası yüz bin kişilik hastaneler yapılmasını istiyor. Sağlığımız Ticari bir rekabete kurban ediliyor. Tıp Eğitimi Batıda Devlet ya da Vakıflar üzerinden yapılır. Türkiye'de ise özel kişilerin insafına bırakılmış.
Bazı sağlık kuruluşları Uzakdoğu ile işbirliğine girip ortaklık kurdu, Bu ortaklık para karşılığı değil, oradaki bir sanayi yatırımına ortaklık şeklinde yapıldı.
 Sağlığımız sermayeye rant aracı oldu. hastaneler modern binalara kavuştu, teknolojiye kavuştu derken hastanelerimizde doktor kalmadı.
Bir özel hastanede 50 kişilik yoğun bakım ünitesi var ancak yeterli hemşiresi, yoğun bakım uzmanı yok.
Yoğun bakım ünitesinde çalışanlar hastanenin personeli değil, başka yerlerde gündüz çalışanlar burada geçici olarak nöbete geliyorlar böyle şey olamaz, olmamalı. Türkiye'de 2 - 3 özel vakıf tıp fakültesi var, diğerleri hiçbir şey değil. Bir futbolcuyu yetiştiren kulüp transferinden milyonlar kazanıyor.
Ben bir öğrenciyi yetiştirip uzman doktor yapıyorum, devlet’in Üniversitesinde Doçent, Profesör oluyor, bedavaya özel hastaneye geçebiliyor.
Tıp eğitimi çok masraflı ve zor, geçişler bu kadar basit olmamalı. Burada Türk halkının hakkı olan emek çalınıyor.  Burada bir ücret alınsa, uzmanı yetiştiren kurum para kazanacak eğitim için daha büyük yatırımlar yapacak”.
Binlerce hekim ve sağlık çalışanın içinde olduğu durum ancak bu sözlerle özetlenebilirdi. Aslında tıp alanında daha çok yazılması,söylenmesi gereken şeyler var..
Dert çok, beklenti çok, düzelmesi gereken işler çok... Hayatta en önemli şey sağlık diyoruz ama sağlığa gereken desteği veremiyoruz. Hem devlet hem vatandaş bunun bedelini ödüyor. Son 10 yıl içinde sağlık alanında çok önemli ciddi reformlar yapıldı, hizmetler devreye girdi.
Bunu da inkar etmemeliyiz.
Fakat sistemde hala sorunların olduğu hala taşların yerine oturmadığı bir gerçek var ortada... 14 Mart Tıp Bayramı olması için...Bu bayramın hakkını verecek noktaya gelmek zorundayız...