Teknik Direktör Abdullah Avcı’nın takıma yaptığı dokunuşlarla fark yarattığı ortada. Kadro yetersizliğinden dem vurulan ve kötü geçen haftalardan sonra 4 maçta 3 galibiyet 1 beraberlik, işlerin yoluna girmeye başladığının bir göstergesi. 

Sonuç olarak son 4 haftayı çok iyi geçiren bir Trabzonspor izledik. 

Ancak futbol olarak ise yine beklediğimiz o Trabzonspor’u karşımızda henüz tam olarak görmüş değiliz. Özellikle son Konyaspor maçındaki ortaya konan futbol biraz canımızı sıkmadı değil. Bir türlü olmuyor. 

‘Dost acı söyler misali’ bu futbolla çok fazla yolun alınamayacağı ortada. 

Eğer Trabzonspor zirve yarışında söz sahibi olmak istiyorsa bu futbolunun çok daha üzerine çıkmalı. Özellikle geride kalan haftalarda Bordo-Mavili takımın en büyük olumsuzluğu durağan futbol oynamasıydı. 

Trabzonspor’un yapması gereken topu oyalamadan, hızlı ve tempolu oynamaya çaba göstermesi. Abdullah Avcı’nın da istediği futbol biçiminin de bu olduğunu çok iyi bilmekteyiz. Yavaş yavaş bu oyun formatını oyuncularına adapte edeceğinden hiç kuşkumuz yok. 

Avcı yönetimindeki Trabzonspor’un her geçen hafta daha iyi bir seviyeye geleceğine olan inancımız tam.

BENKOVİÇ İLK ONBİRİ HAK EDİYOR

Trabzonspor teknik patronu Abdullah Avcı savunma hattında şans verdiği isimlerden biri de Denswil. Ancak bu oyuncunun defansta çok yetersiz kaldığını görmekteyiz. 

Son Konyaspor maçında da Denswil’in yaptığı hatalar hiç kabul edilir gibi değildi. Şimdi elinizde Benkoviç gibi bir isim varsa bu oyuncuyu değerlendirilmelisiniz. 

Hızlı ve atletik bir oyuncu olan Benkoviç’in gerek Baniya gerekse de Denswil’den bir gömlek daha üstün olduğunu düşünmekteyiz

Abdullah hocanın Benkoviç’e de bir şans vermesi yerinde bir karar olacaktır. 

Tabiki karar Abdullah hocanın…

NEDİR BU DEPLASMAN FOBİSİ?

Trabzonspor son yıllarda deplasmanda oldukça kötü bir performans ortaya koymakta. Bordo-Mavili ekibin deplasmandaki bu olumsuz durumu zirve yarışında da yara almasına neden olmakta. Trabzonspor gibi bir takımın deplasmanda bu kadar etkisiz kalması hiç anlaşılır gibi değil doğrusu. 

Ancak Abdullah hocanın gelmesiyle birlikte Bordo-Mavili ekibin deplasmandaki bu olumsuz durumdan kurtulacağını düşünmekteyiz. 

O izlenimi de son iki deplasman maçında elde ettiği 4 puanla bizlere gösterdi. Deplasmandan alınacak başarılı sonuçlar Trabzonspor’a da zirve yarışında yolunun açılmasını sağlayacaktır.  

SİVASPOR MAÇI KRİTİK VİRAJ

Trabzonspor’u milli aradan sonra zorlu bir 90 dakika beklemekte. 

Bordo-Mavili takım kendisine karşı her zaman apayrı bir motivasyonla mücadele eden Sivasspor ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. Bu maç öncesi Bordo-Mavili takım için iki handikaplı bir durum var. Birincisi Trabzonspor’un deplasmandaki kötü performansı. İkincisi ise Trabzonspor’un Sivasspor’a karşı deplasmanda zorluk çekmesi. Öyle ki Bordo-Mavili ekip Sivasspor’u en son deplasmanda 6 yıl önce yenme başarısını gösterebilmiş. Bu maç gerçekten büyük önem teşkil etmekte. 

Bir kere bu maçtan alınacak bir 3 puan Trabzonspor’un zirve yarışında iyice iddialı bir konuma gelmesini sağlayacak. Ayrıca deplasmanda uzun yıllardır kazanamadığı rakibi karşısında şanssızlığını yenmiş olacak. 

Sivas deplasmanından alınacak bir 3 puan Bordo-Mavili takımda havayı iyice değiştirecektir. 

Bu fırsat kaçmamalı…

MEHMET CAN’IN PERFORMANSI NEDEN DÜŞTÜ?

Trabzonspor’un sağ bek oyuncusu Mehmet Can Aydın ligde geride kalan haftalarda sürekli forma şansı buldu. Son 2 maçta ise Mehmet Can’ın önemli hatalar yaptığını gördük. Fenerbahçe maçında 2 penaltıya sebebiyet veren Mehmet Can, Konyaspor maçında ise kendisine gelen topa hamle yapmayarak Trabzonspor’un kalesinde gölü görmesine neden olan isimlerden biri oldu

Mehmet Can, son 2 maçta büyük bir düşüş içerisinde. 

Bu oyuncunun dinlendirilmesinin zamanının geldiği görülmekte. 

Bu kendisini toparlaması için de çok faydalı olacaktır düşüncesindeyiz. 

Belki eleştirilen bir isim. Ancak sağ bekte Danimarkalı oyuncu Larsen’e forma şansı verilmesi Bordo-Mavili ekip adına çok daha doğru bir tercih olacaktır. 

Larsen şuanki eldeki mevcut kadro itibari ile faydalanılması gereken bir oyuncu olduğu görüşündeyiz.

TEBRİKLER VİNCENZO MONTELLA

Elinizde yemek yapmak için her türlü kaliteli malzeme olabilir. 

Ancak eğer bu malzeme meziyetli ellerde değilse hiç iyi bir yemek ortaya çıkmaz. 

Bu kaliteli malzeme de heba edilmiş olur. Bu yemek örneğinden futbola geçiş yaparsak A Milli Futbol takımının kısa süredeki değişiminden bahsetmesek de olmaz. Stefan Kuntz yönetiminde hiç umut vermeyen bir milli takım izlemekteydik. 

Kazanılan maçlarda dâhil futboldan hiç keyif alamıyorduk. 

Ancak Vincenzo Montella’nın teknik direktörlük görevine geçmesinden sonra bambaşka bir milli takım izlemeye başladık. Son hazırlık maçında Almanya karşısında alınan zafer ise bizlere çok büyük mutluluk verdi

İşte teknik direktörlük farkı çok iyi bir şekilde ortaya çıktı. 

Teknik direktör seçimi çok önemli. 

Hem futbol hem de sonuç olarak beklentilerimizi karşılayan bir milli takım karşımızda görmek gerçekten gurur verici oldu. 

Başta Montella olmak üzere ekibini ve öğrencilerini kutluyoruz…